Bu Makaleyi Paylaş

İcra ve iflas hukuku borcunu ödeyememiş olan kişinin taşınır ve taşınmazlarına alacaklının talebi üzerine devlet zoruyla el konarak borç tutarının karşılanmasını içeren bir hukuk dalıdır. Borcun ödenebilmesi için devlet zoruyla takip işlemleri gerçekleştirilmesidir. Takip işlemleri alacaklının talebi doğrultusunda ilamlı ya da ilamsız takip şeklinde gerçekleştirilebilmektedir. İlamlı takip yapılabilmesi için öncelikle mahkemeden borcun takibi için ilam çıkartılması ve buna dayalı olarak işlemlerin yürütülmesi söz konusudur. İlamsız takip ise takip işlemleri için mahkemeden ilam alınması gerekmeksizin yetkili icra dairesine doğrudan yapılacak başvuru ile borçluya ödeme emri çıkarttırılması ve işlemlerin buna dayalı olarak yürütülmesidir.

Menfi Tespit Davaları ve İcra ve İflas Hukuku

İcra ve iflas hukuku kapsamında borcun ödenmesi için çıkarılan ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilebilir. Belirlenen sürede itiraz etmemiş ya da itiraz başvurusu kabul edilmemiş olan borçlular menfi tespit davası açarak borcun mevcut olmadığının tespit edilmesini sağlayabilir. Açılacak dava takip işlemlerinin kendiliğinden durmasını sağlamamakla birlikte mahkeme takibi durdurmak üzere karar verebilir. Ancak bunun için davanın icra takibinden önce açılmış olması gereklidir. Davanın borçlu tarafından kazanılmış olması icra takibini durdurur. Davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kaldırılır.

İstirdat Davası ve İcra ve İflas Hukuku

İcra ve iflas hukuku kapsamında açılacak davalardan biri de istirdat davasıdır. Bu dava, borçlunun gerçekte bir borcu olmamasına takibe uğraması sebebiyle cebir tehdidi ya da icra sonucu borcu ödemiş olması durumunda açılabilmektedir. Dava açılabilmesi için takip işlemlerine itiraz edilmemiş ya da itirazın kabul edilmemiş olması gereklidir. İstirdat davası borcun ödendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde açılmalıdır.