Bu Makaleyi Paylaş

Adli Para Cezası Nedir?

Adli para cezası, mahkeme kararı ile hükümlünün belirli bir miktarda parayı devlet hazinesine ödemesin ifade etmektedir. Adli para cezanın ödenmesi için muhakkak bir yargı kararı gereklidir. Bu anlamda adli para cezasının ödenmesine ancak mahkemeler karar verebilmektedir.

Diğer devlet kurumları tarafından verilen para cezalarını adli para cezası ile karıştırmamak gerekir. Zira diğer devlet kurumları tarafından verilen para cezaları idari para cezasıdır. Bu anlamda adli para cezasının ödenmesine ancak mahkemeler karar verebilmektedir.
Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilme Şartları Nedir?

Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilme Şartları Nedir?

Adli para cezası Türk Ceza Kanunu’ nun  52. maddesinde hüküm altına alınmıştır.

Bu anlamda hapis cezasının, adli para cezasına çevrilmesi konusunda karar verecek olan mahkeme, failin sosyal ve ekonomik durumunu, yaşını, suç ile ilgili pişmanlık duyup duymadığını ve daha önceden bir suç işleyip işlemediğini değerlendirecektir. Adli para cezası, ilgili suçun düzenlendiği kanunda belirtilen yani suçun işlenmesi halinde fail hakkında hükmolunacak cezanın alt ve üst sınırları gözetilerek verilir.

  • Kasten işlenen suçlar bakımından;

Örneğin kasten işlenen suçlar bakımından fail hakkında hükmolunan hapis cezası 1 yıl ve/veya daha altında ise bu halde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine mahkemece karar verilmesi mümkündür.

Örnek olarak kasten yaralama suçundan 11 ay hapis cezası alan A’ nın hakkında hükmolunan bu cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.

  • Taksirle işlenen suçlar bakımından;

Bu husus taksirle işlenen suçlar bakımından oldukça farklı tezahür etmektedir. Zira adi taksirle işlenen suçlar bakımından fail hakkında hükmolunacak hapis cezasının, adli para cezasına çevrilmesi noktasında ceza üst ve alt sınırları gözetilmemektedir.

Örneğin bir trafik kazası neticesinde taksirle adam öldürme suçunda B hakkında 5 yıl hapis cezasına hükmedilmiş ise de B hakkında hükmolunan bu cezanın mahkemece adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Bir başka örnek olarak iş kazası sonucu meydana gelen ve taksirle sebep olunan ölümlerle ilgili hükmolunan cezalar olabilir. Ancak bilinçli taksirle işlenen bir suçun vuku bulması durumunda, adi taksirde olduğu gibi ceza üst ve alt sınırlarının gözetilmemesi söz konusu olamaz.

Nitekim bilinçli taksirle işlenen suçlarda, tıpkı kasten işlenen suçlar gibi fail hakkında hükmolunacak ceza 1 yıl ve/veya daha az ise mahkemece adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Belirtmek gerekir ki adli para cezasına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi yanı sıra ayrıca bir seçenek yaptırım olarak ta hükm olunmaktadır. Bu adli para cezası hakkında detaylı bilgi için bize ulaşmanızı tavsiye ederiz.

Adli Para Cezası Nasıl Hesaplanır?

Adli para cezası, 5 günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde 730 günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. Bu anlamda en az 20 ve en fazla 100 Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak mahkemece takdir edilir. Mahkemece verilen kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilmelidir.

Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere süre verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Bu anlamda belirlenen taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Mahkemece verilen kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
Adli </p> <h3><b>Para Cezası Ertelenebilir mi?

Adli Para Cezası Ertelenebilir mi?

Türk Ceza Kanunu 51. maddesi hükmü uyarınca kural olarak yalnız hapis cezalarının ertelenmesi mümkündür. Dolayısıyla adli para cezaları ertelenemezler. Hatta failin mahkum edildiği hapis cezası, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilse dahi kural olarak erteleme kurumu yalnızca hapis cezaları bakımından öngörüldüğü için, adli para cezasının ertelenmesi söz konusu olamaz.

Adli Para Cezasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Mümkün müdür?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması sanık lehine olan bir kurumdur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, yargılama sonucunda fail hakkında verilen mahkumiyet kararının fail aleyhine bir suç doğurmamasını ifade etmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında fail, yani hakkında cezaya hükmolunan 5 sene süre ile denetime tabi tutulmaktadır. Şayet bu denetim süresi olan 5 sene içerisinde herhangi bir suç işlemez ise bu halde hakkında verilen mahkumiyet kararı tamamen ortadan kalkmaktadır.

Nitekim, doğrudan adli para cezasına hükmolunması ve/veya seçenek yaptırım olarak adli para cezasına hükmolunması halleri de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu kapsamındadır. Bu anlamda adli para cezasına ilişkin mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması yani infaz edilmemesi ve aleyhine adli para cezası hükmolunan kişinin denetim altına alınması pek tabi mümkündür.

