Bu Makaleyi Paylaş

I. GİRİŞ
İktisadi ve sosyal alanlardaki genişleme ve gelişmeler ile serbest piyasa ekonomisinin değişen şartlan karşısında beliren sorunları yalnız başlarına çözemeyecekleri anlaşılmış ve tüketici menfaatlerini korumak amacıyla çözümler aranmasının zorunlu olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu gerçek karşısında, günümüzde hemen hemen her hukuk düzeninde pozitif hukuka yönelik tüketiciyi koruyucu hükümlere yer verilmiştir.
Bu bağlamda, 23.2.1995 tarih ve 4077 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) ile tüketicilerin korunmasına ilişkin bir takım düzenlemeler getirilmiş, kanımca (yetersiz de olsa) bu alanda şimdiye kadarki mevzuat boşluğu giderilmeye çalışılmıştır.
Bu bağlamda, söz konusu düzenleme karşısında tüketicilerin uğrayacağı zararları karşılamak ve ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözümleme konusunda ayrıca bir düzenleme konusu yapıldığı görülmektedir. Buradaki incelememizde, bu Kanun kapsamında tüketici ile satıcı veya üretici arasında çıkacak uyuşmazlıkların nerede, hangi prosedür altında ve nasıl çözümleneceğine ilişkin hususlar üzerinde durulacaktır. Bir başka deyişle, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun tüketiciler ile satıcı ve üreticiler arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünde iki önemli müesseseye yer vermiş bulunmaktadır; Bunlar: Tüketici Sorunları Hakem Heyeti (TKHK m. 22) ile Tüketici Mahkemeleri (TKHK. m.23)’dir.
Çalışmamızda, her iki müesseseyi ayrı ayrı ele alarak inceledik. Sırasıyla Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri hakkında genel bilgi verilerek, oluşumu, kuruluşu, yapısı, kararlarının hukuki nitelikleri ve bağlayıcılığı hakkında ayrıntılı bilgi vererek çalışmamızın ikinci bölümünde Tüketici Mahkemelerine yer verdik. Yine burada da sırasıyla oluşumu, kararları, yargılama usulü, görev ve yetki sorunu ele alınmış ve alt başlıklar halinde açıklanmaya çalışılmıştır.

II. TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİ

A. Genel Olarak
Devlet yargılamasının iş yoğunluğu nedeniyle yavaşlığı, masraflı oluşu ve ağır iş yükü altında bulunduğundan, sosyal koruma amacına elverişli olmadığı düşünüldüğünden, alternatif bir uyuşmazlık çözüm mercii olarak Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri kurulmuştur. Böylece hem tüketici ile satıcı veya sağlayıcı arasında çıkan uyuşmazlığın daha hızlı ve kolay şekilde, en az masrafla çözümlenmesi1 hem de tüketici mahkemelerinin iş yükünün hafifletilmesi amaçlanmıştır.
Hukukumuzda Tüketici Sorunları Hakem Heyeti (TSHH) ile ilgili düzenlemeler TKHK. ve Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliği’ nde yapılmıştır.
TKHK. nun 22. Maddesi “ Bakanlık, il ve ilçe merkezlerinde, bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla en az bir tüketici sorunları hakem heyeti oluşturmakla görevlidir” demektedir.

B. Kuruluşu
Ülkemizde TSHH’ leri 4077 saylı TKHK’ nın 22.maddesi hükmü uyarınca kurulmuştur. 2 Buna göre; “Bakanlık, il ve ilçe merkezlerinde, bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla en az bir tüketici sorunları hakem heyeti oluşturmakla görevlidir.”

1
ULUKAPI Ömer; “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Çerçevesinde Uyuşmazlıkların Çözüm Yolları (Tüketici Mahkemeleri)”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 1996, C:5 Sayı 1-2, Prof. Dr. Şakir Berki’ ye Armağan, (s. 77-101), s. 79.
2
TUTUMLU Mehmet Akif; “Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin Yapısı, İşleyişi, Sorunları ve Çözüm Önerileri” Seçkin Yayınları, 1. Baskı, Ankara 2006, s. 30.,TUTUMLU Mehmet Akif; “Tüketici Mahkemeleri Görev ve Yetki Sınırları” Seçkin Yayınları, 1. Baskı, Ankara 2006, s. 176.

