AVUKAT SOR
HEMEN ARAYIN

İptal ve Tam Yargı Davaları Nasıl Açılır?

5 Eylül 2018

  İptal Davası Nedir?   İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olması anayasal bir zorunluluktur. Bu anlamda idari yargıda açılacak davalar, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalardan ibarettir. Detaylı Bilgi İçin İptal Davası Nasıl Açılır Konulu Yazımızı Okumanızı Tavsiye Ederiz.   İptal Davası Açma Süresi Ne Kadardır?   İptal davaları ilgili işlemin tebliğinden itibaren belirli bir süre içerisinde açılmalıdır. İptal davalarına ilişkin süreler esasen, iptale konu edilecek işlemin türüne göre değişmektedir. Bu anlamda  Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay da ve İdare Mahkemelerinde 60, vergi mahkemelerinde ise 30 gündür. Fakat bu süreler;   İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,   Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda,Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; tarihi izleyen günden başlar.   Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren 15 gün sonra işlemeye başlar.   İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.   İdari İşleme Karşı Üst Makama Başvuru Yapılmış İse Dava Açma Süresi Nasıl Belirlenir?   Kural olarak ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması için üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Şayet 60 gün içinde başvuru yapılan makam tarafından bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu anlamda isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Konunun daha iyi anlaşılması bakımından örnekle açıklamak gerekirse A, ya  Beylikdüzü belediyesi tarafından 01.01.2017 tarihinde idari para cezası kesilmiş olsun. Akabinde A, Beylikdüzü ilçe belediyesi tarafından kendisine kesilen idari bir para cezasının kaldırılması konusunda 15.01.2017 tarihinde belediyeye başvuruda bulunmuş olsun. Belediye görevlilerinin A’nın bu talebine yönelik olarak 45 gün sonra yanıt verdikleri ihtimalinde, öncelikle A’nın Belediye’ye başvurduğu tarih itibari ile aleyhine tesis edilen idari işleme karşı dava açma süresi duracaktır. Devamında 45 gün sonra belediyeden gelen yanıtla birlikte A’nın dava açma süresi işlemeye devam edecektir. Dolayısıyla A’nın işlemin tesis edildiği günden itibaren işlemeye başlayan ve belediyeye başvuru yapması ile duran kalan dava açma süresi 45 gündür ve bu süre belediyenin A’ya cevap verdiği tarih olan 30.02.2017 tarihinden itibaren işlemeye başlar.   İptal […]

Read more

İptal ve Tam Yargı Davaları

16 Nisan 2018

İptal Davası Nedir? İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olması anayasal bir zorunluluktur. Bu anlamda idari yargıda açılacak davalar, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalardan ibarettir. Detaylı Bilgi İçin İptal Davası Nasıl Açılır Konulu Yazımızı Okumanızı Tavsiye Ederiz. İptal Davası Açma Süresi Ne Kadardır? İptal davaları ilgili işlemin tebliğinden itibaren belirli bir süre içerisinde açılmalıdır. İptal davalarına ilişkin süreler esasen, iptale konu edilecek işlemin türüne göre değişmektedir. Bu anlamda Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay da ve İdare Mahkemelerinde 60, vergi mahkemelerinde ise 30 gündür. Fakat bu süreler; İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda,Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; tarihi izleyen günden başlar. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren 15 gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. İdari İşleme Karşı Üst Makama Başvuru Yapılmış İse Dava Açma Süresi Nasıl Belirlenir? Kural olarak ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması için üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Şayet 60 gün içinde başvuru yapılan makam tarafından bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu anlamda isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Konunun daha iyi anlaşılması bakımından örnekle açıklamak gerekirse A, ya Beylikdüzü belediyesi tarafından 01.01.2017 tarihinde idari para cezası kesilmiş olsun. Akabinde A, Beylikdüzü ilçe belediyesi tarafından kendisine kesilen idari bir para cezasının kaldırılması konusunda 15.01.2017 tarihinde belediyeye başvuruda bulunmuş olsun. Belediye görevlilerinin A’nın bu talebine yönelik olarak 45 gün sonra yanıt verdikleri ihtimalinde, öncelikle A’nın Belediye’ye başvurduğu tarih itibari ile aleyhine tesis edilen idari işleme karşı dava açma süresi duracaktır. Devamında 45 gün sonra belediyeden gelen yanıtla birlikte A’nın dava açma süresi işlemeye devam edecektir. Dolayısıyla A’nın işlemin tesis edildiği günden itibaren işlemeye başlayan ve belediyeye başvuru yapması ile duran kalan dava açma süresi 45 gündür ve bu süre belediyenin A’ya cevap verdiği tarih olan 30.02.2017 tarihinden itibaren işlemeye başlar. İptal Davasında Menfaat İhlali Şartı Nedir? Menfaat ihlali kavramı, iptal davaları bakımından […]

