Bu Makaleyi Paylaş

Hukuka aykırı bir idari işlemin idare mahkemesi tarafından iptal edilmesine yönelik dava türü iptal davasıdır. İdari Yargılama Usul Kanunu’na göre iptal davaları idari işlem hakkında yetki,sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalardır.

İptal davası idari işlemlere karşı açılabilir. İptal davasının amacı idari işlemin hukuka uygunluğu varsayımını ortadan kaldırmaktır. İptal ,idari işlemi bütün hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırır.

Dava öncelikle ön koşullar yönünden incelenir. Ön koşullarda bir sorun yoksa davanın esastan incelenmesine geçilir.

İPTAL DAVASINDA GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR?

Görev ,mahkemenin dava konusu itibariyle yetkili olup olmadığını belirtir. İptal davası idari yargı koluna mensup bir mahkemede açılacaktır. Bu mahkemeler idare mahkemesi,vergi mahkemesi ve Danıştay’dır. Bir idari dava vergi mahkemelerinin ve ilk derece olarak Danıştayın görev alanına girmiyorsa o davada genel görevli mahkeme idare mahkemeleridir.

İDARİ SÖZLEŞMELERE KARŞI İPTAL DAVASI AÇILABİLİR Mİ?

İptal davasının konusu idari işlemlerdir. İdari sözleşmelere ve idarenin eylemlerine karşı iptal davası açılamaz.

GÖREVSİZ MAHKEMDE DAVA AÇILIRSA NOLUR?

Bir iptal davasının görevsiz mahkemede açılması durumunda üç ihtimal söz konusu olur;

İptal davası ,idari yargının görev alanına girmekle birlikte yanlış mahkemede açılmış ise,örneğin idare mahkemesinde açılması gereken bir dava Danıştay’da açılmış ise görevsiz mahkeme davanın görev yönünden reddine ve dava dosyasının görevli olan mahkemeye gönderilmesine karar verir.

İdare mahkemesinde ,danıştayda yahut vergi mahkemesinde açılmış olan bir dava aslında adli veya askeri yargının görev alanına giriyorsa ,idari yargı yine görevsizlik kararı verir. Ancak burada mahkeme dosyayı başka mahkemeye göndermez. Bu durumda davacının kendisinin görevli mahkemeye başvurması gerekir.

Çözümlenmesi Danıştay’ın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir.

MAHKEME KENDİLİĞİNDEN GÖREVSİZLİĞİ İNCELER Mİ?

Görev kamu düzenine ilişkin bir konudur. Görevsizlik itirazı yapılsa da yapılmasa da ,mahkeme davanın her aşamasında kendiliğinden görevli olup olmadığını araştırıp ,görevsizlik kararı verebilir.

YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR?

Bir davanın hangi yerdeki mahkemede bakılacağını ifade eden husus yetkidir. İdari yargılama usul kanununa göre kanunlarda ayrıca bir yetkili mahkeme gösterilmemişse(gösterilmişse o mahkeme özel yetkilidir.) genel yetkili idare mahkemesi ,dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Diğer bir ifade ile ,bir iptal davasının ,idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır. Mesela Harran üniversitesinin vermiş olduğu bir disiplin cezasına karşı iptal davası,Şanlıurfa idare mahkemesinde açılır.

Kanun yukarıda da belirtildiği gibi bazı hallerde özel yetki kuralları koymuştur. Dolaysıyla bu kategoriye giren davalar özel yetki verilmiş mahkemelerde görülür.

Örneğin taşınır ve taşınmaz  mallara(imar ,kamulaştırma,yıkım işgal gibi) ilişkin davalarda yetkili mahkeme taşınır ve ya taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir. Diğer bir örnek olarak  kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme ,kamu görevlisinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir.

İdari yargıda yetki kamu düzenindedir ve mahkemece kendiliğinde incelenir. Mahkeme davanın her aşamasında yetkisizlik kararı verebilir.

İPTAL DAVASINA KONU İŞLEM KESİN VE YÜRÜTÜLMESİ GEREKEN BİR İDARİ İŞLEM OLMALIDIR.

İptal davası ancak tek taraflı idari işlemlere karşı açılabilir. İdari eylemlere ve idari sözleşmelere karşı iptal davası açılamaz. İdari yargılama usul kanununa göre bir idari işlemin iptal davasına konu olabilmesi için “kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem” olması gerekmektedir.

