AVUKAT SOR
HEMEN ARAYIN

İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası

15 Mart 2018

İpotek Nedir? İpotek bir nevi taşınmazın rehin edilmesi yolarından birini ifade etmektedir. Bu anlamda hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin yani muhakkak olan veya olası bulunan yani muhtemel olan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir. İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmez. Anapara İpoteği Nedir? İpotek esasen bir alacağı teminat almak maksadıyla kurulmaktadır. İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmemektedir. Bu anlamda anapara ipoteği belirli olan bir alacak bakımından söz konusudur. Yani mevcut bir alacak, ipotek ile güvence altına alınmak isteniyor ise işbu halde anapara ipoteği söz konusu olur. Ayrıca anapara ipoteği, asıl alacak yanı sıra, tapuda tescil edilmiş miktar dışında kalan yan alacakları kapsamaktadır. Üst Sınır İpoteği (Maksimal) Nedir? İpotek esasen bir alacağı teminat almak maksadıyla kurulmaktadır. İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmemektedir. Üst sınır ipoteği, ileride doğacak veya doğması muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edilir. Alacağın miktarının belli olmaması halinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir. Kanuni İpotek Nedir? Kanuni ipotek haklarının doğumu, aksi kanunda öngörülmüş olmadıkça, tapu kütüğüne tescil edilmelerine bağlı değildir. Bu anlamda kanuni ipoteğin kanundan doğan ve tescile tabi olmayan bir ipotek türü olduğu ifade edilebilir. Bununla birlikte kanunda sınırlı sayıda öngörülen bazı hallerde kanuni ipoteğin de tescil edilmesi gerekmektedir. Satıştan doğan alacağı için satılan taşınmaz üzerinde satıcı, Elbirliği ortaklığına giren taşınmazlarda paylaşmadan doğan alacakları için birlikte mirasçı olanlar veya diğer elbirliği ortakları, Bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkârlar kural olarak kanuni ipotek hakkının tescilini talep edebilirler. Ayrıca alacaklıların, bu kanuni ipotek hakkından önceden feragat etmeleri geçerli değildir İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Nedir? İpotek esasen, taşınmaza ipotek konulmasına dayanak olan borç ödendiği taktirde, borcun ödendiğine dair belgelerin Tapu Sicil Müdürlüğü’ne ibraz edilmesi şartıyla  tarafından kaldırılmalıdır. Bu anlamda borcun ödendiğine dair talep Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından değerlendirilir ve ipotek resmen kaldırılır. Fakat bazı hallerde, borç ödense dahi bir şekilde taşınmazın üzerinden ipotek kaldırılmamış ve/veya unutulmuş olabilir. Bu gibi hallerde bilhassa ipoteğe konu taşınmazın satımı esnasın ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Örneğin ipotekli bir taşınmazın olağan şartlarda satılması gereken bedelde düşüş olmaktadır. Bu durum özellikle mal sahibi bakımından maddi zarara sebep olmakta ve uygulamada mağduriyetler yaşanmaktadır. Tamda bu noktada mal sahibi yani taşınmazın sahipleri veya sahibi tarafından açılacak ipoteğin kaldırılması talepli dava, oldukça önem arz etmektedir. İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davasını Kimler Açabilir? İpoteğin kaldırılması davası, kural olarak ve yalnızca ipoteğe konu taşınmazın maliki ve/veya malikleri tarafından açılabilir. Örneğin ipoteğe konu taşınmaza üç kişi paylı mülkiyet halinde malik ise işbu halde davanın tüm malikler tarafından açılması gerekmektedir. İpoteğin Kaldırılması Davası Nasıl Açılır? İpoteğin kaldırılması davası ancak ipoteğe konu taşınmazın maliki tarafından açılabilir. Şayet ipoteğe konu taşınmaz ipotekli şekilde satılmış ise ve söz konusu borçtan taşınmazın yeni maliki  şahsen sorumlu değil ise işbu halde alacaklının kendisinden ödeme talep ettiği yeni maliki de ipoteğin kaldırılması davasını açabilir. Bu dava kural olarak herhangi bir süreye tabi değildir. Dolayısıyla hak sahibi dilediği vakit ipoteğin kaldırılmasını, yetkili ve görevli mahkemede açacağı ipoteğin kaldırılması davası ile talep edebilecektir. İpoteğin Kaldırılması Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mudur? […]