Read more

Kamulaştırılan Malın Geri Alınması Davası

21 Mart 2018

Kamulaştırma Nedir? Kamulaştırma, mal sahibinin istekli olup olmadığına bakılmaksızın, özel mülkiyet içerisinde bulunan bir taşınmaz malın, kamu malları arasında yer almasını sağlayan bir yoldur. Özetle kamulaştırma, malikin rızası olmaksızın devletin kamu yararına özel mülkiyeti sona erdirdiği bir işlemdir. Kamulaştırmasız El Atma Nedir? İdare kimi durumlarda, kamulaştırma yoluna gitmeden yahut yasal bir dayanağı olmaksızın özel mülkiyette bulunan bir taşınmaza el atma yoluna başvurmaktadır.Bilinmelidir ki esasen idarenin bu davranışı hukuk dışı bir yoldur ve idarenin haksız fiili niteliğindedir ve bu duruma kamulaştırmasız el atma denir. Kamulaştırılan Malın Geri Alınması Hakkı Nedir? Kamulaştırılan malın geri alınması hakkı, idarece usule uygun olarak kamulaştırılan bir malın kamulaştırma amacına ve/veya kamu yararına olacak herhangi bir amaca tahsis edilmemesi durumunda, malın maliki tarafından geri alınmasına ilişkin hakkı ifade etmektedir. Kamulaştırılan Malın Geri Alınması Hakkı Nasıl Kullanılır? Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde, kamulaştırmayı yapan idarece veya malın devir veya tahsisi yapılan idarece; kamulaştırma ve devir amacına uygun hiç bir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini, bedeli aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödeyerek, taşınmaz malını geri almak hakkına sahiptirler. Doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmayan geri alma hakkı düşer Kamulaştırılan Mal Ne Kadar Süre İçerisinde Geri Alınabilir? Kamulaştırılan mal geri almaya ilişkin şartları şayet  taşıyor ise, geri almaya ilişkin hakkın, doğmasından itibaren bir yıl içerisinde kullanılması gerekmektedir. Zira doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmayan geri alma hakkı düşer. Bu süre geçtikten sonra kamulaştırılan taşınmaz malda hakları bulunduğu iddiasıyla eski malikleri veya mirasçıları tarafından idareden herhangi bir sebeple hak, bedel veya tazminat talebinde bulunulamaz ve dava açılamaz. Aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz mal birlikte kamulaştırıldığı takdirde bu taşınmaz malların durumunun bir bütün oluşturduğu kabul edilerek  buna da yukarıda açıklanan şekilde uygulanır. Geri Almaya İlişkin Süreler Hangi Tarihten İtibaren Başlamaktadır? Kamulaştırılan malın geri alınabilmesi için 5 yıl süre ile malı kamulaştıran idarenin kamulaştırma amacına ve/veya kamu yararına özgü herhangi bir amaçla kullanmaması gerekmektedir. Bu anlamda 5 yıllık süre kural olarak kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren başlamaktadır. Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi ise malın satın alma yoluyla yani idare ile uzlaşma yolu ile yada dava sonucu mahkeme tarafından kamulaştırma kararı verilmesi durumunda farklı zamanlarda söz konusu olmaktadır. Bu anlamda kamulaştırma bedeli şayet idare ile uzlaşmak suretiyle malın kamulaştırılması yoluna başvurulmuş ise anlaşma tutanağının düzenlendiği tarihte kesinleşecektir. Bir diğer ihtimal olarak şayet idare ile anlaşma vuku bulmadığından dava yoluna gidilmiş ise işbu halde mahkemenin kararı ile birlikte kesinleşecektir. Dolayısıyla süreler hangi yola başvurulduğuna göre değişmektedir. Nitekim geri almaya ilişkin hakkın doğum tarihi yani kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren 5 sene geçtikten ve  malın geri alınmasına ilişkin diğer şartlarda vuku bulduktan sonra hak doğmuş olacaktır. Dolayısıyla yukarıda detaylı açıklanan 5 senelik sürenin dolması tarihinden itibaren 1 sene içerisinde geri almaya ilişkin hak kullanılmalıdır aksi halde hak düşer. Kamulaştırmasız El Atma Davası Nedir? İdare çoğu zaman kamulaştırma işlemini tamamlamadan,  adeta kamulaştırma yapılmış gibi taşınmaza el atmakta ve bayındırlık hizmetini fiilen başlatmaktadır. İdarenin bu hukuk dışı fiiline karşı taşınmaz malikinin müdahalenin meni davası açması veya taşınmaz mülkiyetinden idare lehine vazgeçerek taşınmaz bedelinin tespit edilip kendisine ödenmesi şeklindeki talebini bir dava ile ileri sürmesi halinde kamulaştırmasız […]