Bunun yanı sıra TSHHY.’ nin 5. maddesinde ihtiyaç halinde birden fazla TSHH kurulması yönünden Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ na yetki verilmiştir. TSHHY’ De ayrıca ihtiyaç duyulan hallerde büyükşehir statüsündeki illerde ve diğer il ve ilçelerde il müdürlüklerinin görüşü alınarak birden fazla hakem heyetinin kurulabileceği öngörülmüştür. Günümüzde şu an için TSHH 975 merkezde kurulmuştur. İstatistiklere göre 2008 yılından bu yana Tüketici Hakem Heyetlerine yapılan yıllık başvuru sayısı %70 oranında artarak 2010 yılında yaklaşık olarak 180.000 e ulaşmış bulunuyor.

2010 yılında heyete yapılan başvuruların %75’i tüketici lehine, %12,5’u aleyhine, geriye kalanı ise halen incelemede ya da başka bir kuruma sevkedilmiş görünüyor.4 Türkiye genelinde toplam 975 adet Tüketici Hakem Heyeti bulunuyor. Bu verilere göre heyet başına aylık ortalama başvuru sayısı sadece 15 olarak gerçekleşiyor.

Hakem heyetlerinin kuruluşu ve görev alanı Madde 5-Tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasında çıkan uyuşmazlıkları çözümlemek amacıyla veya tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilecek kararları almak üzere il ve ilçe merkezlerinde hakem heyetleri kurulur.

İl hakem heyetleri il merkezi sınırları içinde, ilçe hakem heyetleri ise ilçe sınırları içinde görevli ve yetkilidir. Ba ş vurular, tüketicinin mal veya hizmeti satın aldı ğ ı veya tüketicinin ikametgahının bulunduğu yerdeki hakem heyetine yapılır.

Büyükşehir statüsünde bulunan illerde kurulan il hakem heyetleri, mal ve hizmet bedeli Bakanlıkça her yıl Aralık ayı içinde tespit ve ilan edilecek tutarın üzerindeki uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkilidir. Bu bedelin altındaki uyuşmazlıklara büyükşehir belediyesi sınırları dahilinde kurulu ilçelerdeki hakem heyetlerince ikinci fıkrada belirtilen esaslar uyarınca bakılır.

Hakem heyetleri; görev, yetki veya çalışma kapsamı dışında kalan başvuruları doğrudan ilgili kuruluşlara veya hakem heyetlerine intikal ettirir.
Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine Başvuru sayısı., erişim tarihi 26.10.2013.

Tüketici sorunları ile ilgili uyuşmazlıkları çözmek üzere özel ”Tüketici Mahkemeleri” nin kurulması öngörüldüğü halde (4077 sayılı K. M. 23), ayrıca “Tüketici Sorunları Hakem Heyeti” kurulması yoluna gidilmesi, temelde tüketicilerin korunmasında gecikmeksizin sonuca ulaşma isteğini yansıtmaktadır.

Ancak yapılan istatistik araştırmalar ışığında tüketicilerin sorunlarını daha ekonomik ve hızlı çözümleyebilecekleri kurumların varlığından habersiz olmaları nedeni ile Devlet yargısına başvurdukları ve sorun çözümünün uzadığı görülmektedir. Kanımıza göre, halkın bu Heyetleri tanıması ve bilgilendirilmeleri gerekmekte olup, bunları medya araçlarıyla aktarmak hem hızlı hem de etkili bir yol olacaktır.