Read more

Senetle İspat Zorunluluğu ve İstisnaları

15 Mart 2018

Senet Nedir? Senet günlük hayatın içerisinde çokça kullandığımız ve hukuki açıdan uygulamada davaya konu olayların iddiaları ve ispatı bakımından çok önemli bir delil niteliğini haizdir. Ticari hayatın olağan akışı içerisinde ödeme aracı olarak kullandığımız senetler ile bir ürün veya hizmet karşılığında belirli bir bedeli ödemeyi taahhüt ederiz. Bu anlamda senet bir hukuki ilişkiyi ifade etmek üzere karşı tarafa imzalanarak verilen belge olarak tanımlanabilir. Belge Nedir? Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca belge; ihtilaf konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcılarını ifade etmektedir. Senetle İspatta Parasal Sınır ve Senetle İspat Zorunluluğu Senetle ispat  kuralı bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca miktar sınırı öngörülmüştür. Bu anlamda bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri 2500 Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle 2500 Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Senetle İspat Kuralının İstisnaları Nelerdir? Senetle ispat kuralının istisnaları Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca; delil başlangıcı, tanık dinlenmesi mümkün olan haller, delil sözleşmesi ve tanık dinlenmesi karşı tarafın muvafakat etmesi durumları olarak sayılabilir. Delil başlangıcı Nedir? İddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Kural olarak senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunur ise tanık dinlenmesi mümkündür. Bu anlamda delil başlangıcı senetle ispat kuralının istisnalarından birini teşkil etmektedir. Tanık Dinletilmesine Muvafakat Edilmesi Nedir? Yukarıda detaylı açıklandığı üzere 2500 Türk Lirasını aşan hukuki işlemlerin kural olarak senetle ispat olunması gerekmektedir. Ancak bu husus karşı tarafa mahkemede hatırlatılmak koşulu ile şayet karşı taraf iddia konusu hususların ispat olunması noktasında muvafakat gösterirse, tanık dinletilmesi mümkündür. Bu husus senetle ispat kuralının istisnalarından birini teşkil etmektedir. Tanık Dinlenmesi Mümkün Olan Haller Hangileridir? Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilmesi mümkündür. Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler, (Örneğin dava konusu ihtilaf anne ve oğul arasında vuku bulmuş ise) İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler, (Örneğin bazı yörelerde gerçekleştirilen ticari işlemler) Yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hâllerde yapılan işlemler, Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları, (Örneğin; hata, hile tehtid ve benzeri iradeyi sakatlayıcı bir durumun söz konusu olması halinde yahut hukuki işlemde gabin yani aşırı yararlanmanın söz konusu olması halinde) Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları, Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hâli. Senede Karşı Tanıkla İspat Yasağı Nedir? Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler 2500 Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Örneğin dava konusu uyuşmazlık bakımından  davacı iddiasını bir senede dayandırıyor ise davalı da bu senede karşı olarak yani söz konusu iddianın geçersiz […]

Read more

Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi

2 Mart 2018

Rehin Hakkı Nedir? Rehin hakkı, rehinin lehine tesis edildiği kimseye alacağının ödenmemesi durumunda, rehin konusunun paraya çevrilmesi suretiyle elde edilecek gelirden, alacağını elde etme imkânı verilmesini ifade etmektedir. Taşınır Rehni Nedir? Taşınır rehni tabirinden anlaşılması gereken İcra İflas Kanunu hükümleri uyarınca, teslime bağlı rehinler, Türk Medenî Kanununun 940. maddesinde düzenlenen; yetkili makamlar tarafından izin verilen kuruluşlar ile kooperatiflerin alacaklarının güvence altına alınması için, icra dairesinde tutulacak özel sicile yazılmak suretiyle hayvanlar üzerinde kurulan rehinler ve gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle kurulacak rehinler ile  ticarî işletme rehni ve  hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki diğer rehinlerdir. Hangi Taşınırlar Üzerinde Rehin Hakkı Kurulması Mümkündür? Üzerinde rehin hakkı kurulabilmesi mümkün olan taşınırlar yukarıda detaylı açıklandığı üzere İcra İflas Kanunu ve Türk Medeni Kanunu hükümleri başta olmak üzere muhtelif kanunlarda belirtilmişlerdir. Sair alacaklar, Ticaret unvanı ve işletme adı, Hayvanlar, Her türlü kazanç ve iratlar, Lisans ve ruhsatlar, Kira gelirleri, İş makineleri ve teçhizatları ile araç, alet, elektronik haberleşme cihazları da dahil olmak üzere her türlü elektronik cihaz gibi menkul işletme tesisatları, Tarımsal ürünler, Fikri ve sınai mülkiyete konu haklar, Ticari işletme veya esnaf işletmesi, Ticari plaka, Üçüncü kişilerin zilyetliğindeki taşınır varlıklarınız. ve diğer sair kanunlarda gösterilen rehine konu edilmesi mümkün olan tüm taşınırlar varlıklarınız üzerinde taşınır rehini kurulması mümkündür. Taşınır Rehininin Paraya Çevrilmesi Yolu ile Takip Nedir? Genel  haciz yolu prosedürü gereğince, alacağını tahsil edemeyen alacaklı, şayet söz konusu alacağı bakımından kendisi lehine olarak tesis edilmiş bir rehin hakkı bulunmakta ise öncelikle bu rehinin paraya çevrilmesi yoluna başvurmak suretiyle rehin konusu taşınır veya taşınmaz malın satışını talep etmeli ve rehin konusu şeyin satım  bedelinden alacağını tahsil etmelidir. Bu husus taşınır rehni bakımından da geçerlidir. Buna göre taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip rehin  alacaklısı tarafından gerçekleştirilecek olan bir takip talebi ile başlamaktadır. Bu takip talebinde rehin hakkı konusu olan taşınır malın ne olduğu, şayet üçüncü kişide bulunuyor ise bu kişiye ilişkin ve taşınıra ilişkin olan sair bilgiler ve rehin hakkı sahibi alacaklı ile rehin hakkını tesis eden kişinin isim, soy isim ve adresleri yer almalıdır. Taşınır Rehininin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamsız Takip Nasıl Yapılır? Taşınır rehininin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takipte alacaklı doğrudan icra dairesine başvurabilmektedir. Alacaklı söz konusu takip yoluna başvurmak için daha önce bir mahkemede dava açıp bir ilam elde etmek zorunda değildir. Doğrudan icra dairesine başvuru yapan alacaklının talep ettiği alacağını herhangi bir belgeye dayandırma zorunluluğu da yoktur. Dolayısı ile rehin alacaklısı ilamsız takip yolu ile rehin konusu şeyin paraya çevrilmesini ve bu paradan da  kendi alacağının tahsil edilmesi talep edebilir. Taşınır Rehininin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamlı Takip Nasıl Yapılır? Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte alacaklının bir mahkemede dava açıp bir ilam elde etmesi  yani mahkeme hükmü ve bu ilama istinaden de alacağını icra takibine konu etmesi söz konusudur. Taşınır Rehininin Paraya Çevrilmesi Yolu ile Takibe İtiraz Nedir? Lehine rehin hakkı tesis edilen alacaklının, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolundaki talebini alan İcra Dairesi borçluya yada şayet varsa rehin konusu şeyin bulunduğu üçüncü kişiye gönderilmek üzere bir ödeme emri düzenler. […]