Read more

İdare İptal Davası

3 Nisan 2017

Hukuka aykırı bir idari işlemin idare mahkemesi tarafından iptal edilmesine yönelik dava türü iptal davasıdır. İdari Yargılama Usul Kanunu’na göre iptal davaları idari işlem hakkında yetki,sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalardır. İptal davası idari işlemlere karşı açılabilir. İptal davasının amacı idari işlemin hukuka uygunluğu varsayımını ortadan kaldırmaktır. İptal ,idari işlemi bütün hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırır. Dava öncelikle ön koşullar yönünden incelenir. Ön koşullarda bir sorun yoksa davanın esastan incelenmesine geçilir. İPTAL DAVASINDA GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR? Görev ,mahkemenin dava konusu itibariyle yetkili olup olmadığını belirtir. İptal davası idari yargı koluna mensup bir mahkemede açılacaktır. Bu mahkemeler idare mahkemesi,vergi mahkemesi ve Danıştay’dır. Bir idari dava vergi mahkemelerinin ve ilk derece olarak Danıştayın görev alanına girmiyorsa o davada genel görevli mahkeme idare mahkemeleridir. İDARİ SÖZLEŞMELERE KARŞI İPTAL DAVASI AÇILABİLİR Mİ? İptal davasının konusu idari işlemlerdir. İdari sözleşmelere ve idarenin eylemlerine karşı iptal davası açılamaz. GÖREVSİZ MAHKEMDE DAVA AÇILIRSA NOLUR? Bir iptal davasının görevsiz mahkemede açılması durumunda üç ihtimal söz konusu olur; İptal davası ,idari yargının görev alanına girmekle birlikte yanlış mahkemede açılmış ise,örneğin idare mahkemesinde açılması gereken bir dava Danıştay’da açılmış ise görevsiz mahkeme davanın görev yönünden reddine ve dava dosyasının görevli olan mahkemeye gönderilmesine karar verir. İdare mahkemesinde ,danıştayda yahut vergi mahkemesinde açılmış olan bir dava aslında adli veya askeri yargının görev alanına giriyorsa ,idari yargı yine görevsizlik kararı verir. Ancak burada mahkeme dosyayı başka mahkemeye göndermez. Bu durumda davacının kendisinin görevli mahkemeye başvurması gerekir. Çözümlenmesi Danıştay’ın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir. MAHKEME KENDİLİĞİNDEN GÖREVSİZLİĞİ İNCELER Mİ? Görev kamu düzenine ilişkin bir konudur. Görevsizlik itirazı yapılsa da yapılmasa da ,mahkeme davanın her aşamasında kendiliğinden görevli olup olmadığını araştırıp ,görevsizlik kararı verebilir. YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR? Bir davanın hangi yerdeki mahkemede bakılacağını ifade eden husus yetkidir. İdari yargılama usul kanununa göre kanunlarda ayrıca bir yetkili mahkeme gösterilmemişse(gösterilmişse o mahkeme özel yetkilidir.) genel yetkili idare mahkemesi ,dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Diğer bir ifade ile ,bir iptal davasının ,idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır. Mesela Harran üniversitesinin vermiş olduğu bir disiplin cezasına karşı iptal davası,Şanlıurfa idare mahkemesinde açılır. Kanun yukarıda da belirtildiği gibi bazı hallerde özel yetki kuralları koymuştur. Dolaysıyla bu kategoriye giren davalar özel yetki verilmiş mahkemelerde görülür. Örneğin taşınır ve taşınmaz  mallara(imar ,kamulaştırma,yıkım işgal gibi) ilişkin davalarda yetkili mahkeme taşınır ve ya taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir. Diğer bir örnek olarak  kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme ,kamu görevlisinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. İdari yargıda yetki kamu düzenindedir ve mahkemece kendiliğinde incelenir. Mahkeme davanın her aşamasında yetkisizlik kararı verebilir. İPTAL DAVASINA KONU İŞLEM KESİN VE YÜRÜTÜLMESİ GEREKEN BİR İDARİ İŞLEM OLMALIDIR. İptal davası ancak tek taraflı idari işlemlere karşı açılabilir. İdari eylemlere ve idari sözleşmelere karşı iptal davası açılamaz. İdari yargılama usul kanununa göre bir idari işlemin iptal […]