C. Oluşumu

Hakem Heyeti, başkan dahil 5 üyeden oluşmaktadır. Hakem Heyetinin başkanlığı, heyetin kurulduğu ildeki Sanayi ve Ticaret il müdürü veya görevlendireceği bir memur, ilçelerde kaymakam veya görevlendireceği bir memur tarafından yürütülür. (4077 sayılı Kanun m.22 , TSHHY. Madde 7).
Başkan dışındaki diğer 4 üye aşağıdaki gibidir;
• Belediye Başkanının görevlendireceği ” personel,
• Baronun görevlendireceği bir avukat,
• Tüketici örgütlerinin seçecekleri bir üye,
• Satıcının tacir olduğu uyuşmazlıklarda ticaret odasının, esnaf ve sanatkar olduğu uyuşmazlıklarda illerde esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinin, ilçelerde esnaf ve sanatkarlar odasının görevlendireceği bir üye.

Hakem Heyetlerinin oluşumunun sağlanmadığı yerlerde noksan üyelikler başkanın, belirlenecek üye sayısının yazılı olarak bildirilmesi üzerine, belediye meclislerince re’sen doldurulur. (TSHHY. m. 7/4)
Hakem heyetinin kuruluşu sırasında tüketici örgütü bulunmayan il veya ilçede tüketici örgütlerinden birinin sonradan kurulması halinde, belediye meclisi tarafından tespit edilen üyenin görevi sona erer ve yerine tüketici örgütü temsilcisi görev alır. Buna ilişkin işlemler hakem heyeti başkanınca yürütülür. (TSHHY. m. 7/5)
Başkan dışındaki üyelerin görev süreleri iki yıl olup, Hakem Heyetinin üyelerinin taşımaları zorunlu olduğu belli bazı şartlar da ayrıca TSHHY. ‘nin 8 inci maddesinde düzenlenmiştir. Üyelerin geçerli mazeretlerinin toplantıdan önce başkan ilettiği durumlar haricinde toplantıya katılmaları zorunludur. Üst üste 4 toplantıya mazeretsiz olarak veya mazeretli olup 3 aylık sürede yapılan hiçbir toplantıya katılmayan üyelerin üyelikleri düşer.
Tüm bu üyelerin yanı sıra Devlet memurları arasından en az bir asil bir yedek raportör görevlendirilir. Bu raportörün, herhangi bir oy hakkının olmamasının yanı sıra; dosya ve rapor hazırlamak, gündem belirlemek, tutanak tutmak ve evrak işlerini yürütmek gibi görevleri vardır.

ZEVKLİLER Aydın; “Açıklamalı Tüketici Korunması Hakkında Kanun” Seçkin Yayınları, s. 229.

D. Heyetin Hukuki Niteliği

Tüketicilerle satıcılar veya sağlayıcılar arasındaki uyuşmazlıkların, henüz mahkemeye yansımadan ve “dava” ya dönüşmeden; hakim sıfatını taşımayan “bağımsız üçüncü kişiler” tarafından (“hükme” değil) çözüme bağlanması, alternatif uyuşmazlık çözümünün tipik unsurları sayılmaktadır. 6 Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri, resmi kuruluş olarak görev yapmalarına rağmen, bu unsurları taşımaktadırlar.7 Öğretide, TSHH’ nin alternatif uyuşmazlık çözümünü gerçekleştirme bağlamında uyguladıkları yönetimin “arabuluculuk”, “sulhe teşvik edici kurul” niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.8
Arabuluculuk sistemi ile birebir aynı olmasa da 9, Hakem Heyetlerinin kararları bağlayıcı olmadığından,10 nitelikleri açısından gerçekten de arabulucuların kararlarının bağlayıcı olmadığı gibi11 Tüketici Hakem Heyetleri Kararlarının da bir kesinliği olmayıp, Mahkemelerde delil niteliğindedir.
Benim de katıldığım TUTUMLU’ nun görüşüne 12 göre; Mahkeme olmadıkları apaçık belli olan TSHH’ ler, HMK.’ nın 412 – 443. Maddeleri arasında düzenlenen (dar ve teknik) anlamda “tahkim kurulu” niteliğinde de değildirler. TSHH, yapı ve işlev olarak devlet yargısına alternatif eden uyuşmazlık yoludur.
Belirli bir değerin altındaki uyuşmazlıklarda TSHH’ ye başvuru zorunluluğunun getirilmiş olması ile, “mecburi tahkim” niteliği kazandırılmıştır.13

ILDIR Gülgün; “Alternatif Uyuşmazlık Çözümü (Medeni Yargıya Alternatif Yöntemler)”, Ankara 2003, s. 23 vd.
ÖZBEK Mustafa; “Alternatif Uyuşmazlık Çözümü”, Ankara 2004, s. 396.