Read more

Tasarrufun İptali Davası Nasıl Açılır?

26 Şubat 2018

Tasarrufun İptali Davası Nedir?   Tasarruf işlemi, bir hakkı veya hukuki ilişkiyi doğrudan doğruya etkileyen, onu diğer tarafa geçiren, muhtevası itibari ile sınırlayan, değiştiren veya ortadan kaldıran işlem olarak tanımlanabilir. Bu işlem ile borçlunun mal varlığında azalma meydana gelmektedir. Yargıtay kararlarında kabul edildiği üzere borçlunun borçlandırıcı işlemlerine ise iptal davası açılamayacağı kabul edilmektedir. Örneğin A kişisinin yeğeni B kişisine hediye ettiği son model otomobil tasarruf işlemi niteliğindedir. Aynı zamanda bağışlamadır. Dolayısı ile bu işlemin iptali talep olunabilir. Ancak A kişisi B kişisi ile yaptığı bir sözleşmeye uygun olarak lüks bir daire satın almıştır. Bu sözleşme de A’ nın borcu dairenin bedelini ödemektir. Dolayısı ile A bakımından borçlandırıcı bir işlem söz konusu olduğundan söz konusu satın alma işleminin iptali talep olunamaz. İptal davasına konu olan işlemler, hukuk bakımından şekli  geçerli olan ve fakat aynı alacaklıları zarar sokan işlemlerdir. Şayet bir işlem örneğin muvazaa sebebi ile geçersiz bir işlem ise o işlem bakımından tasarrufun iptali davası açılamaz. Tasarrufun iptali davası geçerli  ayrıca bir mahkeme kararı sonucu yapılan devirler yada cebri satışlar yolu ile gerçekleştirilen satışlar da tasarrufun iptali davasına konu edilemeyecektir. Bir mal, mahkeme kararı ile bir başkasının mülkiyetine geçmiş veya o mal üzerinde  bir ayni hak tesis edilmiş ise, alacaklılar o mahkeme kararının iptali için dahi dava açamayacaktırlar. Ancak koşulları mevcut ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 375. Maddesi uyarınca yargılanmanın yenilenmesi talep olunabilir. Tasarrufun İptali Davasının Amacı Nedir? Tasarrufun iptali davası esasen borcunun borcunu ödememek maksadı ile yani alacaklıları zor duruma düşürmek için yaptığı ivazlı ve ivazsız tasarrufları konu edinmektedir. Dolayısı ile  tasarrufun iptali davasının açılmasının temelinde, borçlu tarafından yapılan tasarruflar nedeniyle zarara uğrayan alacaklıların zararını tazmin etmek düşüncesi yatmaktadır. Tasarrufun İptali Davası Koşulları Nelerdir? Borçlu tarafından hukuken geçerli şekilde yapılan ve mal varlığında azalmaya neden olan aşağıda belirtilen tasarrufların alacaklı tarafından iptali mahkemeden talep olunabilecektir. İvazsız Tasarruflar Nedeni ile Açılacak Tasarrufun İptali Davası Hacizden mal bulunamaması sebebi ile acizden veya iflastan geriye doğru iki yıl içerisinde yapılan tasarruflar  iptale tabiidir. Örneğin A kişisi 2016 yılında iflas etmiştir. 2014 yılı Mart ayında  ise yeğeni X kişisine bir apartman dairesi ile bir araba hediye etmiştir. A kişisinin söz konusu tasarruflarının iptalinin talep etmek 2016 yılı Mart ayına kadar mümkün olacaktır. Kanun koyucu bağışlama işlemlerini de iptale tabi kılmıştır ve gerçekte ivazlı olsa dahi bazı tasarruflar, yasal anlamda bağışlama gibi kabul edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu 278. Maddesi hükmü gereğince bunlar; Karı ve koca ile usul füru (yani anne, baba), neseben veya sıhren üçüncü derece dâhil hısımlar (teyze, dayı, amca, hala), Evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı /karşılıklı tasarruflar, Akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler, Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartıyla irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitleridir. Aciz Halinde Yapılan Tasarruflar Nedeni ile Açılacak Tasarrufun İptali Davası Borca batıklık, borçlunun mal varlığının (mevcut ve alacaklarının) borçlarına yetmemesi halidir. Kanunda dört bent halinde sayılan ve aşağıda açıklanan tasarruflar borcunu ödemeyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle hacizden yahut iflasın açılmasından önceki bir sene içinde yapılmışsa batıl sayılır; Borçlunun teminat göstermediği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller dışında olmak üzere borçlu tarafından […]

