Bu Makaleyi Paylaş

Kredi Kartı Nedir?

Kredi kartı bankalar tarafından müşterileri için tasarlanan, nakit para kullanmaksızın mal, ürün veya hizmet almanıza imkan sağlayan basılı bir kartı veya fiziki anlamda bir varlığı bulunmayan bir kart numarasını ifade etmektedir.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçu Nedir?

Kredi kartı dolandırıcılığı suçu Türk Ceza Kanunu’n da bilişim suçları kategorisinde ve  ilgili kanunun 245. maddesinde “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçu olarak ifade edilmek suretiyle düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyle kredi veya banka kartıyla gerçekleştirilen her türlü hukuka aykırı yarar sağlama eylemlerinin bu suç tipini oluşturacağı belirtilmiştir. Kanun koyucu ilgili madde ile söz konusu kartların haksız, hukuka aykırı olarak kullanılması yoluyla bankaların ve kart sahiplerinin zarara sokulması ve bu suretle hukuka aykırı yarar sağlanması önlenmek istenmektedir.
Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunun Cezası Nedir?

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunun Cezası Nedir?

Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kişi, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi hususunda gereken kişinin rızası olmaksızın kartı kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlar ise, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılacaktır. Ancak kredi kartı dolandırıcılığının, sahte oluşturularak  veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle işlenmesi halinde, bu suçu işleyerek kendisine veya bir başkasına yarar sağlayan kişi, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Bankanın Sorumluluğu Nedir?

Kredi kartı dolandırıcılığına ilişkin olarak kartın sahibi olan kişinin yani tüketicinin korunması maksadı ile kart veren kuruluş yani bankalar ve üye iş yerlerine karşı (post cihazı kullanarak alışveriş yaptığınız iş yerleri) tüketicinin korunması esasına dayanan çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür. Örneğin kopyalanan kredi kartlarına ilişkin işlemlerin incelenmesi ve sonuca bağlanması kart sahibi bankanın yükümlülüğündedir. Esasen tüketici konumunda olan banka kartını kullanarak söz konusu hizmetten faydalanan kişi, bu hususu bankaya yalnızca bildirmekle mükelleftir. Burada önemli olan bir diğer husus özellikle kredi kartlarına ilişkin bankalar tarafından belirli periyotlar dahilinde gönderilen hesap ekstrelerinin tüketici tarafından dikkatle incelenmesi ve bir yanlışlık yada kendisi tarafından yapılmayan bir işlemi fark eden tüketicinin bu hususu gecikmeksizin kart sahibi bankaya bildirmesidir. Bilhassa kopya kartlara istinaden yapılan dolandırıcılık bakımından bankaların sorumluluğu bulunmaktadır. Buna göre bu tarz şüpheli işlemler kendisine bildirilen kart sahibi banka derhal gerekli incelemeleri yapmak zorunda ve kart sahibi kişiyi maddi zarara uğratmamak için gerekli önlemleri de almak zorundadır.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kredi kartı dolandırıcılığı suçu Türk Ceza Kanunu’nda bilişim suçları kategorisinde düzenlenmiştir. Bilişim yolu ile işlenen suçlar bakımından Türk Ceza Kanunu’nda  görev ve yetkiye ilişkin olarak özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısı ile genel hükümler değerlendirildiğinde internet yolu ile işlenen bu suçlar bakımından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleri olacaktır.

Yetki bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12. Maddesi hükümleri uyarınca;

  • suçun işlendiği yer mahkemesi,
  • teşebbüste son icra hareketinin gerçekleştirildiği yer mahkemesi,
  • zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi                             

internet yolu ile işlenen bu  suçlarda yetkili mahkemenin belirlenmesinde esas alınmalıdır.
Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Zaman Aşımı

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Zaman Aşımı

Kredi kartı dolandırıcılığı suçu soruşturulması ve kovuşturulması bakımından şikayete tabi suçlardan değildir. Dolayısı ile suç mağduru kişinin şikayeti olmaksızın da adli makamlara intikal eden bir vaka savcılık tarafından soruşturulacaktır. Bu hususa ilişkin zaman aşımı süresi de soruşturmalar bakımından öngörülen genel zaman aşımı süresi olan 8 yıldır. Bu süre içerisinde her zaman suça ilişkin soruşturma yapılması mümkündür.


HUKUKİ SÖZLÜK

 

Teşebbüs: Suçun işlenmesine elverişli ve icrai hareketler ile suçun işlenmesine başlanması fakat suçun tamamlanamaması anlamına gelir.

Şikayet: Suç teşkil eden bir fiile maruz kalan kişinin, fiili gerçekleştirenin cezalandırılmasını istemesidir.