Bu Makaleyi Paylaş

İşe İade Davası Nedir?

İşe iade davası iş güvencesini sağlayan bir davadır. İş güvencesi kapsamında çalışan bir işçi, iş sözleşmesinin geçersiz bir nedene dayanılarak feshedildiği kanaatinde ise İş Kanunu’nun 20. Maddesi hükümleri uyarınca, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren  bir ay içerisinde iş mahkemesinde dava açabilir.

İşe İade Davası Şartları Nelerdir?

İşe iade davası açmak için gerekli yasal şartlar İş Kanunu’nun 17. Maddesi hükümleri uyarınca;

  1. a) İş yerinin 30 veya daha fazla işçi çalıştıran iş yeri olması (iş güvencesi kapsamında olması) gerekir. Bir işverenin aynı iş kolunda birden fazla iş yeri var ise, iş yerinde çalışan işçi sayısının tespitinde bu yerlerdeki toplam işçi sayısı dikkate alınmaktadır.

          b)İş Sözleşmesinin İş Kanunu’na veya Basın İş Kanunu’na Tabi Olması,

  1. c) İşçinin  en az altı aylık kıdemi olması gerekir.  
  2. d) Belirsiz süreli iş sözleşmesini olmalıdır.
  3. e) İş sözleşmesinin feshine dayanak bir sebep gösterilmemiş olmalı yahut gösterilen sebep geçersiz bir sebep olmalıdır. Kural olarak işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmayacaktır. (Aşağıda belirtilen hususlar örnek kabilinden sayılmıştır.)

  1. a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak.
  2. b)  İş yeri sendika temsilciliği yapmak
  3. c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak.
  4. d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler.

İşe İade Davasını Kimler Açabilir?

Yukarıda detaylı açıklandığı üzere en az 6 aylık kıdemi olan /çalışma süresi bulunan ve iş kanununa veya basın iş kanununa tabi belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan her işçi,  otuz veya fazla işçi çalıştıran işverenine karşı işe iade davası açabilir.

İşe İade Davasını Kimler Açamaz?

İşe iade davasını, iş yerinden kendi isteği ile istifa eden, emekli olan, iş sözleşmesi geçerli bir nedene istinaden işverence fesih olunan,  6 aydan az kıdemi bulunan, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler ile iş sözleşmesi iş kanununa veya basın iş kanununa tabi olmayan kişiler açamazlar.

İşe İade Davasında Tazminat Hesaplama

İşe İade Davasında Tazminat Hesaplama

 

İşe iade davasını kazanan işçiyi süresi içinde başvurduğu halde  1 ay içinde işe başlatmayan işveren; işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

Esasen mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirlemektedir.

Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları  ödenir.

İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı,  İş Kanunu hükümlerine göre yapılacak olan bu ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.

İŞE İADE DAVASI SONUÇLARI

  1. İşe İade Davası Mahkemece Reddedilirse Ne Olur?

İşçinin iddiaları mahkeme tarafından geçerli bulunmaz veyahut iş sözleşmesi geçerli bir nedene istinaden fesih edilmiş olur ise işe iade davası reddedilir ve bu ihtimalde işçinin işe iadesi söz konusu olamaz.

  1. İşe İade Davası Mahkemece Kabul Edilirse Ne Olur?

İş sözleşmesi işveren tarafından sebep gösterilmeden ya da geçersiz sebeple feshedilen işçi, açmış olduğu işe iade davasını kazandıktan sonra, geçersiz sayılan fesih sebebi ile işe iadesini talep hakkına haizdir.

Mahkemenin verdiği feshin geçersizliğine ve işçinin işine iadesine ilişkin kararın, işçiye tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak üzere, işverenine başvurması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücüdür. İşçinin bu başvurusu üzerine işveren 1 ay içerisinde işçi işe başlatmak zorundadır.

Usulüne uygun başvurusuna rağmen, işveren işçiyi  bir ay içinde işe başlatmaz ise,  işçiye işçinin çalışmadığı süre için en az dört aylık ücretini ve işçinin sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatını ödemekle yükümlü olur.

 

İşe İade Davasını Kazanan İşçi İşe Başlamaz İse Ne Olur?

İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren 10  iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

İşveren İşe İade Davasını Kazanan İşçiyi İşe Almazsa Ne Olur?

İşçi süresi içinde işe başlatılmak için usulüne uygun işverene başvurmasına rağmen, işverence 1 ay içinde işe başlatılmaz ise; iş sözleşmesi işverence bu tarihte sona erdirilmiş sayılır.

Ayrıca İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı bu tarihteki giydirilmiş ücret esas alınarak hesaplanır.

Kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücrete tabi süre içinde meydana gelen zam ve tavan artışları da dikkate alınır.

İş güvencesi tazminatı olarak adlandırılan işe başlatmama tazminatı işçinin çıplak brüt ücreti üzerinden hesaplanmalıdır.

Usulüne uygun başvurusuna rağmen işçiyi süresinde işe başlatmayan İşverenin işe başlatmama tazminatı ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Mahkemece 4 ile 8 ay arasındaki bir süre ücreti tutarında belirlenmesine karar verilen tazminat konusunda işveren temerrüde düşecektir. Bir aylık işe başlatma süresinin sona erdiği tarihte işe başlatmama tazminatının ödenmemesi durumunda faiz işlemeye başlayacaktır ve bu bir aylık sürenin sonu zaman aşımının da başlangıç tarihi olacaktır.

