Bu Makaleyi Paylaş

Ceza muhakemesinde yargılamanın yapılabilmesi ve ileride verilecek hükmün yerine getirilebilmesi için bazı önlemlere başvurulur. Bu önlemler arasında şüpheli ve sanığının kaçmasını önlemek ve delillerin karartılmasına engel olmak önlemleri başta gelir. Ceza muhakemesi kanuna göre diğer bazı önlemlere de başvurulur. Bunlar arama ve elkoyla,iletişimin denetlenmesidir. Biz bu yazımızda yakalama,tutuklama güvenlik tedbirleri üzerinde duracağız.

CEZA MUHAKEMESİNDE YAKALAMA NEDİR?

Yakalama adli veya idari olabilmektedir. İşlenen bir suç sebebiyle yapılan yakalama adli yakalamadır. İdari yakalama ise suç işlenmesini engellemek amacıyla başvurulan yakalamadır. Yasada kişilerin hangi koşullar altında yakalanacağı gösterilmiştir. Bu koşullar oluşmadan yapılan yakalama hukuka aykırı olur ve yakalananlar bu sebeple uğradıkları maddi ve manevi zararları devletten isteme hakkına sahip olurlar.

RESMİ SIFATI OLMAYAN KİŞİLER(NORMAL VATANDAŞLAR) SUÇ İŞLEYENLERİ YAKALAYABİLİRLER Mİ?

Yasada hiçbir resmi sıfatı olmayan kişilere ,bazı hallerde suçluları yakalama yetkisi verilmiştir. Kanuna göre resmi sıfatı olmayan kişilerin suçluları yakalama koşulları şu şekilde sayılmıştır:

1)kişiye suç işlerken rastlama(suçüstü hali)

2)suçüstü bir fiilden dolayı izlenen bir kişinin kaçma olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması

Bu haller herkesin yakalama yetkisinin bulunduğu hallerdir.

SUÇÜSTÜ HALİ NE DEMEKTİR?

Ceza muhakemesine göre suçüstü hali halihazırda işlenmekte olan suçu , henüz işlenmiş bir fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra yakalanan kişinin işlediği suçu ve fiilin pek az önce işlendiğini gösteren delillerle yakalanan kimsenin işlediği suçu ifade eder.

KOLLUK KUVVETLERİNCE BİRKİŞİNİN YAKALANMASI ŞARTLARI NELERDİR?

Kolluk görevlileri yukarıda belirtilen herkesin yakalama yetkisine sahip olduğu hallerde herhangi bir karara gerek kalamadan yakalama yapabilirler. Ancak bu haller dışında kolluk görevlilerinin yakalama yapabilmeleri için bazı şartlar getirilmiştir. Bunlar ceza muhakemeleri kanununda 3 şart halinde sayılmıştır. Bunlar;

  • Tutuklama kararı ve yakalama emri verilmesini gerektiren bir hal olması durumudur. Kolluk böyle bir halin varlığını kendisi takdir edecektir.
  • Gecikmede tehlike bulunması halidir. Yakalama için hakim kararı beklendiğinde yakalamayla gerçekleşen amacın gerçekleşmesi tehlikeye düşecekse gecikmede tehlike var demektir. Yani gecikme halinde delillerin kaybolacağı ve failin kaçacağı şüphesi varsa gecikmede tehlike var demektir.
  • Yakalama hususunda ,kolluk memurları açısından cumhuriyet savcısına veya amirlerine derhal başvurma olanağı olmaması gerekir. Yani kolluk memurları için cumhuriyet savcısına veya amirlerine başvurma imkanı varsa yakalama yapamazlar. Bu halde durumu savcı veya amirlerine haber vermek durumunda kalacaklardır.

Ayrıca suçun takibi şikayete bağlı ise yakalama için şikayet şartı gerçekleşmelidir. Şikayet şartı olmasına rağmen şikayet gerçekleşmeden yakalamaya başvurulabilmesi için suçüstü halinde çocuklara,beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak olanlara(beden veya akıl hastalığı,malüllük,ve güçsüzlük) karşı suç işlenmekte olmalıdır.