ILDIR; s. 130.

Arabulucuların kararları kesin ve bağlayıcı olmamakla birlikte tavsiye niteliğinde kararlardır. Bunun yanı sıra Hakem Heyetleri kararları Mahkemelerde delil niteliğindedir.

• ZEVKLİLER; s. 238.

• TUNCAY Can; “Toplu İş Hukuku”, Beta Yayınları, 2. B., Ağustos 2010 İstanbul, s. 262.

• TUTUMLU; s. 37.

• ILDIR; s. 137, ÖZBEK; s. 397

E. Görevleri

TKHK. nın 22 nci maddesinin 7 nci fıkrasına göre; 25 inci maddede cezai yaptırıma bağlanmış hususlar dışındaki tüm uyuşmazlıklar, tüketici sorunları hakem heyetlerinin görev ve yetkileri kapsamındadır. Görüldüğü üzere TSHH’ nin görev sınırları oldukça geniş kapsamlı neredeyse Tüketici Mahkemelerinin görev sınırları ile eşdeğerde tutulmuştur. Uyuşmazlıkların çözümünde mal veya hizmetin satın alındığı yer hakem heyetine başvurular yapılır. Kapıdan satışlara ilişkin uyuşmazlıklarda tüketicinin bulunduğu yerdeki hakem heyetine başvurulur. Tüketicinin ikametgahı ile satıcının bulunduğu yerin ayrı ayrı olması halinde, tüketici, ilgili hakem heyetine iletilmek üzere ikametgahının bulunduğu yer hakem heyetine de başvurabilir (TSHHY.m.5/III). Bu durumda, başvuru tarihi, tüketicinin bulunduğu yerdeki hakem heyetine başvurduğu tarih olarak kabul edilmelidir.

Uyuşmazlık konusunun değeri ölçütü, büyükşehir sınırları içerisindeki uyuşmazlıkların, hangi hakem heyetlerince çözümleneceğine ilişkin hususu esas almıştır. Buna göre, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde kurulan il hakem heyetleri, mal ve hizmet bedeli Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca her yıl başında belirlenecek tutarın üzerindeki uyuşmazlıklara bakmakla görevlendirilmiştir. Buna karşılık, belirlenen bu bedelin altındaki uyuşmazlıklar, büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kurulu ilçelerdeki hakem heyetlerince çözümlenir (TSHHY.m.5/ IV). Uyuşmazlık konusu ölçütüne göre ise, hakem heyetleri, TKHK. m.25’de cezai yaptırıma bağlanmış hususlar dışında tüketiciler ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıklara bakmaktadır (TKHK.m.22/5; TSHHY.m.2).

Kanun koyucu, tüketicilerin uyuşmazlıkların çözümü konusunda görevli ve yetkili hakem heyeti yerine, görevsiz ve yetkisiz hakem heyetine başvurulması halinde bunu geçersiz addetmemiştir. 15 Söz konusu düzenlemeye göre, “hakem heyetleri, görev, yetki ve çalışma kapsamı dışında kalan başvuruları doğrudan ilgili kuruluşlara veya hakem heyetlerine intikal ettirir” (TSHHY.m.5/V) hükmüne yer vermiştir. TSHHY’ nin m.6’ya göre, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca büyükşehir statüsünde bulunan illerde ve ayrıca ihtiyaç halinde diğer il ve ilçelerde il müdürlüklerinin görüşü alınarak birden fazla hakem heyetinin kurulması halinde, bu hakem heyetleri arasındaki dağılımın nasıl yapılacağı konusunda herhangi bir düzenleme getirilmemiştir. 16 Benimde katıldığım ULUKAPI’ nın görüşüne göre, böyle bir durumda hakem heyetlerinin görev ve yetkisi dahilinde bulunan uyuşmazlıklara yönelik ilişki bir iş bölümü ilişkisidir. Bu basit iş bölümü ilişkisini il ve ilçelerde sanayi ve ticaret il müdürü tarafından gerçekleştirilebilmelidir.