Bu konuda Yargıtay güncel kararları değerlendirildiğinde; işçi işe iade kararına rağmen, 1 ay içinde işe başlatılmazsa, bu kararın işçiye tebliğ edildiği tarihte o iş yerinde çalışan emsal bir işçinin ücreti hangi düzeye gelmiş ise, o ücret esas alınarak 4 ile 8 aylık brüt ücret tutarında tazminat ödenmelidir.

taşeron işçilerde işe iade davası

Taşeron İşçilerde İşe İade Davası Nasıl Açılır?

Taşeron işçi, alt işveren tarafından sebep gösterilmeksizin veya geçersiz sebebe istinaden işten çıkarıldığı işverence yapılan feshin kendisine tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde İş Mahkemesinde işe iade davası açma hakkına sahiptir. Ancak işe iade davası açtığı takdirde söz konusu husumetin asıl işverene mi yoksa taşeron olan alt işverene mi yöneltileceği konusunda çok fazla problem yaşamaktadır. Bu husus hukuki anlamda teknik bir konudur. Nitekim Taşeron işçisi olarak muvazaa iddiası ile dava açıldığı takdirde, işçinin işe iade talebi asıl işverene yöneltilmelidir. Muvazaa iddiasının  ispatlanması halinde de  taşeron işçi, asıl işverene işe başlama iradesini yönlendirecektir.

İşe İade Davasında İspat Yükümlülüğü Kimdedir?

İşe iade davasında, feshin geçerli bir nedene dayanarak yapıldığını ispat yükü kural olarak işverene aittir. Bilinmelidir ki iş sözleşmesinin feshinin yazılı yapılması yasal bir zorunluluktur. Yazılı yapılan fesih işçi açısında ispat kolaylığı sağlamaktadır. İşverence bildirilen geçerli nedenin geçersizliğini veyahut iş sözleşmesinin başka bir nedene istinaden fesih edildiğini ispat yükü işçiye aittir.

 

İşe İade Davası Açmak İçin Avukat Yardımı Zorunlu Mudur?

Kural olarak işe iade davası açmak için avukat tutmak zorunluluğunuz bulunmamaktadır. Bununla birlikte  yasal haklarınızı öğrenerek herhangi bir hak kaybına uğramamak ve olası bir mağduriyet yaşamamak adına hukuki yardım almanızı tavsiye ederiz.

İşe İade Davası Ne Kadar Sürer

İşe İade Davası Ne Kadar Sürer?

Kanun koyucu işe iade davasının sonuçlanması bakımından belirli bir süre takdir etmiş ve  işe iade davası açan işçinin sosyal haklarını korumak maksadı ile hareket etmiştir. Nitekim işe iade davası İş Kanunu hükümleri gereği 2 ay içerisinde mahkemece sonuçlandırılmalıdır. Üst mahkemeye temyiz başvuruları da kural olarak 1 ay içerisinde tamamlanmalıdır. Ancak belirtmek gerekir ki ülkemizde mahkemelerde duruşma ve dosyaların yoğunluğu nedeni ile maalesef yukarıda belirtilen sürelerde davanın sonuçlanması pek mümkün olmamaktadır.

İşe İade Davası Hangi Mahkemede Açılmalıdır?

İşe iade davası bakımından görevli mahkeme İş Mahkemesidir. Ancak uygulama bakımından oldukça yeni olan iş uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk sistemine geçilmiştir. Buna göre iş sözleşmesi geçersiz bir sebebe istinaden fesih olunan işçi öncelikli olarak arabulucuya başvurmalıdır.(Detaylı bilgi için iş uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk başlıklı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.) Yetki bakımından İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri gereğince işe iade davası, davalının (işverenin) yerleşim yeri ya da iş yerinin bağlı olduğu yer  iş mahkemesinde açılabilecektir. Bunun aksi sözleşmeler kural olarak geçersizdir.

İşe İade Davası Ne Zaman Açılmalıdır?

Yukarıda detaylı açıklandığı üzere iş güvencesi kapsamında çalışan işçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde bu davayı açmak zorundadır. Bilinmelidir ki bu süre içinde işçi dava açmadığı takdirde işe iade edilme hakkını hukuk mahkemeleri önünde savunamayacaktır.

Yukarıda detaylı bahsedilen hukuki meseleler dolayısı ile herhangi bir hak kaybına uğramamak ve olası bir mağduriyet yaşamanız için iş hukuku alanında çalışan bir avukattan hukuki yardım almanız  sizin için faydalı olacaktır. İşe iade davası açmak ve iş hukukundan doğan uyuşmazlıklar hakkında detaylı bilgi almak için dilerseniz Çelik Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.


HUKUKİ SÖZLÜK

*Hak düşürücü süre: Mahkemeler tarafından resen dikkate alınır ve aşılması halinde talep resen reddolunur.

*Kıdem: İş yerinde çalışma süresi

*Altişveren: Bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına     sigortalı çalıştıran üçüncü kişiye aracı denir. Ancak, uygulama ve doktrinde asıl işverenle olan ilişkiyi belirginleştirmek amacıyla yasanın “aracı” olarak adlandırdığı kişiye “alt işveren” adı verilmektedir.

  Hukuk Bürosu