Read more

Ödenmeyen Senet Nasıl Tahsil Edilir?

15 Şubat 2018

Senet Nedir? Ticari hayatın olağan akışı içerisinde ödeme aracı olarak kullandığımız senetler ile  bir ürün veya hizmet karşılığında belirli bir bedeli ödemeyi taahhüt ederiz. Ödenmeyen bir senetin tahsili bakımından işletilecek takip prosedürüne karar vermek bakımından senetin niteliği önem arz etmektedir. Nitekim takibe konu alacağın bağlandığı senet adi nitelikte bir senet olabileceği gibi Türk Ticaret Kanunu anlamında düzenlemiş olan kambiyo senetleri niteliğini haiz olan  çek , bono ve poliçede olabilir. Dolayısı ile adi nitelikli senetler bakımından genel haciz yolu takip edilecektir. (detaylı bilgi için icra takibi nasıl yapılır inceleyebilirsiniz) Ancak elinizde vadesi geldiği halde ödenmeyen bir kambiyo senedi  olduğunda İcra İflas Kanununda belirtilen kambiyo senetlerine özgü takip yolu işletilmelidir. Senet Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir? Alacağı için elinde kambiyo senedi (çek, bono, poliçe ) bulunan bir alacaklı mutlaka kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurmak zorunda değildir. Zira alacaklının bu yola başvurabilmesi için öncelikle; Alacak senede bağlanmış olmalı ve bu senet kambiyo senedi niteliğini haiz senetlerden olmalı Alacaklının elindeki senet kanunen gerekli unsurları bünyesinde ihtiva etmeli Alacaklı bu senede istinaden takip yapma yetkisine de haiz olmalıdır. Bu nedenle herhangi bir hukuki ilişkiden doğan alacağınızı kambiyo senedine bağlamanız halinde senedin kanunen barındırması gereken zorunlu şekli unsurları haiz olup olmadığını kontrol etmeniz ileride doğacak bir uyuşmazlık halinde hak kaybına uğramamanız açısından çok önemlidir. (Bono TTK/776 vd., Çek TTK/780 vd., Poliçe TTK/671 vd.) Bu hususta detaylı bilgi  ve hukuki destek için Çelik Hukuk Bürosu avukatları ile iletişime geçmenizi öneririz. Senedin Ödenmemesi Durumunda İmkanlar Çek, Bono ve Poliçe’den kaynaklaHukuk Bürosuağınızın vadesi geldiği ve usule uygun ibraz ettiğiniz halde ödenmemesi durumunda kambiyo senetlerine özgü haciz ve iflas yolu ile takip başlatma imkanına haiz olduğunuz gibi esasen bu yola başvurmaksızın genel haciz yolu ile de alacağınızı takip edebilirsiniz. Özetle böyle bir durumda alacaklı olarak; Genel haciz yoluna başvurmak ( detaylı bilgi için icra takini nasıl yapılır yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.) Kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurmak Kambiyo senetlerine özgü iflas yoluna başvurmak (ancak bu yola başvurmak bakımından örneğin borçlunun iflasa tabi kişilerden olması gibi birtakım yasal koşullar gereklidir.) Bu hususta detaylı bilgi  ve hukuki destek için Çelik Avukatlık  Bürosu avukatları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Ödenemeyen Senet İcraya Nasıl Verilir? Ödenmeyen kambiyo Avukatlık  Bürosun yürütülecek takip prosedürünün temel aşamaları sAvukatlık  Bürosuebi Ödeme emri Takibin kesinleşmesi Haciz Satış,ödeme ve paraların paylaştırılması (ödeme olmadığında aciz vesikası verilmesi) aşamalarından ibarettir. Takip alacaklının takip talebi ile icra dairesine başvurması ile başlamaktadır. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte genel haciz yolu ile takibe ilişkin şartlara ek olarak alacaklının, takip talebinde belirttiği kambiyo senedinin aslını ve borçlu sayısı kadar onaylı örneğini de takip talebine eklemesi zorunludur. Keza bazı hallerde alacaklının borçluya karşı talepte bulunabilmesi için ödememe protestosu çekmesi ve buna ilişkin belgeyi de kambiyo senedi ile beraber takip talebine ekleyerek icra dairesine vermesi gerekmektedir.                 Bu hususta herhangi bir hak kaybına uğramamanız için detaylı bilgi  ve hukuki danışmanlık için Çelik Hukuk Bürosu avukatları ile iletişime geçmenizi öneririz. (Protesto evrakının kambiyo senedine eklenmesine ilişkin olarak; TTK/778-714-730-809-722-798) İcra Takibi Yapılan Senet Ödenmese Ne Olur? Ödeme emrini alan borçlu, borcu kabul etmiyor ve ödemek istemiyorsa süresi içerisinde ödeme emrine karşı koymalıdır. Bu hususa ilişkin olarak ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 […]

Read more

Ödenmeyen Çek Nasıl Tahsil Edilir?

