Bu Makaleyi Paylaş

Mirasçı Kimdir?

Türk hukuk sisteminde mirastan pay alacak olanlar miras bırakan kişinin yasal mirasçılarıdır.

Eski bir sözde dendiği üzere ‘kanda en yakın malda en yakındır.’ Bu anlamda yasal mirasçılar içerisinde ölenin kan hısımları, vefat ettiğinde sağ ise eşi ve şayet var ise evlatlığı da yer almaktadır.  Bunların dışında miras bırakan sağlığında, vasiyetname ve/veya miras sözleşmesi yapmak suretiyle mirasçı atayabilir. Fakat atanmış mirasçılar, mirasa yasal mirasçılar gibi kendiliklerinden yani külli geçiş ile sahip olamamaktadırlar. Bu anlamda atanmış mirasçılar ve vasiyet alacaklıları, yalnızca bir alacak hakkına sahiptirler.

Mirasın Reddi Nedir?

Mirasın reddi terekenin kapsamındaki tüm hak ve borçların reddedilmesi anlamına gelir. Bu anlamında mirası reddeden, mirasçı terekeden kaynaklanan haklarını haiz olamayacağı gibi yine terekeden doğan borçları da ödemekle mükellef olmayacaktır.  Kural olarak yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddetme hakkını haizdirler.

Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?

Mirası reddetmek isteyen yasal ve atanmış mirasçılar 3 ay içerisinde miras bırakanın son yerleşim yerinde olan  Sulh Hukuk Mahkemesine yapacakları yazılı veya sözlü başvuru ile birlikte mirası reddedebilirler. Miras, kural olarak miras bırakanın ölümü ile birlikte külliyen yasal mirasçılara intikal etmektedir. Yani mirasın intikali noktasında yasal mirasçıların herhangi bir işlem yapmasına gerek yoktur. Mirasın reddi için öngörülen 3 aylık sürede mirasın mirasçılara intikal tarihinden yani miras bırakanın ölüm tarihinden itibaren başlamaktadır. Yine mirasın reddi beyanında bulunacak mirasçıların söz konusu beyanları kayıtsız şartsız iletmeleri ve aynı zamanda ayırt etme gücünü haiz ve ergin olmaları gerekmektedir.

Mirasın Reddi Hangi Süre İçerisinde Yapılmalıdır?

Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dolayısıyla yukarıda belirtilen süreler içerisinde reddedilmeyen miras kabul edilmiş yani iktisap edilmiş olacaktır.

Mirasın Reddeden Mirasçının Alacaklıları Reddin İptali Davası Açabilirler Mi?

Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler.

Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu anlamda mirasçının alacaklılarının reddin iptalini isteme hakkı verilmek suretiyle alacaklıların hakları korunmaktadır.

Mirasçının Alacaklılarının Açacağı Reddin İptali Davasının Koşulları Nedir?

Mirasçının alacaklılarının açacağı reddin iptali davası bakımından bazı koşulların vuku bulması gerekmektedir. Bu anlamda aşağıdaki koşulların  birlikte oluşması gerekmektedir.

  • Mirası reddeden mirasçının kendi mal varlığı borcuna yetmemelidir.
  • Mirasçı alacaklılarını zarara uğratmak maksadıyla mirası reddetmelidir.
  • Mirasçının alacaklılarına yeterli bir güvence de verilmemiş olmalıdır.
  • Mirasçının, mirası ret tarihinden itibaren başlamak üzere, 6 ay içerisinden reddin iptali davası açılması gerekmektedir.

Mirasın Reddinin Sonuçları Nelerdir?

Mirasın reddedilmesi durumunda, mirasçılık sıfatı geçmişe etkili olarak sona ermektedir. Bu anlamda mirası reddeden yasal mirasçı ve/veya atanmış mirasçı terekeye konu hiçbir haktan yararlanamayacağı gibi terekeye konu borçlardan da sorumlu olmayacaktır. Mirasın taksimi ve paylaşımı adeta mirası reddeden kişi ölmüş gibi yapılır.

Mirasın, Mirasçılardan Biri Tarafından Reddedilmesi Durumu

Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi adeta sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçecektir. Yani mirası reddeden mirasçının payı kural olarak diğer mirasçılara intikal eder.

