Bu Makaleyi Paylaş

Nafaka Nedir?

Nafaka, boşanma davası devam ederken veya  boşanma davasının sona ermesinin sonrasında  maddi anlamda olarak zorluğa düşecek olan eşe bağlanan ve diğer eş tarafından her ay ödenmesi gereken parayı ifade etmektedir.

Nafaka Türleri Nelerdir?

Maddi anlamda yoksulluğa düşecek olan eşe ödenecek nafakaya esasen devam eden bir boşanma davası süresince ve boşanma davası sonucunda mahkeme tarafından hükmolunabilir. Kanun koyucu bu hususa ilişkin olarak üç tür nafaka öngörmüştür. Bunlar;

  • Tedbir nafakası,
  • İştirak nafakası
  • Yoksulluk nafakasıdır.

Kimler Nafaka Talep Edebilir?

Boşanma davası devam ederken veya dava sonuçlandıktan sonra maddi anlamda zorluk yaşayacak olan eş diğer eşten nafaka talebinde bulunabilir. Örnek kabilinden açıklarsak; aylık geliri olmayan yada dar gelirli olan veyahut geçici işlerden çalışmasından dolayı düzenli bir gelire sahip olmayan eş/eski eş kural olarak kendisine uygun bir miktar nafaka ödenmesini talep edebilir. Örneğin ev hanımı olan A’nın geçimini eşi B sağlamaktadır. A, B’ye açtığı boşanma davasında davam devam ederken mahkemeden kendisine tedbir nafakası bağlanmasını yani B tarafından her ay belirli bir miktar para ödenmesini talep etme hakkına sahiptir.

Tedbir Nafakası Nedir?

Tedbir nafakası; boşanma davası devam ederken Mahkeme tarafından ailenin geçiminin sağlanması amacı ile hükmedilen nafakayı ifade etmektedir. Eşlerden her biri kural olarak hem kendileri hemde çocukları için tedbir nafakasına hükmolunmasını talep edebilir. Ancak bilinmelidir ki eşlerin talebi olmaksa dahi mahkeme ailenin geçimi ve çocuklar bakımından zaruri görüyor ise her halükarda tedbir nafakasına hükmedebilir.  Mahkeme tedbir nafakasına hükmederken eşlerin sosyo-ekonomik durumlarını gözetir. Bu hususun tespiti noktasında eşlerin sahip olduğu taşınır taşınmaz mallara ilişkin resmi sicillerin incelenmesine, tanık dinlenmesine ve daha birçok yönteme başvurabilir. Zira boşanma davası sırasında tedbir nafakasına hükmedilmesi için eş bakımından maddi anlamda zorluğa düşecek olması bir nevi şart olarak aranır. Ancak çocuklar bakımından böyle bir şart söz konusu değildir. Tedbir nafakası aylık olarak veya peşin olarak ödenen belirli bir miktar parayı ifade etmektedir. Nitekim tedbir nafakası dava açıldıktan belirli bir süre sonra talep edilmiş olsa dahi nafakanın başlangıç tarihi davanın açıldığı tarih olarak esas alınır. Ayrıca boşanma davası süresince tedbir nafakasına ilişkin olarak arttırılması veya azaltılması yönünde mahkemeden talepte bulunulabilir. Nitekim bir diğer önemli husus şudur ki; kendisine tedbir nafakası ödenmesini talep eden eş, boşanmaya kusuru ile sebep olsa dahi Mahkemece tedbir nafakasına hükmolunabilmesi için eşin sadece maddi anlamda zorluğa düşecek olması yeterlidir yani kusurlu olmasının bu nafaka bakımından etkisi olmaz. Eş kusurlu olsa dahi yoksulluğa düşecekse, ailenin geçimi sağlanamayacaksa tedbiren nafakaya hükmedilir.

İştirak Nafakası Nedir?

İştirak nafakası, boşanma davası sonucunda velayet hakkı kendisine verilmeyen eşin; ortak çocuğun bakımının sağlanması amacı ile çocuğun velayetinin verildiği eşe her ay düzenli olarak ödenen parayı ifade etmektedir. Dolayısı ile iştirak nafakası esasen ortak çocuğun; yiyecek,giyecek,eğitim,sağlık ve benzeri masraflarını karşılamaya yönelik olan bir nafakayı ifade etmektedir ve  dolayısıyla iştirak nafakasına hükmolunurken mahkemece çocuğun yararı gözetilmektedir. Nitekim boşanma davası devam ederken veya boşanma davası sonuçlandıktan sonra da iştirak nafakası talep olunabilir. Ancak bilinmelidir ki eşlerden birinin talebi olmasa dahi Mahkeme kendiliğinden iştirak nafakasına hükmedebilir. Mahkeme yalnızca kendisinde talep edilen iştirak nafakası miktarından daha fazla bir meblaya hükmedemeyecektir.