Read more

İdare Tam Yagı Davası

3 Nisan 2017

Tam yargı davası ,idari eylem ve işlemler sonucunda kişisel hakları doğrudan ihlal edilenlerin uğradıkları zararın giderilmesi amacıyla idari yargıda açtıkları davalardır. Diğer bir ifade ile ,tam yargı davaları ,idareye karşı idari mahkemelerde açılan tazminat davalarıdır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi tazminat davaları ,idarenin eylem ve işlemleriyle kişilere uğrattığı zararın tazmini amacıyla açılan tam yargı davalarıdır. Tazminat davalarında ,idarenin eylem ve işlemleriyle maddi olarak ölçülebilen bir zarara uğrayan davacı,idarenin bu zararı karşılayan miktarda para ödemesini talep eder. Örneğin belediyenin yol yaparken bazı yerlerdeki çukurları açık bırakıp hiçbir önlem almaması neticesinde bir trafik kazası meydana gelirse,bu kazada zarara uğrayanlar belediyeye karşı idare mahkemesinde tam yargı davası açıp zararlarını tazmin edebilirler. Ya da idare bir memurunun görevine son vermiş olabilir. Memur boşta kaldığı süre içinde maaşından mahrum kalmış ve zarara uğramıştır. Bu memur görevine son verme işlemine karşı iptal davası açar. Mahrum kaldığı maaşlarını alabilmek için de tam yargı davası açar. TAM YARGI DAVASINDA GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR? Görevli mahkemede açılmayan dava ön koşul eksikliğinden reddedilir. Görev ,mahkemenin dava konusu itibariyle yetkili olup olmadığını belirtir. Tam yargı davası idari yargı koluna mensup bir mahkemede açılacaktır. Bu mahkemeler idare mahkemesi,vergi mahkemesi ve Danıştay’dır. Bir idari dava vergi mahkemelerinin ve ilk derece olarak Danıştayın görev alanına girmiyorsa o davada genel görevli mahkeme idare mahkemeleridir. TAM YARGI DAVASINDA YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR?  İdari yargılama usulü kanunun 36. Maddesine göre tam yargı davlarında yetkili mahkeme sırasıyla, Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili Zarar ,bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise,hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer , Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. İdari işlemlerden kaynaklanan tam yargı davalarında yetkili mahkeme ,bu işleme karşı iptal davası açılsaydı hangi mahkeme ise tam yargı davasında da o mahkemedir. İdari eylemlerden kaynaklanan tam yargı davalarında yetkili mahkeme ,eylemin yapıldığı yer mahkemesidir. Örneğin belediyeye ait bir iş makinesinin yanlışlıkla özel şahsın duvarını yıkması neticesinde bu kişinin uğradığı zarar tazmini istemiyle açacağı dava bu olayın meydana geldiği yer idare mahkemesidir. Diğer hallerde açılacak tam yargı davalarında yetkili mahkeme davacının ikametgah mahkemesidir. İdari yargıda yetki kamu düzenindendir. Yani mahkemece kendiliğinden incelenir. Tam yargı davalarına bakan mahkeme her zaman yetkisizlik kararı verebilir. İdari sözleşmelerden doğan tam yargı davalarında yetkili mahkeme ,idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. DAVALIYA İLİŞKİN ÖN KOŞULLAR İdare mahkemeleri davayı öncelikle husumet yönünden inceler. Davalı gösterilmemişse veya yanlış gösterilmişse mahkeme dilekçeyi doğru davalıya tebliğ eder. Tam yargı davasında davalı ,zarar bir idari işlemden meydana gelmişse ,dava konusu işlemi tesis eden makamdır. Zarar bir idari hizmetin yürütülmesine ilişkin bir idari eylemden kaynaklanmışsa, davalı, hizmeti nihai olarak düzenleyen en yüksek makamdır. DAVANIN KONUSU Tam yargı davasına, idari işlemden ,idari eylemden ve idari sözleşmelerden doğan zararlar konu teşkil eder. İdari işlemlerin bizzat yapılmasından değil,onların uygulanmasından zarar ortaya çıkar. O nedenle tam yargı davası açılabilmesi için idari işlemin yapılmış olması yetmez,uygulanmış olması da gerekir. İdari işlem uygulanmış ve zarar da doğmuş ise bu durumda hem iptal hem de tam yargı davası açılması hakkı doğar. İdarenin bir idari işlem olmaksızın yaptığı eylemlerle ve davranışlarla da bireylerin zarar görmesi mümkündür. Örneğin bir polis memurunun açtığı ateş sonucu sokakta yürüye bir kişi yaralanmış olabilir, devlete ait bir fabrikanın bacasından çıkan […]