Mirasın,  Atanmış Mirasçı/ Mirasçılardan Biri Tarafından Reddedilmesi Durumu

Atanmış mirasçı kendisine vasiyetname ve/veya miras sözleşmesi ile belirli bir mal veya hak bırakılan kimseyi ifade etmektedir. Kural olarak atanmış mirasçı da mirası reddetme hakkını haizdir. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalacaktır.

Mirasın Hükmen Reddi Nedir?

Mirasın hükmen reddi, esasen terekenin borca batık olması sebebiyle reddini ifade etmektedir. Bu anlamda ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Bu husus mirasın hükmen reddi olarak ifade edilmektedir.

Mirasın Gerçek Reddi Nedir?

Mirasın gerçek reddi, mirası reddetme hakkını haiz kişilerin yani yasal ve atanmış mirasçıların, yazılı veya sözlü olarak sulh hukuk hakimine başvurmaları ve kayıtsız şartsız olarak iradi tercihleriyle mirası reddetmeleri anlamına gelmektedir. Şayet bu hususa ilişkin vekaletname de açıklık bulunuyorsa mirası reddetme hakkını haiz kişiler vekilleri aracılığı ile ret beyanını mahkemeye iletebilirler.

Mirasın Reddi Beyanından Dönmek Mümkün Müdür?

Mirasın reddine ilişkin usule uygun olarak yapılan yazılı ve sözlü beyandan kural olarak dönülemez. Fakat hata, hile ve tehtid gibi irade bozukluğuna sebep olan durumlardan biri söz konusu ise yani mirasçının dönme beyanı gerçek anlamda kendi iradesini yansıtmıyorsa işbu halde anılan beyanın iptali mümkün olur.

Ret Süresi İçerisinde Mirasçılar Tereke Borçlarından Şahsen Sorumlu Olur Mu?

Mirasçılar mirası kural olarak 3 ay içerisinde reddedebilirler. Bu anlamda bu süre içerisinde mirasçılar terekenin borçlarından sorumludurlar. Bu süre içerisinde alacaklılar, tereke aleyhine borçlarını tahsil etmek üzere her türlü hukuki yola başvurma hakkına sahiptirler. Fakat mirasçılar tereke borçlarından şahsen sorumlu değildirler. Yani alacaklılar tereke aleyhine takip yapabilmekle beraber bu süre içerisine mirasçıların şahsi mal varlıklarına yönelik olarak herhangi bir takip yapmak yetkisini haiz değildirler.

Mirası Ret, Mirasçılık Belgesi İstemeye Engel midir?

Mirası ret, mirasçılık belgesi istemeye engel değildir. Bu hususa ilişkin hukuki sonuçların terekenin bölüşülmesi sırasında gözetileceği belirtilmek suretiyle talep edilen mirasçılık belgesi düzenlenip verilmelidir. Fakat mirasçılık belgesine ilişkin kararda, mirasın reddi sebebiyle mirasçılık sıfatını kaybedenlerin gösterilmesi ve bunların payının kimlere nasıl intikal edeceğinin de belirtilmesi gerekmektedir.

Mirasın Reddi Hakkı Düşer Mi?

Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.

Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine atfeden mirasçı, mirası kural olarak reddedemez. Bu anlamda zaman aşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmayacaktır.

Mirasın Reddedilmesi Halinde Alacaklıların Durumu (Tereke Alacaklıları)

Aşağıdaki şartların birlikte varlığı halinde alacaklılar, yani tereke alacaklıları mirası reddedenin sorumluluğuna başvurma hakkını haizdirler.

  • Ödemeden âciz bir miras bırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar.
  • Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere verilen çeyiz, bu sorumluluğun dışındadır.

İyiniyetli mirasçılar, ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde, tereke alacaklılarına karşı sorumlu olacaktırlar.

Mirasın Reddi Beyanı Hangi Mahkemede Yapılmalıdır?

Mirasın reddi beyanı yazılı veya sözlü olarak ölen yani miras bırakanın son yerleşim yeri  Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapılmalıdır.

Miras Hukukundan doğan uyuşmazlıklarınızın çözümünde destek ve yasal haklarınız hakkında detaylı bilgi almak için Çelik Hukuk Bürosu ile iletişime geçmeniz tavsiye olunur.

Mirasın reddi kanuni veya atanmış mirasçıların kendilerine geçmiş olan mirası kabul etmemek hususundaki irade beyanlarıdır. Mirasın reddi hakkına sahip olanlar ,kanuni ve atanmış mirasçılardır.