TKHK değişik 22. Maddesine göre¸ değeri (2013 yılı için 1.191,52 TL’ nin) altında bulunan uyuşmazlıklarda TSHH lere başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıkta heyetin vereceği kararların bağlayıcı niteliği olup, İİK. M. 38’ e göre de ilamlı icra yolu ile takibe konabilir. Değeri 1.191,52 TL den yukarı olan uyuşmazlıkların çözümü için de Hakem Heyetlerine başvuru engel değildir. Ancak bu durumda çıkan kararların artık ilamlı icra yolu ile takibe konması mümkün olmamakta, Mahkemelerde delil niteliğinde görülmektedir.

• TUTUMLU; s. 40.
• ULUKAPI; s. 3.
• ULUKAPI; s. 3 ve 4.

Değeri her yıl belirlenen miktarın altında olan uyuşmazlıklarda ise, yukarıda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, TSHH’ ye başvuru zorunluluğu tüm uyuşmazlıklar için mevcuttur. Meğerki idari para cezası olmasın.
Parasal sınır her yıl yeniden belirlenir ve her yıl Aralık ayında Resmi Gazetede yayımlanır. Buna göre 2013 yılı ile ilgili parasal sınır aşağıdaki gibidir.
• 01.01.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tüketici sorunları hakem heyetlerinin kararlarının bağlayıcı olacağına ilişkin üst veya tüketici mahkemelerinde delil olacağına ilişkin alt parasal sınır 1.191,52 TL,
• Büyükşehir statüsünde bulunan illerde faaliyet gösteren il hakem heyetlerinin uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkili olmalarına ilişkin alt parasal sınır 3.110,58 TL olarak tespit edilmiştir.17
Buna göre, şikayete konu tutar 1.191,52 TL’den küçük ise tüketiciler şikayetlerini İlçe Hakem Heyetleri’ ne yapmalıdır. Bu tutarın altındaki şikayetler için verilen kararlar mahkeme ilamı hükmünde olup icra aracılığıyla tahsili mümkündür.

Bu tutarın üstünde ve 3.110,58 TL’ye kadar olan şikâyetlerde, hakem heyetlerine başvurulur ancak bu kararlar Tüketici Mahkemelerinde delil niteliği taşıyacaktır. Bu hususta Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun vermiş olduğu bir kararda 18da belirtildiği üzere;

“…..görev miktarı yönünden Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurunun zorunlu olmadığı ve başvuru halinde Tüketici Sorunları Hakem Heyetince verilen kararın delil niteliğinde olduğu, dolayısıyla davacının Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptalini istemekte hukuki yararının bulunmadığı……” gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.

Bu parasal sınırlar her yılın Ekim ayı sonunda Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Endeksinde meydana gelen yıllık ortalama fiyat artışı oranında artmakta ve bu durum, Bakanlıkça her yıl Aralık ayı içinde Resmi Gazete de ilan edilmektedir.

TSHH görev alanlarına girmeyen hususlar şunlardır:
• Cezai Yaptırımlar (TKHK. m. 25),
18 Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2010 T.,2010/13-244 E., 2010/459 K. Sayılı ilamı.