15 Şubat 2018

Çek Nedir? Çek, ticari hayatta ödeme aracı olarak kullanılan ve Türk Ticaret Kanunu’nda sınırlı sayıda belirlenmiş olan kambiyo senetlerinden biridir. Çekin tahsili bakımından İcra ve iflas hukukumuzda kambiyo senetlerine özgü takip yolları, haciz yolu (İİK 168-170b) ve iflas yolu (İİK 171 vd.) ile olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Alacağın kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile takip edilmesi bakımından bazı şartlar gereklidir. Detaylı bilgi için ödemeyen senet nasıl tahsil edilir başlıklı yazımızı incelemenizi tavsiye ederiz. Çek Alırken Dikkat Etmeniz Gereken Hususlar Nelerdir? Çekte bulunması kanunen zorunlu olan bazı kayıtlar öngörülmüştür. Şayet çek bu kayıtları ihtiva etmiyor ise geçersizdir. Bu nedenle çek alırken çek sözcüğünün bulunup bulunmadığını, belirli bir miktarın kayıtsız şartsız ödenmesi konusunda havaleyi içerip içermediğini, muhatap, düzenleme tarihinin bulunmasını ve düzenleyenin imzasını ihtiva etmesine muhakkak dikkat etmeniz gerekir. Ayrıca  TTK /780-1 ‘e yapılan eklemeler ile banka tarafından verilen seri numarası ile karekod çekin mutlaka ihtiva etmesi gereken zorunlu unsurlar arasına dahil edilmiştir. Fakat yabancı bankalar tarafından bastırılan çekler bu zorunluluktan muaf tutulmuştur. Bu hususta detaylı bilgi  ve hukuki destek için Çelik Hukuk Bürosu avukatları ile iletişime geçmenizi öneririz. Karşılıksız Çek Karşılıksız çeklerde çek yaprağı baHukuk Bürosun sorumluluğu Karşılığı hiç bulunmayan bir çek var ise ve çek bedeli 1000 türk lirası veya üzerinde ise 1000 türk lirası, şayet bu meblanın altında ise çek bedelini muhatap banka meşru hamile ödemekle yükümlüdür. Karşılıksız çekten dolayı cezai sorumluluk; Karşılıksız çekten dolayı cezai yaptırımın uygulanabilmesi için Şeklen tam birçek bulunmalıdır. Çek ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmiş olmalıdır. (ibraz sürelerinin ne olduğu hususunda Çelik Hukuk Bürosu avukatlarından destek alabilirsiniz.) Çek, ibraz günü tamamen veya kısmen karşılıksız çıkmalıdır. Karşılıksızdır olgusu tespit ettirilmiş olmalıdır. Çekin hamili şikayette bulunmalıdır. Bu hususta 6728 sayılı kanunun 63. maddesi ile Çek kanununun 5. maddesi hükümleri dolayısı ile çekle ilgi olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında hamilin şikayeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak hükmolunacak adli para cezası çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin kanuni ibraz tarihinden itibaren olarak işletilecek faiz miktarı ile takip ve yargılama giderleri toplamından az olamayacaktır. Bu konuda herhangi bir mağduriyet yaşamamanız ve aleyhinize olacak bir duruma sebebiyet vermemeniz adına detaylı bilgi  ve hukuki destek için Çelik Hukuk Bürosu avukatları ile iletişime geçmenizi öneririz. Çek İcra Takibine Nasıl Konur? Bankaya usulüne uygun olarak ibraz edilen ve karşılıksız çıkan bir çek, aslı ile birlikte yada çek bankaya sunulmuş fakat kısmen karşılıksız çıkmış ise banka çekin aslını bünyesinde ihtiva edeceğinden ön ve arka yüzünün fotokopileri ile birlikte icra takibine konulmak üzere takip talebi ile beraber yetkili icra müdürlüğüne verilir. Evrakları alan icra müdürlüğü borçluya  ödeme emri gönderir. Çek kambiyo senedi olduğundan kendine özgü takip yoluna başvurulabilir ancak genel haciz yolu ile de takip edilebilir. Bu hususta detaylı bilgi  ve hukuki destek için Çelik Hukuk Bürosu icra avukatları ile iletişime geçmenizi öneririz. Çek’e İstinaden Yapılan İcra Takibine Nasıl İtiraz Edilir? Çek bir kambiyo senedi olduğundan ödeme emrine itiraz süresi 5 gündür. Bu süre ödeme emrinin tebliğinden itibaren başlamaktadır ve hak düşürücü süredir. Örneğin ödeme emri borçluya 13.02.2018 tarihinde tebliğ edildi. Süre 14.02.2018 den itibaren başlayacaktır. Çek Ödenmezse Ne Olur? Alacaklı bakımından; Süresi içinde ibraz edilen bir çekin ödenmemesi halinde söz konusu ‘ödememe’ […]

Read more

İcra Takibi Nasıl Açılır?