Mirasın reddi ,ancak miras hakkının mirasçıya geçmesinden sonra söz konusu olabilir. Mirasbırakan henüz hayatta iken , mirasın reddi mümkün değildir.

MİRASBIRAKANIN ÖDEMEDEN ACZİ NEDENİYLE RED KAVRAMI

TMK m.605/2 uyarınca ,ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse ,miras reddedilmiş sayılır.

Ödemeden aciz nedeniyle red , mirasın kendiliğinden kazanılması kuralının bir istisnasını teşkil eder.

Miras bırakanın ölümü anında ,bunun malvarlığında borçlarını karşıHukuk Bürosu veya malın bulunmaması durumunda ,ödemeden aciz halinin ,diğer bir ifadeyle terekenin borca batık olduğu kabul olunur.

MİRASBIRAKANIN ÖLMEDEN ÖNCE İFLAS ETMESİ HALİNDE MİRAS REDDEDİLMİŞ SAYILIR MI?

Bu hal miras bırakanın ödemeden aczinin resmen tespit edilmiş olması halidir. Resmen tespit edilmiş diğer hallere ise şu örnekler verilebilir: miras bırakan hakkında alacaklısının ödemeden aciz belgesi almış olması veya büyük bir borcu için malları üzerinde haciz konulmuş olması hallerinde mirasın hükmen red sonucu meydana gelecektir.

MİRASBIRAKANIN ÖDEMEDEN ACZİNİN AÇIKÇA BELLİ OLMASI DA HÜKMEN RED SONUCUNU DOĞURUR MU?

Hükmen red sonucunu doğuran ikinci hal miras bırakanın ödemeden aczinin açıkça belli olmasıdır. Bundan maksat terekenin borca batık olduğunun yayılmış ,yani miras bırakanın borçlarını ödeyecek malı veya parası olmadığının herkesçe bilinir olmasıdır.

ÖDEMEDEN ACİZ NEDENİYLE REDDİN HÜKÜMLERİ NELERDİR?

Ödemeden aciz nedeniyle reddin başlıca hükmü ,mirasın mirasçı tarafından reddedilmiş olduğunun karine olarak kabul edilmesidir. Böyle bir halde miras kendiliğinde reddedilmiş sayılır. Burada mirasçının red beyanında bulunmasına gerek yoktur, bu hükümler kendiliğinden gerçekleşir.

MİRASIN HÜKMEN REDDİNİN TESPİTİ MAHKEME YOLUYLA İSTENEBİLİR Mİ ?

Hükmen red durumunun dava yoluyla tespiti istenebileceği gibi ,açılmış olan bir davada veya yapılan bir icra takibinde itiraz yolu ile de bu ileri sürülebilir. Böyle bir itiraz yapılması süreye bağlı değildir.

MİRASIN HÜKMEN REDDEDİLMİŞ OLMASININ SONUÇLARI NELERDİR?

Hükmen red halinde mirasın reddine ait sonuçlar meydana gelir. Özellikle ,mirasçının mirasçılık sıfatı ve miras bırakanın borçlarından sorumluluğu otomatik olarak ortadan kalkar.

MİRASI RED HAKKINDAN YOKSUNLUK SEBEPLERİ NELERDİR?

Mirasçı iki halde red hakkından yoksun olur ,diğer bir ifadeyle iki halde mirasçının red hakkı düşer. Bunlarda ilki mirasın açık veya örtülü olarak kabul edilmiş olmasıdır. İkincisi ise süresi içinde red hakkının kullanılmamış olmasıdır. Birinci yoksunluk sebebi hükmen reed hakkında da geçerlidir.

MİRASIN KABÜLÜ NASIL OLUR?

Miras mirasçılara kendiliğinden geçer. Ancak red hakkından yoksun olmamak için mirası kabul manasına gelen davranışlarda bulunmaması gerekir.Miras açık bir irade beyanıyla kabul edilebileceği gibi bazı fiil ve muamelelerin yapılması şeklinde ,miras bırakanın örtülü kabulü ile de gerçekleşmiş olabilir. Mirası açık veya örtülü olarak kabul eden mirasçının mirası red hakkı düşer.