TUTUKLAMA HALİ

Tutuklama ,suçlu olduğu konusunda henüz kesin hüküm bulunmayan ,ancak suç işlediği şüphesi kuvvetli olan kişinin özgürlüğünün hakim kararıyla geçici olarak kaldırılmasıdır. Tutuklamanın amacı ,ceza muhakemesinin gerçekleştirilebilmesi ya da muhtemel bir  mahkumiyetin ileride yerine getirilebilmesidir. Yani failin kaçmasını ve kayıplara karışmasını önlemek ve mahkumiyete esas olabilecek delilleri karartmasını ve tanıklar üzerinde baskı kurmasını engellemek amacıyla tutukluluk hali söz konusu olur.

ŞÜPHELİ HAKKINDA TUTUKLAMA KARARI VERİLEBİLMESİNİN ŞARTLARI NELERDİR?

Tutuklama ihtiyari bir koruma tedbiridir. Tutuklamanın mecburiyeti yoktur. Tutuklamanın temelde iki maddi koşulu vardır.

1)kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması gerekir.

Somut delillere dayanmayan soyut suç şüphesi ,tutuklama kararı verilebilmesi için yeterli değildir. Bu açıdan tutuklama kararı verilebilmesi için tutuklamanın talep edildiği andaki delillere göre kişinin fail olarak suçu işlediği konusundaki ihtimali yüksek olmalıdır.

2) tutuklama nedenlerinin varlığı gerekir.

Kişinin suçluluğu hakkında somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi olması onun tutuklanması için yeterli değildir. Kişinin suçluluğu konusunda duyulan kuvvetli şüphenin yanı sıra tutuklama nedenlerinden herhangi birisinin bulunması da gerekir. Kanunda bu nedenler sayılarak belirtilmiştir.

KANUNDA SAYILAN TUTUKLAMA NEDENLERİ NELERDİR?

1)şüpheli veya sanığın kaçması,saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların varlığı bulunmalıdır.

2)şüpheli veya sanığın delilleri yok edeceğine ,gizleyeceğine,değiştireceğine veya tanık ,mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişiminde bulunacağına dair kuvvetli şüphe uyandırması gerekir.

Bazı suçlardan dolayı tutuklama kararı verilebilmesi için tutuklama sebeplerinin varlığı aranmaz. Bu suçların işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı tutuklma nedenlerinin var sayılması için yeterlidir.bu suçlar şunlardır:

  1. soykırım ve insanlığa karşı suçlar
  2. kasten öldürme
  3. silahla işlenmiş kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
  4. işkence
  5. cinsel saldırı
  6. çocukların cinsel istismarı
  7. hırsızlık ve yağma
  8. uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti
  9. suç işlemek amacıyla örgüt kurma
  10. devletin güvenliğine karşı suçlar
  11. anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar

ve CMK 100/3 de sayılan diğer suçlarda tutuklama nedenleri var sayılmıştır.

TUTUKLAMA YASAĞI NE DEMEKTİR VE ŞARTLARI NELERDİR?

Yasa koyucu sadece adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama yasağı öngörmüştür. Basit suçlarda özgürlüğü kısıtlayıcı ağır bir tedbire başvurulamaz.

ŞİKAYETE BAĞLI SUÇLARDA TUTUKLAMA

Muhakemenin yapılması şikayete bağlıysa önce bu şartın gerçekleşmesi gerekir.bu şart gerçekleşmesi halinde tutuklama koruma tedbirine başvurulabilir. Ancak bazı şartların varlığı halinde şikayet şartının gerçekleşmesini beklemeden tutuklama yoluna gidilebilir. Örneğin ,takibi şikayete bağlı olup ,küçüklere veya beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak olanlara işlenen suçlarda şikayet aranmaksızın şüphelinin yakalanması mümkündür.

