Bu Makaleyi Paylaş

Boşanma Sürecinde Mal Kaçırma Nedir?

Toplumuzun en küçük ve en önemli birimi olan aile toplumsal anlamda huzur ve sükunun korunması bakımından büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle Türk toplumunda, eşler boşanma yoluna genellikle en son çare olarak başvurmaktadır zira hiç kimse bir evliliği ayrılmak maksadı ile gerçekleştirmez. Boşanma ise eşlerden birinin veya ikisinin isteği üzerine, hakimin kararıyla evlilik bağının ortadan kaldırılmasını ifade etmektedir. Boşanma süreci hukuki anlamda evliliğin sona ermesinin yanı sıra, eşler açısından maddi ve manevi anlamda sonuçlar doğuran bir süreçtir. Boşanma sürecinde, özellikle sonraki süreçte maddi açıdan büyük kayıplar yaşanmaması bakımından sürecin taraflarının dikkat etmesi gereken çok önemli hususlar bulunmaktadır. Bu makalemizde esasen, boşanma sürecinde eşleri maddi açıdan hukuken nasıl korunabileceğini anlatmaya özen göstereceğiz.

Evliliğin hukuken sona erdirilmesini ifade eden boşanma, maddi ve manevi sonuçlar doğuran bir aile hukuku kurumudur. Boşanma süreci manevi anlamda taraflar açısından oldukça zorlu ve sancılı geçen bir süreçtir. Bu anlamda boşanma sürecinden önce süreçle ilgili yapmanız gerekenler ve yasal anlamda haklarınız hususunda bir avukat aracılığı ile hukuki destek almanızı tavsiye ediyoruz. Ayrıca boşanma sürecinin özellikle çekişmeli boşanma süreçlerinin ruhen taraflar üzerinde oluşturduğu etkininde bu süreçte ani kararlar verme ve aleyhine tutum ve davranış sergileme gibi sonuçları meydana getirebilmesi ihtimaline karşı süreçten önce ve boşanma sürecinde psikolojik yardım almanızı tavsiye ederiz. Özellikle çekişmeli boşanma süreçleri bakımından bu yardım, sağlıklı düşünmenizi ve dolayısı ile hukuki anlamda yasal haklarınızı müdafaa etmek bakımından acele ve aleyhinize kararlar almamanıza faydalı olacaktır. Boşanmanın maddi anlamda sonuçları, nafakalar (iştirak, tedbir, yoksulluk) ve kusurlu olan taraf aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlardır. Dolayısı ile boşanma sürecinde hukuka aykırı olarak yani bir eşe söz konusu nafakaları ödememek veya ekonomik durumunu daha az göstermek suretiyle düşük nafaka ödemek veya maddi ve manevi tazminatları ödememek yahut daha az ödemek maksadı ile mal varlığının düşük gösterilmesi durumları doğrudan boşanmanın maddi sonuçlarını etkilemektedir. Aleyhine nafaka ve/veya tazminata hükmolunan eski eş, boşanma sürecinde diğer eş tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı mal kaçırma nedeniyle maddi anlamda zarar görmektedir. Boşanma sürecinde eşten mal kaçırmak maksadı ile yapılan muvazaalı satış, bağışlama ve benzeri sözleşmelerin sonradan geçersiz addedilmesi bu açıdan oldukça elzemdir.

Boşanma Sürecinde Mal Kaçırma Nasıl Engellenir?

Mal kaçırma genel olarak boşanma neticesinde eşlerin Medeni Kanun’da öngörülen mal rejimi hükümleri gereğince yapacakları mal paylaşımında bir eşin daha az pay alması için yapılan, taşınır ve taşınmaz malları ucuza elden çıkarma, bağışlama, muvazaalı satış ve hileli satış sözleşmeleri olarak ifade edilebilir. Bu anlamda bir eşin diğer eşten mal kaçırması çok çeşitli ve farklı yollar ile yapılabilir. Burada önemli olan husus eşin kendi mal varlığından yaptığı bu tasarrufları, diğer eşin aleyhine olarak ve kötü niyetle yapmış olmasıdır. Zira bu iki hususta yapılan sözleşmelere ve elden çıkarmaların geçersiz addedilerek mal paylaşımına konu edilmesi sonuçlarını doğurması konusunda mahkemece değerlendirilecektir.