Mirasın örtülü kabulünü doğuran işlem ve fiiller şunlardır:

  • Mirasçının terekeye karışması,bunun olağan yönetimini gerektirmeyen veya mirasa ait işlerin idaresi niteliğinde bulunmayan bir işlem veya fiili yapmasıdır.
  • Mirasçının terekeye ait bir malı gizlemesi veya bunu zimmetine geçirmesidir.

TEREKEYE(MİRASA) AİT BİR TAŞINMAZIN SÜRESİ BİTMESİ SEBEBİYLE KİRA KONTRATININ YENİLENMESİ DURUMUNDA MİRASÇI RED HAKKINDAN YOKSUN OLUR MU?

Terekeye ait işlerin devam ettirilmesi amacıyla yapılan işlemler mirasçıyı mirası red hakkından yoksun bırakmaz. Örneğin , terekedeki taşınmazların süresi dolmuş olan kira sözleşmelerinin yenilenmesi veya bu taşınmazlarda terekeye giren bir işletmede çalışanların iş sözleşmelerinin yapılması veya yenilenmesi veya feshedilmesi olağan bir idare işlemidir ve red hakkından yoksunluk getirmez.

Ayrıca TMK m.610/3 e göre zamanaşımı veya hak düşürücü sürelerin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebri icra takibi yapılması ,ret hakkını ortadan kaldrmaz.

MİRASI RED SÜRESİ NE KADARDIR?

Mirasçının mirası red hakkı,ancak miras kendisine geçmesinden sonra mevcut olabilir. Kanuni ve atanmış mirasçılar miras bırakanın ölümü anından itibaren mirası reddedebilirler. TMK m.6 uyarınca miras 3 ay içinde reddedilebilir. Süresi içinde reddolunmadığı takdirde miras, mirasçı tarafında kabul ve kesin olarak kazanılmış olur.

Önemli sebeplerin varlığı(mirasçının uzakta olması veya hastalığı gibi) halinde bu süre sulh hakimi tarafından uzatılabilir.

MİRASI RED HAKKININ KULLANILMASI NASIL OLUR?

Mirasın reddi ,mirasçılar tarafından sulh hukuk mahkemesine sözlü ya da yazılı beyanla yapılır. Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Sulh hakimi ,sözlü ya da yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder. Bu beyan ölenin son ikametgahı sulh hukuk mahkemesinde yapılır.

MİRASIN REDDİ BEYANINDAN DÖNÜLMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?

Mirası reddettikten sonra mirasçı kural olarak bun beyanından dönemez. Ancak hata,hile,ikrah gibi sebeplerin birinin bulunması halinde borçlar kanunun genel hükümleri uyarınca bu mümkündür ve red beyanının iptali kabildir. Ayrıca ,mirası reddeden mirasçı ,diğer mirasçıların muvafakatlarını almak şartıyla red beyanından dönebilir.

REDDİN REDDEDEN BAKIMINDAN HÜKÜMLERİ NELERDİR?

Mirasçının mirası reddetmesi ile mirasçılık sıfatı ortadan kalkar ve bu kişi sanki hiç mirasçı olmamış gibi sayılır. Bunu sonucu olarak ,mirası reddeden kişi miras bırakanın borçlarından da sorumlu olmaz.

REDDİN REDDOLUNAN MİRAS BAKIMINDAN SONUÇLARI NELERDİR?

Kanuni mirasçılardan birisi mirası reddederse ,onun hissesi,bu kişi miras bırakanın ölümünde sağ değilmiş gibi ,diğer mirasçılara geçer. Reddedenin altsoyu varsa ,reddedilen hisse bunlara geçer,altsoyu yoksa miras bırakanın diğer mirasçılarının hisseleri çoğalmış olur.

Atanmış mirasçıların mirası reddetmeleri halinde ölüme bağlı tasarrufta aksine bir kayıt yoksa ,miras bırakanın en yakın kanuni temsilcisine geçer.

En yakın bütün mirasçıların mirası reddetmesi halinde miras, sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye olunur. Tasfiye sonrasında artan bir şey kalırsa bu değer mirası reddetmemiş gibi en yakın kanuni mirasçılara verilir.

Altsoyun tamamı mirası reddederse bunların payı sağ kalan eşe geçer. Bu durumun oluşabilmesi için eşin mirası reddetmemiş olması gerekir.