• İdari Yargı alanına giren uyuşmazlıklar (TKHK. m. 26/2),
• İhtiyati tedbirler (İİK. m. 257 vd.)
• Delil Tespiti (HMK. m. 400 vd.),

Tüketici hakem heyetlerine uyuşmazlığın çözümü konusunda başvuru halinde, hakem heyeti Yönetmelikte belirlenen her ayın ikinci ve dördüncü haftalarının ilk günlerinde toplanarak (TSHHY.m.14/I), başvurusu tarihi ve sırasını göz önüne alarak en geç bir ay içinde uyuşmazlık konusunu karara bağlar (TSHHY. m. 13/1). Ancak uygulama da bu süre iş yoğunluğu fazla olan Heyetlerde 3 hatta 4 ayı bulmaktadır. Acele haller ile hakem heyetlerinin öngördüğü hallerde, bazı uyuşmazlıkların öncelikle sonuçlandırılması da mümkündür (TSHHY. m. 13/2).
Hakem heyeti, en az üç üye ile toplanır ve oturuma katılanların oy çokluğu ile karar verir. Üyeler çekimser oy kullanamaz. Oyların eşit olması halinde başkanın oy kullandığı taraf çoğunlukta sayılır (TSHHY. m. 17). Hakem heyetlerince inceleme, kural olarak dosya üzerinde yapılır. Gerekli görüldüğünde taraflar dinlenmektedir. Uyuşmazlığın çözümünde, “lık ve teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi deliline başvurulabilir. Ancak, seçilecek bilirkişi bir kişiden fazla olamayacağı gibi, aynı konuda birden fazla bilirkişi deliline başvurulamaz (TSHHY.m.20/II).
Uygulamada ki bilirkişi incelemeleri teknik açıdan yetersiz ve hiçbir incelemeye dayanmadan verilen görüşler ş eklinde olduğu görülmektedir. Bu hususun da nedeninin bilirkişi ödeneklerinin geç ve az yatmasından kaynaklandığı söylenmektedir. Kanımıza göre, bu hususta hem kendisini vekille temsil ettiren şikayetçiler için hem de bilirkişi ücretlerinin ödenmesi için heyetin karar vermesi ve karşı tarafa yükletmesi yerinde olacaktır. Böylelikle, vekillerin ücreti vekalet almak için Hakem heyetine başvurmadan direk Tüketici Mahkemelere gitmeleri engellenecektir. Engellenememesi hususu hakkın kötüye kullanımını arttıran bir olgudur. Çünkü bir hakkın dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanılması ( suiistimalini ) oluşturduğu gibi bir hakkın kötü kullanılması da çoğunlukla dürüstlük kurallarına aykırı düşer.19
Burada uygulamada karıştırılan bir hususa ayrıca dikkat çekmek gerekirse; Değeri 1.191,52 TL nin altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur.20

F. Yetki

TSHH lerin yetkisi TSHHY nin m.5/2-4 te düzenlenmiştir. Buna göre, TSHH lerin coğrafi yetkileri, il ve ilçe sınırları itibariyle tayin olunmuştur.
Tüketici açısından ise iki tane yetki kuralı geçerlidir. Buna göre, tüketicinin seçimine göre, Mal veya hizmetin satıldığı yer TSHH ya da Tüketicinin ikametgahında bulunan TSHH yetkilidir. Yetkili TSHH ne başvurulması durumunda

AKİPEK G. Jale/AKINTÜRK Turgut; “Kişiler Hukuku”, Beta Yayınları, Yenilenmiş 6. B., Ocak-İstanbul 2007, s. 189.

McCARTHY ŞAHİN Oya; “Sözleşme Serbestisinin Bir Sınırı Olarak Tüketici Hukuku ve Uygulaması”, makale, s. 21.

yetkisiz TSHH nin uyuşmazlığı çözüp çözmeyeceği, Kanun ve Yönetmelikte düzenlenmemiştir. Yetkisizlik durumunda, yukarıda da belirtildiği üzere, yetkisiz heyet yetkili TSHH ye başvuruyu intikal ettirecektir. Yetkisiz TSHH nin vermiş olduğu kararlar için ise Tüketici Mahkemelerinde kararın iptali için dava açmak için engel gözükmemektedir.

