Bu Makaleyi Paylaş

İcranın Geri Bırakılması Tehir-i İcra Nedir? konusu sıkça sorulan bir konudur.İcranın geri bırakılması yani tehir-i icra, ilam veya ilam niteliğindeki belgelere dayanılarak yapılan icra takiplerinde borçlunun belirli bir teminat göstererek Yargıtay’dan alacağı icranın geri bırakılması kararı ile icra işleminin Yargıtaydaki dosya sonuçlanan kadar durdurulmasıdır. İcranın geri bırakılması (tehir-i icra) İcra İflas Kanununun 33. maddesinde düzenlenmiştir.

Borçlu icra emrinin tebliği üzerine icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığının veya imhal ve itfa edildiğinin itirazında bulunabilir. İcranın geri bırakılması için ilamlı takip açılıp borçluya tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu noktada ilamlı takibi de açıklayacak olursak ilamlı takip alacaklının elindeki mahkeme kararıyla başvurulan bir takip yoludur.

İlamlı icra yolu ile takibin söz konusu olduğu hallerde hükmün temyiz edilmesi icra takibini kendiliğinden durdurmaz. İlam niteliğinde belgeye dayalı gerçekleştirilen takiplerde icranın geri bırakılması borçlunun yerel mahkemede verilen hükmü temyiz etmesi sonucu bu süre içerisinde alacaklının alacağı elde etmesini engelleyen, icra takibinde yer alan her türlü işlemi durduran yoldur. İcranın geri bırakılması ile borçlu alacaklının ilama dayalı icra takibinde alacağı tahsil etmesine engel olarak kendisine zaman da kazandırmış olur.

İcranın Geri Bırakılması Tehir-i İcra Şartları

İcranın geri bırakılması diğer adıyla tehir-i icra için bazı şartların oluşmuş olması gerekir. Bu şartlar;

  • İlama konu olan dava dosyasının temyizi icranın geri bırakılması talebi ile birlikte temyiz etmesi gerekir.
  • Yerel mahkemede verilen karar belirtildiği gibi tebliğ edilmemişse icranın geri bırakılması kararı alınamaz.
  • İtfa veya imha iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle belgelenmesi gerekir.
  • İtfa veya imhaya dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.

İcranın Geri Bırakılması Tehir-i İcra İçin Süre

İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. Aksi halde  yedi gün geçtikten sonra borçlu icra emrinin tebliğinden önceki sebeplere dayanarak, icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyemez ve borcu ödemek zorunda kalır.

İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede gerçekleşen itfa, imhal, veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri yedi günlük sınırlamaya tabi değildir, her zaman yapılabilir.

İcranın Geri Bırakılması Tehir-i İcra Derkenar

İcranın geri bırakılması ilamlı takibin açılıp borçluya tebliğ edilmesinden sonra başlar. Tebliğ işleminden sonra borçlu icraya konu olan dava dosyasını icranın geri bırakılması talepli olarak temyiz ettiğine dair bir derkenar alır ve derkenarla birlikte icra dosyasına talep açar.

İcranın Geri Bırakılması Tehir-i İcra Dosya Teminatı

Derkenarla birlikte icra dosyasına talep açılmasının ardından icranın geri bırakılması kararını Yargıtay’dan alabilmek için dosyaya teminat sunulmalıdır. Teminatın tutarı dosya borcunun toplam bedeli + üç aylık faiz olarak hesaplanan tutardır.

Borçlu teminat için belirlenen rakamı nakit yatırabilir, banka teminat mektubu veya nakde çevrilebilecek gayrimenkul göstererek de yapabilir. Ancak gayrimenkul göstererek yapması halinde bu gayrimenkul üzerinde haciz bulunmamalıdır.

İcranın Geri Bırakılması Tehir-i İcra Mehil Vesikası

Mehil vesikası icranın geri bırakılması kararı getirmek üzere alınan süreyi gösteren belgedir. Borçlunun teminatı uygun olursa icra müdürlüğüne başvurarak icranın geri bırakılması kararını Yargıtay’dan getirmek üzere altmış günlük mehil vesikası alacaktır. Altmış gün içinde icranın geri bırakılması kararı ile icra dosyası Yargıtaydan dosya hakkında onama ya da bozma kararı verilene kadar duracaktır. Borçlu altmış gün içinde Yargıtaydan icranın geri bırakılması kararını getiremezse tekrardan icra dairesine başvurarak otuz günlük ek mehil süresi talebinde bulunabilir. Borçlu bu ek süre içinde de icranın geri bırakılması kararı getirmezse alacaklı yatırılan teminatı icra dairesinden talep edebilir.