MİRASIN ALT DEREECE LEHİNE REDDİ MÜMKÜN MÜDÜR?

En yakın bütün mirasçıların mirası kendilerinden sonra gelen derecedeki mirasçılar lehine reddetmeleri mümkündür. Bu takdirde ,mirasın resmi tasfiyesinden önce ,reddin lehine yapıldığı kişiye mirası kabul etmesi teklif olunur ve bu mirasçı ,teklifin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde mirası kabul edebilir. Süresi içinde bir beyanda bulunmaması halinde ,teklif yapılan mirasçının bunu kabul etmediği sonucuna varılır.

BORÇLULARINA BORCUNU ÖDEMEMEK İÇİN MİRASI REDDEDEN MİRASÇININ ALACAKLILARININ DURUMU

Borca batık olmayan mirası reddeden mirasçı ,beklenen bazı menfaatleri reddetmiş demektir. Böyle bir mirası reddeden mirasçı ,şahsen borç içinde olup borçlarını ödemekten aciz durumda bulunuyorsa,onun yapmış olduğu redden alacaklıları zarar görecektir. Burada mirasçı mirasla kazanacağı malları sırf alacaklılara kaptırmamak için hareket etmiş bulunmaktadır. Bu gibi durumlarda mirasçının alacaklısı ,mirasın reddinin iptali davası açabilir.

MİRASI REDDİN İPTALİ DAVASININ ŞARTLARI NELERDİR?

  • Mirası reddeden mirasçının red zamanında mevcut mallarının borçlarını ödemeye yetmemesidir. Burada mirasçı aleyhine icra dairesinden bir ödemeden aciz belgesi alınmış olması şart değildir. Mirasın reddi anında inanılır alacakların bulunması yeterlidir.
  • Mirasçının mirası reddederken alacaklılarını zarara sokmak amacını izlemiş bulunması gerekir. Bunu ispat yükü alacaklıya aittir.
  • Diğer şart ise reddin iptalini talep eden alacaklıya karşı ,mirasçı tarafından teminat gösterilmemiş olmasıdır.

Reddin iptali davası altı ay içinde açılmak gerekir. Bu sürenin başlangıcı mirasçının mirası reddettiği gündür.

REDDİN İPTALİ DAVASINDA GÖREVLİ MAHKEME NERESİDİR?

Yargıtay içtihatlarına göre burada görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

ÖLMEDEN ÖNCE MALLARINI MİRASÇILARINA BAĞIŞLAMIŞ OLAN MİRASBIRAKANIN RED OLUNDUĞU DURUMDA ALACAKLILARINI KORUYAN HÜKÜMLER NELERDİR ?

Miras bırakan ölmeden önce mallarını yasal mirasçılarına bağışlamış olabilir. Bu durumda mirasçıların bağışlanmış malları kendilerinde tutup borca batık mirası reddetmeleri mümkündür. Miras bırakanın böyle bir bağışlama yapmış olması ve mirasın da reddedilmiş olması durumunda miras bırakan alacaklılarını bilerek veya bilmeyerek zarara uğratmış olabilir. Bu gibi durumlarda Türk Medeni Kanunu miras bırakanın alacaklılarını koruyan hükümler getirmiştir. TMK m.618’e göre “ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı .ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar.”

Bu gibi durumlarda ,alacaklılar ,terekeden ve mirasçılardan elde edemedikleri alacakları dolaysıyla ,mirasbırakandan sağlar arası bağışlama alan ve mirası reddeden mirasçı aleyhine dava açarak ,alacakları oranında bu bağışlamaların geri verilmesini talep edebilirler.

HUKUKİ SÖZLÜK

Muris : Miras bırakandır

Vasiyet Alacaklısı : Miras bırakanın kendisine belirli bir mal veya hak bıraktığı kimsedir.

Yasal Mirasçı : Mirasa ölümle beraber kendiliğinden hak kazanan kanunda sayılı kişilerdendir.

Külli Halefiyet Prensibi : Mirasın yasal mirasçılara herhangi bir talebe gerek olmaksızın hak ve borçlarla beraber küllen geçişini ifade etmektedir Türk ve İsviçre Hukuk sistemlerinde külli geçiş sistemi benimsenmiştir.

Tereke : Mirası ifade eder.

Musaleh : Lehine belirli bir mal vasiyet olunan kişidir.