Bu Makaleyi Paylaş

Tanıma Nedir?

Bir ülke mahkemelerinde verilen karar kural olarak yalnızca o ülkede geçerlidir.

Tanıma bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır ve yabancı bir mahkeme kararının bu kararın verildiği ülke dışında hüküm ve sonuç doğurması için ilgili  kararın tanınması veya tenfiz edilmesi gereklidir. Tanıma ve tenfiz açılacak ayrı bir dava ile gerçekleştirilebilir.

Tenfiz Nedir?

Yabancı bir ülkede alınan ve icra kabiliyetini haiz olan bir mahkeme kararının Türkiye’de yerine getirilmesi talebine tenfiz denir.

Tanıma ve Tenfiz Arasındaki Fark Nedir?

Tanıma kararı , yabancı bir mahkeme kararının tespit edilmesine yönelik bir karardır. Tenfiz de ise  devlet organlarının harekete geçme ve işlem yapması gerekmektedir.

Tanıma kararı alınması için tenfiz kararı alma şartı bulunmamaktadır. Fakat bir mahkeme kararının tenfizinin talep edilebilmesi için  öncelikle Türk Mahkemelerince tanınması gerekir.

Tanıma ; görülmekte olan dava sırasında ya da bağımsız bir dava vasıtası ile talep edilebilir. fakat tenfiz ; sadece bağımsız bir dava yolu ile ayrıca talep edilmelidir. Tanıma kararı kesinleşmiş olan bütün mahkeme kararları için talep edilebilir.  Ancak tenfiz kararları sadece icra kabiliyeti olan mahkeme kararları hakkında verilebilmektedir.

 

Tanıma ve Tenfiz Davası Şartları Nelerdir?

Tanıma ve tenfiz davasında usulen ve esasen aranması gereken bir takım şartlar mevcuttur.

Yabancı bir mahkemede verilen kararın Türkiye’de tanınma ve tenfizi için öncelikle usulen aşağıda belirtilen şartlara uygun bir karar bulunmalıdır.

  • Yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş bir  mahkeme ilamının  bulunması gereklidir.
  • Yabancı mahkeme kararının hukuk davalarına ilişkin bir karar olması gerekir. Bu hususta yabancı mahkemeden verilen kararın hukuk mahkemesi tarafından verilmesi zorunlu değildir. Fakat söz konusu kararın özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlık sonucunda verilmiş olması gereklidir. Örneğin A kişisinin Meksika ülkesinde aldığı 5 yıl hapis cezasına ilişkin kesinleşmiş hükmün, Türkiye’de tanıma ve tenfiz davasına konu edilmesi mümkün değildir.
  • Kararın kesinleşmiş olması gerekir. Bu hususta yabancı mahkemenin bulunduğu ülke hukuk kurallarının öngördüğü üst mahkemelerce kararın temyiz sonucu kesinleşmiş veya temyiz süresi geçirilerek kesinleşmiş olması gerekir.

Yabancı mahkeme kararlarının Türk Mahkemelerince tanınması ve tenfiz edilebilmesi için;

  • Hükmün verildiği devlet ile Türkiye arasında mütekabiliyetin bulunması gerekir. (karşılıklılık)
  • Mahkeme ilamının, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması gerekir.
  • Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı nitelikte olmaması gerekir.
  • Kararın davalının savunma haklarına riayet edilerek verilmiş olması gereklidir.

Tanıma ve tenfiz davalarında dikkat edilmesi gereken konular

Tenfiz davalarında ihtiyati haciz kararı verilebilir mi

Boşanma Tanıma Tenfiz Davası Nerede Açılır?

Tanıma ve tenfiz davası kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde açılır. Fakat aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar bakımından görevli mahkeme Aile Mahkemesi olarak belirlenmiştir. Bu nedenle boşanmalara ilişkin tanıma ve tenfiz davaları kural olarak Aile Mahkemesi’nde açılır.

Apostil Şerhi Nedir? Nereden Alınır?