TUTUKLAMA KARARI VERMEYE YETKİLİ MAKAM NERESİDİR ?

Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına cumhuriyet savıcısın talebi üzerine sulh ceza hakimliği tarafından karar verilir. Gecikmesinde tehlike varsa sulh ceza hakiminin kendiliğinden de tutuklama kararı vermesi mümkündür.

Kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına ,cumhuriyet savcısının istemi üzerine  veya kendiliğinden yetkili ve görevli mahkemece karar verilir.

TUTUKLULUK SÜRESİ EN FAZLA NE KADARDIR?

Asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda tutukluluk süresi en fazla 1 yıldır. Ancak ,bu süre,zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek 6 ay daha uzatılabilir.

Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir. Uzatma süresi toplam üç yılı geçemez. O halde ağır ceza mahkemesinin görevine giren ağır cezalık suçlarda tutukluluk süresi uzatmayla birlikte en fazla beş yıl olabilir.

TUTUKLAMAYA İLİŞKİN KARARLARDA KANUN YOLU(İTİRAZ)

Tutuklama kararına,tutukluluğun devamına,tutukluluğun kaldırılmasına veya tutuklama yerine adli kontrol uygulanmasına ilişkin kararlara karşı itiraz edilebilir.

İtiraz ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren 7 gün içinde yapılır. Kararı veren makama itirazı gösteren bir dilekçe verilir veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunulur. Kararına itiraz edilen hakim veya mahkeme itirazı yerinde görürse kararını düzeltir. Yerinde görmezse en çok 3 gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir.

Kanunda yazılı haller saklı kalmak üzere itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak merci gerekli gördüğünde cumhuriyet savcısı sonra müdafii veya vekili dinleyebilir. Duruşnma açılması itiraz merciinin gerekli görmesine bağldır.

SAVCILIĞIN KENDİLİĞİNDEN SERBEST BIRAKMASI DURUMU

Yasaya göre cumhuriyet savcısı ,soruşturma evresinde tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanısına varırsa şüpheliyi kendiliğinden serbest bırakır.

TUTUKLULUĞUN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ

Tutuklama kararları kural olarak en çok 30 gün hüküm ifade eder. Soruşturma  evresinde en çok 30 günün sonunda cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi tarafında tutukluluğun devamı konusunda karar verilmelidir.

Kovuşturma evresinde tutukluluk halinin devam edip etmeyeceğine mahkeme karar verir. CMK 108/3 gereğince ,tutuklu bulunan sanığın tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmeyeceğine ,her celsede veya koşullar gerçekleştiğinde celseler arasında veya otuzar günlük süreler içinde kendiliğinden karar verir.

Şüpheli ve sanığın soruşturma ve kovuşturma evrelerinde her zaman herhangi bir süre sınırlaması olmadan salıverilmesini isteme hakkı vardır. Bu talepler soruşturma evresinde sulh ceza hakimliğince ,kovuşturma evresinde mahkemece değerlendirilecek ve tutuklamanın koşullarının ortadan kalktığı tespit edildiğinde tahliyeye,devam ettiği tespit edildiğinde ise tutukluluğun devamına karar verilecektir.

TUTUKLU GEÇİRİLEN SÜRE MAHKUMİYETTEN İNDİRİLİR Mİ?

Muhakeme sürecinde hüküm kesinleşmeden önce özgürlük kısıtlanarak geçirilen sürelerin ceza mahkumiyetinden indirilmesi gerekir (TCK M.63). bu konuda hakimin takdir yetkisi bulunmamaktadır.

YARGILAMANIN BERAATLE SONUÇLANMASI DURUMUNDA DEVLETTEN TAZMİNAT İSTENEBİLİR Mİ?

Kişi ,özgürlüğünün kısıtlandığı suçtan beraat ederse ve kural olarak başka bir mahkumiyeti de yoksa gözaltında veya tutuklu kalınan süre için tazminat talebinde bulunabilir.(CMK m. 141,142)