Adli Para Cezası Nereye ve Nasıl Ödenir?

Adli para cezasının ödenmesi için öncelikle adli para cezasına hükmolunan mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir. Bu anlamda örneğin mahkemece verilen karar  istinaf süresi içerisinde istinaf yoluna gidilmiş ve istinaf mahkemesi de anılan kararı onamış ise bu halde karar kesinleşmiş olacaktır.

Bir başka ihtimal olarak mahkemece verilen karara karşı istinaf ve temyiz yollarına yani kanun yoluna başvurulmaksızın, kanun yoluna başvurma süresi geçirilerek kararın kesinleşmesi söz konusu olabilir.

Nitekim, adli para cezasına ilişkin olarak verilen mahkeme kararı kesinleştikten sonra, hakkında adli para cezasına hükmolunan kişiye ‘Adli Para Cezası Ödeme Emri’ gönderilir. Bu anlamda ödeme emri tarafınıza ulaştıktan yani tebliğ edildikten sonraki 30 gün içerisinde adli para cezasını ödemeniz gerekir. Mahkeme, ekonomik durumunuzu gözetmek suretiyle adli para cezasını, taksitle ödemenize de hükmedebilir. Adli para cezasını ödemek için, size adli para cezası ödeme emrini gönderen infaz savcılığına başvurmanız gerekmektedir. İnfaz savcılığından vergi dairesine hitaben yazılmış olan, yazı ile ilgili vergi dairesine giderek adli para cezasını ödemeniz gerekmektedir.

Adli Para Cezası Ödenmezse Ne Olur?

Adli para cezasını ödemeyen hükümlü hakkında, Cumhuriyet Savcılığı kararı ile ödemediği mebla güne çevrilmek suretiyle hapis cezasına çevrilerek hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olarak belirlenmek üzere kamu yararına bir işte çalışmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce belirlenir.

Bu anlamda günlük çalışma süresi en az 2 en fazla 8 saattir. Hükümlü kendisine gönderilen adli para cezasını ödeme emrinde ya cezayı ödemeye yada yerine geçmek üzere kamuya yararlı bir işte çalışmaya davet edilir.

Adli para cezasını ödemeyen hükümlü, kamu yararına bir işte de çalışmamış ve hakkında hükmolunan adli para cezası hapis cezasına çevrilmiş ise işbu halde hükümlü yine de tüm haklarını kaybetmiş değildir. Zira hükümlünün cezasının infazına başlanmış olsa dahi, her zaman adli para cezasını ödemek suretiyle tahliye olma imkanı bulunmaktadır.

18 Yaşından Küçükler Hakkında Hükmolunan Adli Para Cezası Ödenmez İse Ne Olur?

18 yaşından küçük çocuklar hakkında, mahkemece adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, şayet bu ceza ekonomik durumu uygun olmayan çocuk tarafından ödenemez ise, çocuk hakkında hükmolunan  adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesi söz konusu olamaz. Bu husus kanun hükmü ile sabittir.

Adli Para Cezasının Temyizi Mümkün müdür?

Mahkemece hakkında adli para cezasına hükmolunan kişi, kural olarak istinaf kanun yoluna başvurmak hakkını haizdir. Şayet adli para cezası ile ilgili mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna gidilmiş ise, miktarı her ne olursa olsun istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi (istinaf mahkemesi) kararlarının temyizi mümkün değildir. Bu husus kanun hükmü ile sabittir. Yine ilk derece mahkemelerinin görev alanlarına ilişki olan ve üst sınırı iki yılda dahil olmak üzere iki yıla kadar olan suçlar ve bunlara ilişkin olarak hükmedilen adli para cezaları aleyhine istinaf yoluna gidilmiş ise bu hususlarda verilen istinaf mahkemesi kararları kesindir yani istinaf mahkemesinin verdiği karar aleyhine temyiz yoluna gidilemez.
Adli Para Cezası Adli Sicile İşler Mi?

Adli Para Cezası Adli Sicile İşler Mi?

Adli sicil kaydınız, suç geçmişinize ilişkin bilgileri içermektedir. Bu anlamda işlediğiniz bir suçla ilgili olarak aleyhinizde adli para cezasına hükmedilmiş ise bu hususta adli sicil kaydınızda yer alacaktır. Fakat adli para cezanızı tamamen ödemeniz durumunda yani adli para cezasının infaz edilmesi durumunda hakkınızdaki sicil kaydı silinmek suretiyle arşive kaldırılmaktadır. Bu husus hakkında detaylı bilgi için Adli Sicil Kaydı Nasıl Sildirilir konulu yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.


HUKUKİ SÖZLÜK

 

Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,

Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,

Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,

Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı,

Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,

Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,

İfade Alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,

Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,

Malen Sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi ifade etmektedir.