Bu Makaleyi Paylaş

Gözaltına Alma Nedir?

Gözaltı, bir kişinin suç işlediği şüphesi ile suç işlediğine dair somut emarelerin varlığı ve soruşturmanın selameti ve nihayete erdirilmesi bakımından zorunluluk arz etmesi halinde Cumhuriyet Savcısı’ nın kararıyla hakim önüne çıkarılıncaya dek kolluk eliyle özgürlüğünün kısıtlanması işlemini ifade etmektedir. Gözaltı kararı, Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca hüküm altına alınmıştır.

Gözaltı Kararını Kim Verir?

Kişi hakkında gözaltı kararı, esasen suç işlediği yönünde şüphe bulunması ve bu şüphenin somut delillere dayandırılması halinde verilmektedir. Gözaltı kararını vermeye yetkili merci Cumhuriyet Savcısıdır. Cumhuriyet Savcısı, şüphelinin gözaltına alınmasına dair emri kural olarak yazılı şekilde kolluk birimlerine vermelidir.

Fakat gecikmesinde sakınca bulunan hallerde anılan emri, daha sonra yazılı olarak iletmek koşulu ile sözlü olarak da verebilir.

Gözaltı Süresi Ne Kadardır?

Gözaltı süresi, hakkında gözaltına alınmasına dair karar verilen kişinin yani şüphelinin , yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren kural olarak yirmi dört saati geçemez. Fakat toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Bu halde gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilmelidir.

Çocukların Gözaltına Alınması Mümkün müdür?

Bu hususta çocuklar bakımından özel bir düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme ışığında kural olarak 12 yaşından küçük çocuklar bakımından bir suç soruşturması nedeniyle gözaltına alma ve yakalama işlemi yapılamaz. Bu anlamda 12 yaşından küçük çocukların bir suçla ilgili olarak, gözaltına alınmaları mümkün değildir, yasaktır. 12-18 yaş grubundaki çocuklar bakımından ise, kolluk görevlileri tarafından yakalandıkları taktirde derhal Cumhuriyet Savcılığına götürülmeleri ve bu yaş grubu çocukların soruşturmaya ilişkin tüm işlemlerinin Cumhuriyet Savcısı tarafından bizatihi yapılması gerekmektedir. Nitekim çocuklara kaçmasını ve/veya kendisine zarar vermesini önlemek maksadı dışında kesinlikle kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. Bu tip aletlerin çocuklar bakımından kullanımı yalnızca, çocukların kendilerine ve/veya bir başkasının beden bütünlüğü, hayatı bakımından tehlike arz edecek durumda olmaları halinde kullanılabilir. Böyle bir durumda kolluk doğacak tehlikeleri önlemek amacıyla gerekli ve ölçülü tedbirleri alabilir.

Gözaltı Süresi İçerisinde Sahip Olunan Haklar Hangileridir?

Gözaltı süresi içerisinde sahip olunan haklar, bir avukatın hukuki desteğinden faydalanma hakkı, yakınlarına durumun haber verilmesi hakkı, ne için gözaltına alındığını ve ne ile suçlandığını öğrenme hakkı, sağlık durumunun bir doktor gözetiminde muayene edilmesi hakkı, susma hakkı ve gözaltına alınmasına dair mevcut karara itiraz edebilme hakkı olarak sıralanabilir. Şüpheli gözaltına alınmasını takiben yukarıda anılan hakları doğrultusunda kendisine tatmin edici bilgi verilmek zorundadır. Gözaltına alınan bir şüphelinin, avukatın yardımından faydalanma hakkı esasen, avukatı ile görüşme, ifade ve sorgu esnasında avukatın da yanında bulunması, kişinin işlediği iddia edilen suç bakımından yapılacak yer gösterme, keşif ve teşhis gibi işlemlerde avukatının da yanında yer alması haklarını kapsamaktadır. Bu anlamda gözaltına alınan kişinin, bir avukatın desteğinden faydalanma hakkı Ceza Hukuku’ nun  temel ilkelerinde olan adil yargılanma hakkı kapsamında olup, hiçbir şekilde engellenemez ve kısıtlanamaz.

Olağanüstü Hal ve Gözaltı Kararı

Olağanüstü hal bir ülkede doğal afet, salgın hastalık, kamu ciddi şekilde bozulması, temel hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırılması ve ağır derecede ekonomik kriz oluşması durumlarında ve bu sorunların acil şekilde düzeltilmesine yönelik olarak ilan edilen ve bu halde uygulanacak hükümleri kapsayan bir kararı ifade etmektedir. Bu anlamda Anayasa’da belirtilen şart ve usullere uymak koşuluyla Bakanlar Kurulu kararıyla Olağanüstü Hal ilan edilebilir. Nitekim bu özel ve olağan üstü durumlar, ceza hukuku bağlamında da bir takım özel uygulamaların cereyan etmesine sebep olabilir. Bu anlamda ülkemizde de 16 Temmuz 2016 tarihinde olağanüstü hal ilan edilmiştir. Olağanüstü hal döneminde gözaltı süresi, 23 Ocak 2017 tarihli 684 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de öngörülen düzenleme ile 7 gün olarak belirlenmiştir.

Gözaltı Kararına Kimler İtiraz Edebilir?

Gözaltı kararına karşı öncelikli olarak gözaltına alınan şüpheli itiraz etme hakkına sahiptir. Zira gözaltı işlemi niteliği itibariyle kişi hakları ve özgürlükleri bakımından sınırlayıcı bir tedbir niteliğinde olduğundan buna uygun olarak gözaltına alınmak suretiyle özgürlüğü kısıtlanan kişi itiraz hakkını haiz olacaktır. Gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafi veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Gözaltı kararına itiraz edebilecek kişiler bakımından örnek olarak; anne, baba, eş, çocuk, ağabey, kardeşler örnek gösterilebilir. Gözaltı kararına itiraz edilmesi halinde Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırmalıdır. Şayet gözaltına alma veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilmek suretiyle gözaltı işlemi sonlandırılır.

Gözaltı Kararına İtiraz Nereye Yapılmalıdır?

Gözaltı kararına karşı itiraz, yakalanan kişi, müdafi veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, tarafından Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılmalıdır.

Gözaltı Kararı Adli Sicile İşler mi?

Adli sicilde esasen, kişiler hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanan ceza ve güvenlik tedbirlerine ilişkin bilgilerin girildiği bir sistemi ifade etmektedir.

Gözaltı kararı ise hukuki niteliği itibariyle bir koruma tedbiridir. Dolayısıyla gözaltına alınan şüpheli hakkında henüz mahkeme nezdinde verilmiş bir hüküm bulunmamaktadır. Bu anlamda gözaltı kararının belirli bir suç şüphesi ile ve suça konu olayları aydınlatmak maksadı ile  kişi özgürlüğünü kısıtlamaktan ibaret olduğu ve kişi hakkında verilmiş özgürlüğü bağlayıcı bir karar söz konusu olmadığından adli sicile de işlemeyeceği söylenebilir.


HUKUKİ SÖZLÜK

 

Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi ifade etmektedir.

Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi ifade etmektedir.

Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,

Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı ifade etmektedir.

Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi ifade etmektedir.

Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,

İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini ifade etmektedir.

Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini ifade etmektedir.