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Yoksulluk nafakası; boşanma davası sonucunda eski eşin boşanmanın gerçekleşmesinden dolayı yoksulluğa düşecek olan diğer eşe ödemesi gereken  nafakayı ifade etmektedir. Esasen boşanma nedeni ile yoksulluğa düşecek eş Mahkemece yoksulluk nafakasına hükmedilmek sureti ile maddi anlamda koruma altına alınmaktadır. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafakanın ödeneceği eş, nafakayı ödeyecek olan eşe nazaran ağır kusurlu olmamalıdır. Yani boşanmanın gerçekleşmesine ağır kusuru ile sebep olan eşe, boşanmanın gerçekleşmesinde bir kusuru olmayan eşin yoksulluk nafakası ödemesi söz konusu olamaz. Söz konusu nafakayı talep eden eş yoksulluğa düşecek olmalıdır. Yani maddi anlamda zorluğa düşmeli ve geçimini sağlayamayacak olmalıdır. Ayrıca eşin bu yoksulluğa da boşanmanın gerçekleşmesi dolayısı ile düşmesi beklenir. Örneğin ev hanımı A’nın geçimin eşi B sağlamaktadır. Boşanmanın kesinleşmesinden sonra herhangi bir geliri olmayan A boşanma dolayısı ile yoksulluğa düşeceğinden yoksulluk nafakası talep edebilir. Ayrıca yoksulluk nafakası eş tarafından talep olunmalıdır zira burada hakim eşin talebi ile bağlıdır ve talep olmaksızın kendiliğinden yoksulluk nafakasına hükmedemez. Ancak eşin talep ettiği nafaka miktarı ile mahkeme bağlı değildir. Dolayısı ile talep edilen nafaka miktarından daha fazlasına hükmedilemez ancak daha azına hükmedilebilir.

Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır?

Nafaka, yukarıda detaylı açıklandığı üzere yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası olmak üzere üç çeşittir. Yoksulluk nafakası, boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek olan tarafın maddi durumunu düzeltmek maksadı ile bağlanır. Tedbir nafakası, esasen halihazırda devam eden bir boşanma davasında hükmedilen bir nafaka türünü ifade etmektedir. İştirak nafakası da yine yukarıda detaylı açıkladığımız üzere evlilikten doğan ortak çocuğun masrafları, keza bu anlamda eğitim, sağlık ve benzeri sair harcamalarını ifade etmektedir. Fakat günümüzde özellikle çok hızlı şekilde değişen ekonomik konjonktür bireylerin alım gücünü önemli oranda etkilemektedir. Örneğin enflasyon oranının her geçen sene daha da çok artması bir önce ki yıl bize yeten maddi olanaklarımızla bir sonraki yıl geçinemez hale gelmemize sebep olabilmektedir. Bu durum nedeniyle boşanma ile birlikte lehine hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakaları, eski eş için artık yetersiz olabilmektedir. Dolayısıyla nafaka artırım davası esasen ekonomik nedenler başta olmak üzere herhangi bir nedenden dolayı mahkemece hükmedilen nafakanın artık gerekli masrafları karşılayamaması yani yetersiz kalması durumunda lehine nafakaya hükmolunan kişi tarafından nafaka yükümlüsüne açılan bir davayı ifade etmektedir.

Nafaka Artırım Davası Hangi Şartlarda Açılır?
Nafaka Artırım Davası Hangi Şartlarda Açılır?