İdari bir işlem olmakla birlikte yürütülmesi gerekli olmayan ,diğer bir ifade ile ilgililer hakkında hiçbir hukuki sonuç doğurmayan işlemlere(örneğin hazırlık işlemleri,görüşler gibi) karşı iptal davası açılamaz.

Diğer bir husus idari işlemin kesinleşmiş olması gerekir. İdari bir işlem olmakla birlikte bir başka makam tarafından onaylanması gereken işlemlere karşı onaylanmadan iptal davası açılamaz. 

DAVA AÇILABİLMESİ İÇİN MENFAATİN İHLAL EDİLMESİ KOŞULU

Dava açabilmek için davacı ile dava konusu işlem arasında menfaat ilişkisi olması gerekir. Bu ilişki yakın ve doğrudan olmalıdır. Dava konusu işlem ,ilgili üzerinde kişisel bir etki doğurmuş olmalıdır. Ancak bu etkinin parayla ölçülebilmesi zorunlu değildir. Ayrıca belirtmek gerekir ki söz konusu menfaatin meşru,kişisel ve güncel olması gerekir.

İPTAL DAVALARINDA DAVALI KİMDİR?

İptal davalarında davalı ,kendisine dava açılan kamu tüzel kişisidir. İdari yargıda idari işlemi yapan kamu görevlilerinin şahsına karşı dava açılamaz. İptal davasında kural olarak davalı ,dava konusu işlemi yapan idari makamadır. Söz konusu idari makam hangi tüzel kişiliğin içinde yer alıyorsa davalı o kamu tüzel kişisidir. Örneğin mühendisilik fakültesi öğrencisine karşı yapılan bir idari işleme karşı ,o idari işlemi yapan öğretim görevlisine veya dekanlığa değil de ,husumet rektörlüğe yöneltilmelidir.

Devlet tüzel kişiliğinde ise kendi görev alanlarında bakanlıkla temsil eder. Burada husumet kural olarak ilgili bakanlığa yöneltilir.

İPTAL DAVASINDA DAVALININ YANLIŞ GÖSTERİLMESİ

İptal davalarında davacının gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi o kadar önemli değildir. Çünkü davalı gösterilmemiş veya yanlış gösterilmişse idare mahkemesi,dilekçeyi doğru davalıya tebliğ eder.

DAVA HANGİ SÜREDE AÇILMALIDIR?

Özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün ve vergi mahkemelerinde ise otuz gün içinde bu dava açılmalıdır. Dava açma süresi hak düşürücü niteliktedir.

Dava açma süresi idari işlemin tebliğinin yapıldığı günü izleyen günden itibaren başlar. Tebliğ olmadan ilgili bu işlemi öğrenmişse yine de süre başlamaz. Ancak işlemi öğrenen kişi tebliği beklemeksizin dava açabilir.

İlgililerin dava açmadan önce ,idari işlemin kaldırılması,geri alınması,değiştirilmesi,veya yeni bir işlem yapılması için üst makama ,yoksa aynı makama dava açma süresi içinde başvurabilirler. Bu başvurma dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde idarece bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu durumda dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Ne var ki başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır.

DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTAL EDİLEBİLMESİNİN KOŞULLARI NELERDİR?

Yukarıda iptal davasının ağırlıklı olarak ön koşullarından bahsedildi. Bu ön koşulları yerine getiren bir dava artık mahkeme tarafından esastan incelenir. Böyle bir davanın kabul edilebilmesinin koşullarına esasa ilişkin koşullar denir. Bir idari işlemin iptaline yol açan sebep o işlemin hukuka aykırılığıdır. Bir idari işlemin hukuka aykırılığı ise   yetki,şekil,usul,sebep,konu,maksat konularında olabilmektedir.

DAVANIN ÖN KOŞULLARDAN VE ESASTAN REDDEDİLMESİ DURUMU

 Dava ön koşullardan reddedilmiş ise ,söz konusu ön koşul yerine getirilerek dava tekrar açılabilir. Ancak dava süre yönünden reddedilmişse bu dava tekrar açılamaz.

Davanın esastan reddedilmesi durumunda ise ,dava konusu idari işlemin hukuka uygun olduğu anlamına gelir. Davası reddedilmiş olan ,bir daha o işlem konusunda iptal davası açamaz.

İPTAL KARARININ SONUÇLARI NELERDİR?

İptal kararı ,dava konusu işlemi yapıldığı andan itibaren ortadan kaldırır. Dolaysıyla iptal kararı geçmişe etkilidir. Yani iptal edilen işlem hiç yapılmamış sayılır.