Boşanma sürecinde eşinizin mal kaçırdığından şüpheleniyorsanız mali haklarınızı korumak maksadı ile hukuki destek almanızı tavsiye ederiz. Örneğin boşanma sürecinde mal kaçırmayı engellemek maksadı ile eşlerin daha önceden birlikte oturduğu yer yani ailece yaşamın sürdüğü ev olan aile konutu üzerine şerh koydurarak olası bir satış işlemine karşı haklarınızın korunmasını talep edebilirsiniz. Aile konutu şerhi, eşlerden birinin talebi üzerine ailece birlikte yaşanılan konutun bir satış işlemi ile karşı karşıya kalması ihtimaline karşı Tapu Kütüğü’ne düşülen ve taşınmazın satım işlemi yapılmak istendiğinde herkes tarafından görülmesi mümkün olan bir kayıtı ifade etmektedir. Bu anlamda eşlerden her birinin mahkemeden, aile konutuna şerh konulmasını ve bu şerhinde tapu kütüğüne düşülmesini talep etme hakkı vardır.

Aile konutu dışındaki taşınır ve taşınmaz mal varlıklarının korunması maksadı ile şayet bu varlıkların elden çıkarılacağı yada boşanma sürecinde bir eşi zarara uğratmak maksadı ile anılan varlıklar üzerinde muvazaalı işlemler yapıldığı yönünde iddialarınızı da yine mahkeme nezdinde ileri sürmelisiniz. Örneğin iddiaların ciddi ve temele sahip olarak görülmesi halinde mahkemece taşınır ve taşınmaz mallar bakımından eşlerin mal paylaşımı yapılına dek ihtiyati tedbir kararı alınması mümkündür. Şayet söz konusu mallar muvazaalı işlemler ve sözleşmeler ile elden çıkarılmış ise bu sözleşmelerin geçersizliğini yine mahkemeler önünde dava edebilirsiniz. Örneğin, eşiniz mal tasfiyesinde sizi maddi açıdan zarara uğratmak için Bebekteki 3.000.000 Dolar değerindeki dairesini kuzeni A ile satım sözleşmesi yaparak 1.000.000 Dolara elden çıkarmış ise bu halde eşiniz daireyi gerçek değerinin altında bir meblaya satmış ise mal tasfiyesinde sizi maddi açıdan zarara uğratmak maksadı ile böyle bir satım sözleşmesi yapması dolayısı ile uğradığınız zararın tazmini talep edebilirsiniz. Ayrıca eşinizin yine sizi maddi açıdan zarara sokmak maksadı ile yaptığı ve boşanmanın mali sonuçlarını engelleyen bağışlama işlemlerinin de iptalini talep edebilirsiniz. Örneğin eşiniz yıllardır görüşmediği halası B’ye üç otomobil ve bir daire bağışlamış ise bu işlemin boşanma sonunda yapılacak tasfiyeden mal kaçırmak maksadı ile yapıldığı iddiasıyla mahkemeye başvurabilirsiniz.

Aile Konutuna Şerh Konulması

Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Ayrıca aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen yani birlikte sorumlu olur. Aile konutu şerhini eşlerden her biri, şerh konulmasını istedikleri evde ailece oturduklarını belgelemek suretiyle evin bulunduğu yer Tapu Müdürlüğü’ne aile cüzdanı ile birlikte başvuru yaparak talep edebilir.

Boşanma Sürecinde Mal Kaçırmayı Engellemek ve Aile Hukukundan Doğan Diğer Dava ve İşlemlerinizle İlgili Olarak Büromuz Aile Hukuku Departmanı Avukatları İle İletişime Geçmenizi Tavsiye Ederiz.

HUKUKİ SÖZLÜK

İlliyet bağ : Neden , sonuç ilişkisini ifade etmektedir.

Kusur : Hoş karşılanmayacak davranış anlamına gelmektedir.

Tanık : Dava konusu olay hakkında bilgi sahibi olan, şahit olan kişidir.

Ortak çocuk: Aynı anne ve babadan olan çocuk anlamına gelmektedir.