13 Şubat 2018

İcra Takibi Nedir? İcra takibi, borçların devlet kuvveti yardımı ile (zorla) yerine getirilmesi maksadıyla yapılmaktadır. Kural olarak alacaklının icra dairesine yapacağı bir takip talebi ile başlamaktadır. İcra takibini kimler başlatabilir? Takip, alacaklının icra dairesine yapacağı bir takip talebi ile başlamaktadır. Takibin başlatılması için gerekli kanuni prosedür ve sürelere uyulması bakımından alacaklının herhangi bir hak kaybına uğramaması  için söz konusu işlemlerin icra hukuk bilgisini haiz bir avukat aracılığı ile takip edilmesinde muhakkak fayda vardır. Ancak alacaklı bizzatihi kendisi de icra dairesine takip talebinde bulunabilir.  İcra takibi için görevli ve yetkili mahkeme hangisidir? Görevli merci icra daireleridir. Yetki hususu takibe konu işlemlerin hangi yerdeki icra dairesi tarafından yapılacağına ilişkindir. Bu konuda genel yetkili icra dairesi, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesidir. Özel yetki kuralları saklıdır. İcra takibi nasıl başlatılır? İcra takibinin başlatılması için uyulması gereken yasal prosedür hangi tür takip yapılacağına göre değişmektedir.  A)İlamsız İcra Takibi Nasıl Açılır? Alacaklı doğrudan icra dairesine başvurabilmektedir. Alacaklı söz konusu takip yoluna başvurmak için daha önce bir mahkemede dava açıp bir ilam elde etmek zorunda değildir. Doğrudan icra dairesine başvuru yapan alacaklının talep ettiği alacağını herhangi bir belgeye dayandırma zorunluluğu da yoktur. B)İlamlı İcra Takibi Nasıl Açılır? Alacaklı bir mahkemede dava açıp bir ilam elde etmesi  ve bu ilama istinaden de alacağını icra takibine konu etmesi söz konusudur. C)Kambiyo Senetlerine Mahsus Takip Yolu (Çek,Bono,Poliçe) Yalnızca kambiyo senetlerine mahsus olan özel bir ilamsız icra yoludur. Alacaklı olarak bu yola başvurabilmeniz için elinizde muhakkak bir kambiyo senedi bulunmalıdır. Ödeme emri nedir? Ödeme emri ile borçluya, borcu ödemesi veya borca ilişkin itirazı varsa bildirmesi (borcunuz olmadığına, borcunuzun zamanaşımına uğradığına veya borcunuzu daha önce ödediğinize dair ve benzeri itirazlarınız) ve bunları yapmaması halinde mallarının haczedileceği icra dairesi tarafından ihtar edilmektedir. Ödeme emrine itiraz nedir? İcra takibini durdurur mu? Borçlunun borçlu olmadığına veya borcun vadesinin henüz gelmediğine yahut alacaklının böyle bir takibi yapmak konusunda yetkisi bulunmadığını gibi hususları icra dairesine bildirmesine ödeme emrine itiraz denir. Borçlu tarafından yasal süresi içerisinde ödeme emrine ve icra takibine yapılan itiraz kural olarak icra takibini durdurur. Ödeme emrine itiraz hangi sürede ve nasıl yapılır? Ödeme emrine itiraz süresi 7 gündür. Bu süre ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği  tarihten itibaren başlamaktadır. Ancak takibin bir kambiyo senedine istinaden yürütülmesi halinde (çek,bono,poliçe) ödeme emrine itiraz için süreniz 5 gündür ve itirazı bir dilekçe ile icra mahkemesine yapmanız gerekmektedir. Borçlu ödeme emrine 7 ve 5 günlük süreler  içerisinde itiraz etmez (detaylı bilgi için icra takibine itiraz) veya itiraz ederde söz konusu itirazı reddedilirse ödeme emri kesinleşecektir. Bu anlamda süreler kesin niteliktedir ve geçirmeniz halinde icra takibi bakımından aleyhinize bir durum ortaya çıkacağını bilmeniz de fayda vardır. İcra takibine itiraz edilerek takibin durdurulması halinde, takibin devamını sağlamak için ne yapılmalıdır? İcra takibine devam edilebilmesi için, borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazın alacaklı tarafından hükümden düşürülmesi gerekmektedir. Bu hususta alacaklı olarak sahip olduğunuz iki ayrı imkan mevcuttur. A)İtirazın İptali Davası Nasıl Açılır? Alacaklı bu davayı borçluya açmaktadır.Ayrıca alacaklı itirazın iptaline ilişkin bu davayı, söz konusu itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde görevli ve yetkili mahkemede açmalıdır.görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında icra takibine konu edilen alacağınızın türü etkili olmaktadır. (örneğin iş sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağınız söz konusu ise davayı iş mahkemesinde […]

Read more

Ödenmeyen Borcun Yasal Takibi Nasıl Yapılır?