Apostil şerhi yabancı bir devlet makamı tarafından verilen bir belgenin bir başka ülkede herhangi bir tasdik işlemine tabi tutulmaksızın kabul edilmesine yarayan, yabancı devletin yetkili makamları tarafından bu yönde yapılan işlemlerin bütününü ifade etmektedir. Apostil şerhinin alınacağı makam söz konusu belgenin temin edildiği ülkenin yasalarına tabidir. Boşanma için Türkiye’ de açılacak tanıma davasında, Yabancı Mahkemeden alınan karar metni ile kararın kesinleştiğine dair yazılan kesinleşme metnin apostilli olarak Türkiye’ de yeminli tercüman aracılığında çevirtilmesi ve noterde onaylatılması gerekmektedir. Bu belgeler Türkiye de noterden onaylandıktan sonra Mahkeme huzurunda dikkate alınmaktadır.

Tanıma ve Tenfiz Davaları İçin Ödenecek Harç Ne Kadardır?

Davacı taraf belli miktarda harç ödemek zorundadır. Tanıma ve tenfiz davaları için ödenecek harçlar, Harçlar Kanunu madde 4’te düzenlenmiştir. Yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılacak davalardan, bu ilamlarda hükmolunmuş şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre harç alınır. İlgili tarifeye göre ise konusu belli bir değerle ilgili bulunan uyuşmazlıklarda nispi harç alınacaktır. Ancak bir eda hükmü içermeyen davalar bakımından ise maktu harç alınacaktır.

Tanıma ve Tenfiz Davasını Kimler Açabilir?

Tanıma ve tenfiz davasında  kimlerin davacı ve/veya  davalı olacağı hususu Türk usul hukukuna göre belirlenecektir. Çünkü kural olarak usul hukukuna ilişkin  meselelere doktrinde lex fori ilkesi olarak adlandırılan ülkenin yer hukuku yani hâkimin hukuku uygulanır. Türk hukukunda açılacak bir dava da taraflar dava dilekçesine göre belirlenir. Buna göre; dava dilekçesinde şeklen taraflar hususunda kimler belirtilmiş ise davanın tarafları onlardır.  Tanıma ve tenfiz davalarını kimlerin açabileceğine ilişkin olarak doktrinde bilhassa tanınması veya tenfizi istenen mahkeme kararının sonuçlandırdığı uyuşmazlığın taraflarından biri olmak şart görülmemektedir. Dolayısı ile bir mahkeme kararının tanınması veya tenfizi için dava açmak bakımından söz konusu davanın açılmasında hukuki yararımız olup olmadığı gözetilir. Bu  anlamda yabancı ülkede görülen davanın taraflarından olmak zorun değildir yalnızca yabancı mahkeme hükmünün Türk Mahkemelerince tanınmasında hukuki bir yararımızın olması gerekli ve yeterlidir.

Yurtdışında Verilen Ortak Velayet Kararının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi Mümkün mü?

Bu konuya ilişkin olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yurt dışında verilen ortak velayet kararının Türkiye de tanınmasının mümkün olduğuna ilişkin  20.02.2017 tarihli  kararı önem arz etmektedir. Bu karar uyarınca uygulamada artık ortak velayete dair yabancı ülkelerde verilen mahkeme kararlarının tanınması mümkün hale gelmiştir. Netice itibariyle, ortak velayete dair yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi mümkündür.

Yurtdışında Verilen Nafaka Kararının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi Mümkün mü?

Yabancı ülke mahkemelerince verilen nafakaya ilişkin kararın Türkiye’de tanınması ve tenfizi talep edilebilir. Boşanmanın sonuçlarından olan nafaka kararının tanıma ve tenfizinin, özel hukuktan doğan diğer ihtilaflara ilişkin olarak verilen kararların tanınması ve tenfizinden bir farkı yoktur.

Tanıma ve Tenfiz davası için Türkiye’ye Gelmek Zorundamısınız?

Tanıma ve tenfiz davası açabilmek için kural olarak Türkiye’ye gelmek zorunda değilsiniz. Davaya ilişkin iş ve işlemlerinizi avukatınıza vekalet vermek sureti ile takip etmeniz mümkündür. Örneğin Tanıma davası açmak isteyen kişi Türkiye’ den bir avukata vekalet verir ise Türkiye de Mahkemelere gelmek zorunda kalmayacaktır. Karşı tarafın da Türkiye’ ye ve Mahkeme huzuruna gelinmesi istenmiyor ise karşı tarafın da Türkiye’ de bir başka avukata vekalet vermesi gerekmektedir. Böylelikle tarafların vekilleri taraflar yurtdışında iken Türkiye Mahkemelerinde süreci başlatıp bitirebileceklerdir. Bu konuda Çelik Hukuk Bürosu avukatları ile görüşmenizi tavsiye ederiz.