III. TÜKETİCİ MAHKEMELERİ

A. Genel Olarak

Seri üretimin had safhaya ulaştığı ondokuzuncu yüzyıldan sonra kullanılmaya başlanan “tüketici” kavramı, verimliliğin ve buna bağlı olarak tüketimin olağanüstü artışı ile, özel hukuki himayeye mazhar görülen bir hukuk öznesi haline gelmiştir.21 Tüketicilerin, mal ve hizmeti sunan kişiler karşısında bilgi ve ekonomik açıdan düşük olması, Medeni ve Borçlar Kanunu hükümlerinin tüketicinin korunmasında yetersiz kalması, Özel Mahkemelerin kurulması gereğini arttırmış ve Tüketici Mahkemeleri kurulmuştur. Gerçekten Özel Mahkemeler; belli nitelikteki kişiler veya meslek grupları arasında çıkan uyuşmazlıklar ile kapsamı ve uygulama alanı yasayla belirlenmiş belli iş ve davalara bakmak üzere özel kanunlarla kurulmuş mahkemelerdir.22 Özel mahkemeler “lık esasına dayanır.23 Bu açıklamalara göre Tüketici Mahkemeleri özel mahkeme niteliğindedir.

Yasanın tüketici tanımına uyan ve yasada belirtilen mallar ile hizmetleri, bunları tüketiciye sunmayı meslek edinmiş mal ve hizmet piyasalarından edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ve tüzel kişilerin tarafını oluşturdukları her türlü hukuki işlem bizi TKHK kapsamı içine alacak ve bu hukuki işlemden kaynaklanan uyuşmazlıklara da özel ihtisas mahkemeleri olan Tüketici Mahkemeleri’ nde bakılabilecektir.24

B. Kuruluşu
TKHK nın 22. Maddesinde “Bakanlık, il ve ilçe merkezlerinde, bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla en az bir tüketici sorunları hakem heyeti oluşturmakla görevlidir” denmektedir.

C. Tüketici Mahkemelerinin Görev Alanına Giren Dava ve İşler

ASLAN İ. Yılmaz; “ Tüketici Hukuku”, 2. Baskı, Bursa 2004, s. 1.

• ULUKAPI; s. 87.
• TUTUMLU; s. 64.
• McCarthy; s. 25.

Tüketici Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Bu nedenle göreve ilişkin kurallar Tüketici Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasında da uygulama yeri bulur. 25 4077 sayılı TKHK’ nın uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması yasal bir zorunluluktur. Tüketici mahkemeleri uyuşmazlıkların çözümünde basit yargılama usulü uygulanacaktır. a. 4007 sayılı TKHK’da Düzenlenen Sözleşmelerden Kaynaklanan Davalar TKHK. da belli bazı satım sözleşmeleri düzenlenmiştir. Bunlara kısaca değinmek, yapılan açıklamalar silsilesi için yerinde olacaktır. aa. Satım Sözleşmeleri TKHK’ da belirtilen sözleşmelerden ilki Taksitle Satım Sözleşmeleridir. Bu tip sözleşmenin tüm unsurları TKHK. m.6/A da sayılmış olup, bu unsurları taşımayan taksitle satım sözleşmesinin geçersiz olacağını, bu durumda tarafların aldıklarını aynı anda birbirlerine iade ile yükümlü olduklarına karar vermiştir.

Kapıdan Satışlar; ise satış işleminin mekanlar dışında yapılmasıdır. Yani, satış işlemini yapan kişi tüketicinin bulunduğu yere gitmek suretiyle bu satış işlemini gerçekleştirir. Bu yerler, ev, otel, işyeri, uçak vb. yerlerdir. Bu tip satış sözleşmesi yapıldığında sözleşmenin yazılı olarak yapılıp bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunluluğu vardır. Tüketici, kapıdan satış işleminde, aldığı malı yedi günlük cayma süresi içerisinde kabul edebilir ya da hiçbir gerekçe göstermeksizin cayma hakkını kullanabilir.