Dikkat edilmelidir ki teminat yatırılmadan mehil vesikası talep edilemez.

Yargıtaydan alınan icranın geri bırakılması kararı ile icra dosyası tamamen durur. Yargıtayın ilam hakkında kararını verene kadar borcun tahsili için hiçbir işlem yapılamaz.

Yargıtay ilama konu olan kararı bozar ise borçlu teminat olarak yatırdığı tüm bedeli icra dairesinden geri alabilecektir.Yargıtay onarsa alacaklı icra dosyasına teminat olarak yatırılan bedelden borcu tahsil edebilecektir.

İcranın Geri Bırakılması Tehir-i İcra Talebinin Reddedilmesi

İcranın geri bırakılması talebi reddedilen borçlu, borcunu icra dairesine ödemek zorundadır. Aksi takdirde malları haczedilir, satılır ve bedelinden alacaklının alacağı ödenir.

Borçlu, borcu olmadığı bir parayı ödemek durumunda kaldığını iddia ediyorsa alacaklıya karşı istirdat davası açabilir.

İcranın geri bırakılması talebi reddedilen veya icranın geri bırakılması talebinde bulunmayan borçlu, borcunu icra dairesine ödemeden önce, hükmün verildiği tarihten sonraki bir dönemde borcun itfa edilmiş veya zamanaşımına uğramış olduğunu ileri sürerek, alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açabilir. Ancak borçlu, hükmün verildiği tarihten önce borcunu ödemiş olduğunu ileri  sürerek alacaklıya karşı menfi tespit davası açamaz.

İcra mahkemesinin icranın geri bırakılmasına karar vermiş olması nedeniyle ilamlı icra takibin devam ettirmeyen alacaklı, genel mahkemede borçluya karşı dava açarak alacağının halen mevcut olduğunun tespitini isteyebilir.

İcranın Geri Bırakılması Tehir-i İcra Zamanaşımı Nedeniyle İlamın Geri Bırakılması

İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.

İcranın Geri Bırakılması Tehir-i İcra İle İlgili Yargıtay Kararı

YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ
E. 2008/2141- K. 2008/9873- T. 21.10.2008

DAVA : Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Dava, kaynağını İİK.nun 33/a maddesinden alan takibin geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılması, icra takibinin devamı, takibin zamanaşımına uğramadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, icra mahkemesi kararının 28.03.2006 tarihinde kesinleştiği, bu davanın İİK.nun 33/a maddesinde öngörülen 7 günlük süre geçirildikten sonra açıldığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, İİK.nun 33/a maddesinin 2. fıkrası hükmüne dayanmaktadır. Anılan yasa hükmüne göre alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Görüldüğü gibi dava açma süresi icranın geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği tarihten değil, kararın kesinleştiğinin alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Somut olayda icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belgeye dosyada rastlanılamamıstır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden 7 günlük sürenin kesinleşme tarihinden itibaren başladığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
E. 2010/6673-K. 2010/14245-T. 8.6.2010

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Takip ilama dayalı olup, borçlu vekili İİK.nun 33/2.maddesine dayalı itfa itirazında bulunmuş, icra mahkemesince borçlunun icranın geri bırakılması talebi reddedilmiş ve karar borçlu vekilince temyiz edilmiştir.

İİK.nun 33/3.maddesine göre; “İcra mahkemesi geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak temyiz süresi içinde alacağı karşılayacak nakit veya mercice kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla temyiz yoluna gidebilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine temyiz süresi içinde yeter malı haczedilmişse bu fıkrada yazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur.”

Somut olayda, kararı temyiz eden borçlu tarafından İİK.nun 33/3. maddesinde öngörülen teminat yatırılmadığı gibi, maddede belirtilen şekilde yeterli malı da haczedilmemiş olduğundan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin ( REDDİNE ), 08.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.