Kural olarak, boşanma davası sonucunda maddi anlamda zorluğa düşmeyecek olan eş nafaka talep edemez. Konunun daha iyi anlaşılması bakımından örnek kabilinden açıklamak gerekirse; örneğin boşandığı eşi ile aynı miktarda  aylık düzenli bir geliri olan veya bir işte maaşlı çalışması dolayısı ile boşandığı eşi ile maddi bakımından benzer standartlarda olan eski eş bakımından mahkeme dava sonucunda yoksulluk nafakasına hükmetmeyecektir. Bu hususu takiben nafaka artırım davası da nafakanın artırılmasına dayanak olacak geçerli bir sebebe dayanmalıdır. Örneğin nafakayı ödeyen eski eş yani nafaka borçlusunun maddi durumu önemli oranda iyileşirken, lehine nafakaya hükmedilen yani nafakayı alan eşin de tam tersi maddi durumu oldukça güçleşmiştir. Böyle bir durumda eski eş, kendisine ödenen nafaka bedelinde mahkemece artırım yapılmasını dava yolu ile talep etme hakkını haizdir. İştirak nafakasının artırılması talebine örnek olarak, iştirak nafakası ortak çocuğun masraflarını karşılamak üzere bağlanan bir nafaka olduğundan dolayı örneğin ortak çocuğun özel bir lisede eğitime başlaması veya ani bir sağlık problemi ile karşı karşıya kalması gibi durumlarda iştirak nafakasının artırılması dava yolu ile talep olunabilir.

Nafaka Artırım Davasında Zamanaşımı Süresi

Nafaka artırım davası bakımından herhangi bir zaman aşımı süresi öngörülmemiştir. Bu anlamda 15 sene önce boşanmış olan ve lehine nafaka hükmedilmiş olan bir eşte nafakanın artırılmasını dava yolu ile talep edebilecektir. Esasen burada önemli olan husus, nafakanın bağlandığı koşulların değişmesidir. Zira yeni koşullarda bağlanmış olan bu nafaka ile geçinmek mümkün değilse nafakaya hükmedilmesinden itibaren bir sene geçmiş olsa dahi işbu davanın açılması mümkündür.

Nafaka Artırım Davası Artış Oranı Nasıl Hesaplanır?

Nafaka artış oranı, artırım bedeli ile ilgili verilen Yargıtay kararları gözetildiğinde Türkiye İstatistik Kurumu tarafından her yıl açıklanan Üretici Fiyat Endeksi oranlarının, artış bakımından gözetildiği görülmektedir. Fakat her somut olay kendine özgü özellikler barındırdığından dolayı her durumda artış oranı olarak ÜFE miktarı uygulanmamaktadır. Mahkemece eşlerin ekonomik durum ve ihtiyaçlarını gözetmek suretiyle uygun bir artışa karar vermektedir. Nitekim nafaka artırım davası açacak olan kişi, mahkemeden sonraki yıllar bakımından uygulanacak artırım bedelini de belirlemesini talep edebilme hakkına sahiptir.

Nafaka Artırım Davasında Ödenecek Harç Ne Kadar?

Nafaka artırım davası, nispi harca tabi davalardandır. Bu anlamda nafaka artırım davası açılırken ödenecek olan harç miktarı nafaka miktarına göre belirlenmelidir.

Nafaka Artırım Davası Nerede Açılır?

Nafakaya ilişkin talepler bakımından görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesidir. (Yani nafaka ödeyecek olan, nafaka borçlusunun)

Anlaşmalı Boşandım, Nafaka Artırım Davası Açmam Mümkün müdür?
Anlaşmalı Boşandım, Nafaka Artırım Davası Açmam Mümkün müdür?

Anlaşmalı boşanmada kural olarak eşler nafaka, çocuğun velayeti ve benzeri boşanmanın sonuçları bakımından mahkemece hükmedilecek olan tüm hususlarda anlaşmış olmalıdırlar. Aksi halde anlaşmalı değil çekişmeli bir boşanma söz konusu olacaktır. Dolayısı ile anlaşmalı olarak boşanmış eşler, nafaka ve tazminat gibi hususlarda zaten anlaşmalı boşanma protokolü ile bağlıdır. Fakat eşlerin anlaşmalı boşanırken protokolde tespit ettikleri nafaka bedeli, sonradan değişen şartlarla birlikte nafakanın artırımını talep etmelerine engel değildir. Dolayısı ile anlaşmalı boşanmış olan eşlerde değişen koşullar gereğince nafaka artırımını dava yolu ile talep etme hakkına sahiptir.

Aile Hukukundan doğan tüm uyuşmazlıklar hakkında detaylı bilgi almak, nafaka artırım davası açmak yada davaya ilişkin işlemlerinizi yürütmek ve detaylı hukuki danışmanlık için Çelik Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.


HUKUKİ SÖZLÜK

 

İlliyet bağ : Neden , sonuç ilişkisini ifade etmektedir.

Kusur : Hoş karşılanmayacak davranış anlamına gelmektedir.

Tanık : Dava konusu olay hakkında bilgi sahibi olan, şahit olan kişidir.

Ortak çocuk : Aynı anne ve babadan olan çocuk Avukatlık Bürosu