Read more

İdare Hukuku

22 Şubat 2017
Amacı kamu yararını sağlamak olan İdare Hukuku, fertler ve toplulukları ile yürütme ve onun teknik uzantısı olan idare arasındaki ilişkileri düzenleyen bir hukuk dalıdır. İdarenin yapmakla yükümlü olduğu işlemler ile gerçek ve tüzel kişi sorumluluklarının belirlendiği yasa kapsamında hukuka uyumluluk ve aykırılıklar tespit edilir. Söz konusu işlemlerin hukuka aykırı olması halinde bu hukuka aykırılıkların giderilmesi için idarenin yetkili mercilerine başvurulması ve davaların açılması gerekmektedir. Çelik Avukatlık , müvekkillerine bu alanda dava vekilliği hizmeti ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet kapsamımızı aşağıdaki gibi sıralayabiliriz. Dava Vekilliği Hizmetleri Tam yargı davaları (tazminat talebi içeren davalar) Askeri İdare ve Yüksek İdare Mahkemesi davaları Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalar İptal davaları Vergi uyuşmazlığından doğan davalar Ecri misil düzeltme ihbarnamesinin iptali davaları Belediye cezalarına karşı açılan iptal davaları İdarenin düzenleyici işlemlerinin iptali davaları Disiplin cezalarının iptali davaları İhale hukukuna ilişkin ihtilaflar ve ihale davaları Danışmanlık Hizmetleri İdari dilekçelerin denetlenmesi İdari dilekçelerin düzenlenmesi ve hazırlanması İdari işlemlerde gerekli evrakların düzenlenmesi ve denetlenmesi Kamu ihale şartnamelerinin hazırlanması ve denetlenmesi İdari sözleşmelerin hazırlanması, yorumlanması ve denetlenmesi Kamu ihalelerine katılım Şirketlerin vergi mevzuatı çerçevesinde denetlenmesi, aksaklıkların düzeltilmesi Dava takibi ve uyuşmazlık çözümü Uzlaşma işlemlerinin takibi Vergi uyuşmazlıklarının idari aşamada uzlaşma yoluyla çözümü Çelik Avukatlık, müvekkillerinin çeşitli idareler ile uyuşmazlıklarının çözümü ve tüm vergi ihtilaflarının giderilmesi hususunda deneyimi ve bilgi birikimi ile yol gösteriyor. Dava süreci, takibi ve sonuçlanması sırasında hukuki vekillik ve danışmanlık yapıyor. Read more