Manevi Tazminat Hukuku

Ülkemizde adalet sistemi çok farklı çeşitlerde hukuk kuralları ile yürütülmektedir. Bu sistem içerisinde kişiler, işletmeler ve devletin taraf olduğu davalar görülmektedir. Bu davaların içerisinde en çok görülmekte olan davalar tazminat davalarıdır. Tazminat davaları, karşı tarafın bir hareketinden, davranışından, işleminden ya da benzeri şeyden dolayı bunlara maruz kalan kişi ya da kişiler tarafından açılan davalardır. Maddi ve manevi tazminat hukuku olarak adlandırılmakta olan sistemler tarafından sürecin nasıl işleyeceği ve neler yapılabileceği belirlenmektedir. Tüm hukuk kurallarında olduğu gibi tazminat davalarında da bu kanunlar tarafların haklarını ve yükümlülüklerini belirlemektedir.

Tazminat Hukuku Süreçleri

Tazminat davaları maddi ve manevi tazminat davaları olarak çeşitlendirilmektedir. Maddi tazminat davasında bir tarafın işlem ya da eylemi ile diğer tarafın mal varlığında bir azalmanın meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra mal varlığı değerinin artışının engellenmiş olması da maddi tazminat kapsamına girmektedir. Manevi tazminat davalarında kişinin karşı tarafın iş ve işlemlerinde dolayı yıpranma, üzülme ya da benzeri şekilde manevi olarak zarar görmesi gerekmektedir. Bu manevi zarar sonucu için manevi tazminat hukuku hükümlerince tazminat davası açılabilmektedir. Maddi tazminat davalarında maddi kayıpların giderilmesi için dava açılırken manevi tazminat davalarında psikolojik olarak meydana gelen yıpranmanın onarılması amaçlı olarak dava açılır.

Manevi Tazminat Davaları

Ülkemizde manevi tazminat ya da maddi tazminat davaları tutarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemelerinde yürütülmektedir. Manevi tazminat hukuku kapsamında zarar görmüş olduğunu iddia eden taraf, bu zararını ortaya koyacak bilgi ve belgeleri öne sürmelidir. Bunun yanı sıra bu iddiasını güçlendirecek savunmasını yapmalıdır. Maddi ve manevi tazminat davalarında iş ve işlemlere göre değişmekle birlikte farklı zamanaşımı süreleri bulunmaktadır. İşlemlerin daha kolay yürütülebilmesi için savunma avukatı tercih etmek tavsiye edilmektedir.

Benzer Yazılar

Bakırköy İş Hukuku Avukatı

Çelik Avukatlık

Mülkleriniz İçin Gayrimenkul Hukuku Avukatı

Çelik Avukatlık

Türk Aile Hukuku

Çelik Avukatlık

Florya Tazminat Avukatı

Çelik Avukatlık

Şirinevler Tazminat Avukatı

Çelik Avukatlık

Boşanma Avukatı

Çelik Avukatlık

2 Yorumlar

H**** Ş**** 26 Mart 2019 at 09:09

merhabalar eşimin yengesi tarafından sürekli dedikodu iftira ve ortalıkta konuşulan yalanları ile karşı karşıya kalıyorum dün söylediği iftirayı bugün demedim diye inkar ediyor ve ben artık bundan sıkıldım dava açmam artık bu kadını susturmam lazım nasıl bir ceza alır neler yapmam lazım inkar ediyor yaptıgı şeyleri sürekli namusumuz hakkında laf çıkarıyor aileyi yıkmaya çalışıyor ben erkek oldugum için kadına bulaşmak istemiyorum kocasıda susturamıyor ancak böyle bir çare ile susturabilirim

Cevap ver
Çelik Avukatlık Bürosu 27 Mart 2019 at 15:38

Merhaba, hakkınızda yapılan dedikodu, iftira ve benzeri söylemler kişilik hakkınıza saldırıdır. Kişilik hakkınıza yönelik yapılan saldırılara karşı Türk Medeni Kanunu madde 25’e göre dava açma haklarına sahipsiniz. Bununla ilgili ayrıca Yargıtay’ın vermiş olduğu kararlar da mevcuttur. Kişilik hakkınıza yapılan saldırı açıksa ve burada sizin psikolojik durumunuzu etkileyen söylediğiniz gibi hayatınızı kötü derecede etkileyen faktörler var ise bu yola başvurarak talepte bulunabilirsiniz.

Cevap ver

Yorum Yap

* Bu formu kullanarak, verilerinizin bu web sitesi tarafından saklanması ve kullanılmasını kabul etmiş olursunuz.