16 Kasım 2017

İcra ve iflas hukuku borcunu ödeyememiş olan kişinin taşınır ve taşınmazlarına alacaklının talebi üzerine devlet zoruyla el konarak borç tutarının karşılanmasını içeren bir hukuk dalıdır. Borcun ödenebilmesi için devlet zoruyla takip işlemleri gerçekleştirilmesidir. Takip işlemleri alacaklının talebi doğrultusunda ilamlı ya da ilamsız takip şeklinde gerçekleştirilebilmektedir. İlamlı takip yapılabilmesi için öncelikle mahkemeden borcun takibi için ilam çıkartılması ve buna dayalı olarak işlemlerin yürütülmesi söz konusudur. İlamsız takip ise takip işlemleri için mahkemeden ilam alınması gerekmeksizin yetkili icra dairesine doğrudan yapılacak başvuru ile borçluya ödeme emri çıkarttırılması ve işlemlerin buna dayalı olarak yürütülmesidir. Menfi Tespit Davaları ve İcra ve İflas Hukuku İcra ve iflas hukuku kapsamında borcun ödenmesi için çıkarılan ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilebilir. Belirlenen sürede itiraz etmemiş ya da itiraz başvurusu kabul edilmemiş olan borçlular menfi tespit davası açarak borcun mevcut olmadığının tespit edilmesini sağlayabilir. Açılacak dava takip işlemlerinin kendiliğinden durmasını sağlamamakla birlikte mahkeme takibi durdurmak üzere karar verebilir. Ancak bunun için davanın icra takibinden önce açılmış olması gereklidir. Davanın borçlu tarafından kazanılmış olması icra takibini durdurur. Davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kaldırılır. İstirdat Davası ve İcra ve İflas Hukuku İcra ve iflas hukuku kapsamında açılacak davalardan biri de istirdat davasıdır. Bu dava, borçlunun gerçekte bir borcu olmamasına takibe uğraması sebebiyle cebir tehdidi ya da icra sonucu borcu ödemiş olması durumunda açılabilmektedir. Dava açılabilmesi için takip işlemlerine itiraz edilmemiş ya da itirazın kabul edilmemiş olması gereklidir. İstirdat davası borcun ödendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde açılmalıdır.

Read more

İcra ve İflas Hukuku Nedir? Hangi Hukuki Faaliyetleri Kapsar?

24 Ekim 2017

İcra ve İflas Hukuku Nedir?   İcra ve iflas hukuku, bir hukuk dalıdır. Peki, icra iflas hukuku nedir? İcra ve iflas hukuku, borcunu ödemeyen borçlunun borcunun, alacaklının talebi üzerine nasıl karşılanacağını konu alır. Borcun karşılanması, devlet zoruyla ve taşınır, taşınmaz mallar üzerinden yapılabilmektedir. Kanunen borçludan alacakların nasıl tahsil edeceği düzenlenmiştir. Fakat bunu gerçekleştirmek için takip gerekir. Bu takip ise bütün hukuk dallarında ve davalarında olduğu gibi en sağlıklı, avukat aracılığıyla yapılabilir. Avukatlıkta da “lık alanları olduğu için, seçilecek avukatın icra ve iflas davalarında tecrübeli olması, ulusal ve uluslararası icra iflas mevzuatlarına hâkim olması daha sürecini olumlu etkileyecektir.  İcra Alacak Tahsili Nasıl Yapılır?   İcra ve iflas hukukunda borcun tahsilinin çeşitli yöntemleri vardır. Bu, icra takibi yoluyla olabileceği gibi koşullar mevcut ise iflas yoluyla da olabilir. Yasal olarak borçlunun taşınır ve taşınmazlarına nasıl el konulabileceği, takip başlatılıp başlatılamayacağı, takip durumunda borçlunun borcunu ödememesi durumunda sahip olduğu malların nasıl haczedilebileceği, haczedilen malların nasıl paraya çevrilebileceği icra ve iflas hukuku kaidelerinde yer alır. Alacaklının dosyayı takibi icra iflas davaların seyrini, neticelenme hızını etkiler. En sağlıklı sonucu alabilmek adına alacaklının icra iflas hukuku nedir, hangi haklara sahiptir konularını ayrıntılarıyla bilmesi, mümkünse ” avukat desteği alması gerekir. Büromuzda yer alan ” arkadaşlarımızla birlikte icra ve iflas davalarının takibini gerçekleştiriyor, müvekkillerimizin en hızlı biçimde haklarını almaları için çalışıyoruz. İcra ve İflas Hukuku Nedir Sorusuna Danışmanlık Hizmeti   İcra ve iflas hukuku nedir ve icra ve iflas hukuku davalarından nasıl olumlu sonuçlar alınır sorularının en sağlıklı cevabını büromuz aracılığıyla alabilir, davalarınızı hakkınızı almış biçimde neticelendirebilirsiniz.