Yabancı Ülkede Verilen Ceza Hukuku Kararı Türkiye’de Tanınabilir mi?

Tanıma davası kural olarak özel hukuktan doğan ihtilafları hükme bağlayan yabancı mahkeme kararları için açılmaktadır. Bu anlamda kural olarak yabancı bir ülkede verilen ceza hukuku bağlamında bir kararın Türkiye’de tanınması talep olunmaz. Zira devletlerin suçun tespiti ve suçlunun cezalandırılmasına ilişkin yetkileri kamu düzeni ile ve devletlerin egemenlik hakları ile doğrudan ilişkilidir. Dolayısı bu yönde bir kararın Türk Mahkemelerince tanıHukuk Bürosuak bulunmamaktadır.

Tanıma ve Tenfiz Davası İçin Gerekli Belgeler Hangileridir?

Tanıma ve tenfiz davası açabilmek için bazı belgeleri temin etmek gereklidir. Bu belgeler;

  • Yabancı ülke mahkemesinin vermiş olduğu kararın aslı ve kesinleştiğine ilişkin yazı
  • Apostil şerhi
  • Kesinleşme şerhinin ve apostil şerhinin, yeminli bir tercüman tarafından Türkçe’ye tercüme edilmiş olması gereklidir.
  • Karar ve kesinleşme şerhinin tercümesinden sonra noter onayı gereklidir.
  • Pasaport ve Nüfus cüzdanınızın fotokopileri veyahut avukat ile süreç yönetilecek ise vekaletname yeterlidir.

Tanıma ve Tenfiz Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Tanıma ve tenfiz davaları bakımından görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Yetkili mahkemenin tespiti noktasında tenfiz davası bakımından;

  • Kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri,
  • Şayet yerleşim yeri yoksa sâkin olduğu yer mahkemesi,
  • Türkiye’de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer de mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.  

Yabancı bir mahkeme kararının Türk Mahkemeleri tarafından tanınması, hem hali hazırda açılmış bir davada istenebilir hemde ayrıca bir tanıma davası açmak sureti ile de talep olunabilir. Bu nedenle tanıma davası açmak sureti ile yabancı bir mahkeme kararının tanınması talep edildiğinde yukarıda detaylı açıklanan tenfiz davasına ilişkin yetki şartları geçerli olacaktır. Fakat hali hazırda devam eden bir davada , yabancı bir mahkeme kararını  tanınması talep edilirse o halde tanımanın talep edildiği mahkeme yetkili mahkeme olacaktır.

Tanıma ve Tenfiz Davalarında Zamanaşımı Süresi Nedir?

Türk mahkemeleri önünde tanıma davasına konu olacak tespit ve inşai hükümler içeren yabancı mahkeme kararları kural olarak zaman aşımına uğramazlar. Ancak icra kabiliyeti bulunan yani Türk mahkemelerin önünde tenfiz talebinde bulunulacak olan kararların tenfiz edilebilmesi için kesin ve icra edilebilir nitelikte olmaları gerekir. Doktrinde kararın verildiği ülke hukukunda ilamların icrası için bir süre öngörülmüşse o süre içerisinde yabancı mahkeme kararının Türk mahkemelerin önünde tenfiz davasına konu edilmesi gerektiği aksi halde yani kararın verildiği ülke hukukunda ilamların icrası için öngörülen süre geçtikten sonra, kararın icra edilebilirlik veya kesinlik vasfını yitireceği ve bu yüzden artık Türk mahkemeleri önünde tenfiz davasına konu edilemeyeceği söylenmektedir.


HUKUKİ SÖZLÜK

 

İlam:  bir davanın mahkemece hükme bağlandığını gösteren belgedir.

Kesin hüküm: mahkemece verilen bir karara karşı artık kanun yoluna başvurulamayacağı anlamına gelmektedir.

İcrai: uygulama kabiliyeti olan anlamına gelir.