Read more

İlamsız İcrada Takibe İtiraz ve İtirazın Etkisi

3 Nisan 2017

Borçlunun ya borçlu olmadığını ya da borcun vadesinin gelmediğini veya şarta bağlı olduğu gibi bir nedenle icra dairesine itirazda bulunmasına ödeme emrine itiraz denir.Alacaklı adi bir senede dayanarak takip başlatmışsa borçlu bu adi senetteki imzanın kendisine ait olmadığı nedeniyle de süresinde takibe itiraz edebilir. Borçluyu ödeme emrine itiraz eden sebepler çeşitli olabilir : örneğin borçlunun hiç borcu yoktur ,senet sahtedir,borç ödenmiştir,zamanaşımına uğramıştır,vadesi gelmemiştir,icra dairesi yetkili değildir gibi. İTİRAZ SÜRESİ NE KADARDIR? Borçlunun yedi gün içinde ödeme emrine itiraz etmesi halinde icra takibi kendiliğinden durur. Şu halde itiraz alacaklının alacağının olup olmadığı araştırılmadan borçluya gönderilen ödeme emrine karşı ,borçluya tanınmış bir savunma yoludur. Burada borçlunun itirazında haklı olup olmadığı araştırılmaz ve icra takibi olduğu yerde durur. Takibin durmasıyla burada alacaklıya tanınan iki yol vardır. 1) borçlunun itirazının iptali için mahkemede dava açmak ,2) borçlunun itirazının kaldırılması için icra mahkemesine başvurmak. İtiraz sebepleri ikiye ayrılır: Borca itiraz ve imzaya itiraz. İMZAYA İTİRAZ Takip dayanağının bir adi senet olması durumunda borçlunun bu adi senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle yapacağı itiraza ,imzaya itiraz denir. Şu halde imzaya itiraz yalnız takibin bir adi senede dayanması durumunda söz konusu olur. Borçlu adi senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını,yani imzaya itirazını ,itiraz ederken ayrıca ve açıkça bildirmek zorundadır. Örneğin, senet altındaki imzayı inkar ediyorum,imzaya itiraz ediyorum ,imza sahtedir,imzayı kabul etmiyorum,imza bana ait değildir gibi. Borçlu itirazında imzaya itiraz ettiğini ayrıca ve açıkça bildirmezse adi senet altındaki imzayı kabul etmiş sayılır. Mesela borçlu “borcum yoktur” şeklinde itiraz etmişse ,adi senet altındaki imzayı kabul etmiş sayılırve böyle bir itiraz sadece borca itirazdır. TAKİP DAYANAĞI SENET NOTERLİKÇE TANZİM EDİLMİŞSE YİNE DE İMZAYA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ? İcra takibi imzası noterlikçe tasdikli bir senede dayanıyorsa,borçlu ödeme emrine itiraz yolu ile imza inkarında bulunamaz. Böyle bir imza inkarı icra mahkemesi tarafından inceleme konusu da yapılamaz. Borçlu noterlikçe tasdikli bir imzanın kendisine ait olmadığını ,ancak sahtelik davası (yani menfi tespit davası) ile ispat edebilir. Buna rağmen borçlu itiraz etmişse ,bu itiraz imzaya değil borca itirazdır. BORCA İTİRAZ İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara ,borca itiraz denir. Mesela ödeme,takasa,zamanaşımı,borcun vadesinin gelmediği,borcun şarta bağlı bulunduğu,icra dairesinin yetkisiz olması gibi. Borçlu borca itiraz ederken itiraz sebeplerini ayrıca ve açıkça belirtmek zorunda değildir. Borçlunun yalnızca itiraz ediyorum demesi yeterlidir. Ancak aşağıda da açıklayacağımız üzere borçlu itirazında bildirdiği sebeplerle bağlıdır. Bu sebeple borçlunun senet metninden anlaşılmayan borca itiraz sebeplerini (mesela borcu ödemiş olduğunu) itirazında ayrıca ve açıkça bildirmesi kendi yararına olur. Borca itiraz halinde alacaklı ,icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir. BORÇLU İTİRAZ SEBEPLERİYLE BAĞLI MIDIR? Borçlu itirazında bildirdiği sebeplerle bağlıdır ve itiraz sebeplerini değiştiremez veya genişletemez. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi borçlu itirazında sebep bildirmek zorunda değildir. Sadece itiraz ediyorum şeklinde itiraz da geçerlidir ve takibi durdurur bu itiraz. Bu gibi sebep belirtilmeyen takibe itirazlarda borçlu,icra mahkemesinde ,ancak senetten anlaşılan borca itiraz sebeplerini ileri sürebilir. Örneğin istenen alacak miktarının senet metninde yazılı olandan fazla olduğu ya da senet metninde tahrifat yapıldığı gibi. Buna karşılık itirazında sebep bildirmeyen borçlu ,senet metninden anlaşılamayan itiraz sebeplerini icra mahkemesinde ileri süremez ; mesela borçlu ,icra mahkemesinde ,imzayı inkar edemez,borcu ödemiş olduğunu ,takasta bulunduğunu veya icra dairesinin yetkisiz olduğunu ileri süremez. Borçlu itirazında sebep bildirmiş ise, borçlu bildirmiş olduğu bu itiraz […]

Read more