Kampanyalı Satışlar ise Kampanyalı peşin ve taksitli satışlar olmak üzere ikiye ayrılır. Bu satışlarda da tüketicinin hiçbir gerekçe göstermeksizin cayma hakkı olduğunu söylemek mümkün. Ancak cayma hakkının kullanılması şekil şartına bağlı tutulmuş olup, tüketici cayma iradesini noter ya da iadeli taahhütlü mektupla bildirilmek zorundadır. Ayrıca bu satış türünde de kapıdan satışlar da olduğu gibi sözleşmenin yazılı olarak yapılıp bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunlu tutulmuştur.

Mesafeli Sözleşmeler tarafların fiziksel olarak karşı karşıya gelmeksizin, iletişim araçları (yazılı, görsel, telefon, elektronik ve diğer araçlar) yardımı ile yaptıkları, sözleşmeye konu malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimini veya ifasını içeren sözleşmelere denilmektedir.26 Tüketicinin aldatılması riskinin bu tip sözleşmelerde daha çok olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle Yasa da sözleşmenin kurulmasından önce, satıcı veya sağlayıcılara bazı önbilgileri vermesi ödevi yüklemiştir. Buna karşılık ta tüketici bu bilgileri doğru ve eksiksiz olarak edindiğini yazılı olarak teyit etmek durumundadır.
Bunların yanı sıra Devre Tatil Sözleşmeleri, Paket Tur Sözleşmeleri, Tüketici Kredi Sözleşmeleri, Süreli Yayın Kampanyaları, Kredi Kartı Sözleşmeleri ve Abonelik Sözleşmeleri nde çıkan uyuşmazlıklarda da Tüketici Mahkemelerinin çözüm olduğunu görmekteyiz.

KIRMIZI Mustafa;

“Tüketici Hukuku”, Bilge yayınları, 1. Baskı, Ankara -Mayıs 2011, s. 300.

TUTUMLU; s. 101.

b. TKHK’ da Düzenlenmeyen Sözleşmelerden Kaynaklanan Davalar

Bu tip sözleşmeler TKHK dışında bir kanunda düzenlenmiş olabileceği gibi, hiç kanun ile düzenlenmemiş “isimsiz sözleşmeler” olabilir. Bir uyuşmazlığın çözümü için tüketici mahkemelerine başvurulması, dava konusu sözleşmenin TKHK da düzenlenmiş olması şart olmamakla birlikte, hiçbir kanunda da (isimsiz sözleşmeler) düzenlenmesi gerekmez. Önemli olan, yapılan sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliğinde olmasıdır.
TKHK da düzenlenmeyen bir davaya ilişkin Tüketici Mahkemesinde açılmayan davaya Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun vermiş olduğu bir karara göre;

“……Dava, eser sözleşmesinden dolayı oluşan alacağın tahsiline ilişkindir. Eldeki davanın, eser sözleşmesinin tarafları olan arsa sahibi ile yüklenici arasında görülen bir dava olmadığı da belirgindir. Bu sebeple uyuşmazlığın, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olduğu ve bu Kanuna göre çözümü gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Anılan Kanunun 23. maddesinde; bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlıklara Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı, hükme bağlanmıştır…..”27

c. 4077 sayılı TKHK Hükümlerinden Kaynaklanan Diğer Davalar ca. Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararlarına İtiraz Yukarıda ayrıntılı olarak belirttiğimiz üzere, belli bir değerin altında olan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyeti ne başvuru zorunluluğu getirilmiştir. TSHH’ ler mahkeme niteliğinde olmadığından, bunların vermiş olduğu kararlara karşı tüketici mahkemelerinde itiraz yoluna gitme hakkı taraflara tanınmıştır. İtiraz süresi 15 (onbeş) gündür.
İtiraz, TSHH kararlarının icrasını durdurmaz. Meğer ki talep edilmesi ve bunun hakim tarafından yerinde görülmesi halinde tedbir yoluyla durdurulmasın. İtiraz üzerine tüketici mahkemelerinin vereceği kararlar kesindir.
Uygulamada ise, parasal sınırı aşan uyuşmazlıkların da bazen (genelde büyükşehirlerde) TSHH’ de açıldığı görülmekte. Bu şekilde açılan uyuşmazlığın sonucundaki hakem heyetinin kararı bağlayıcı olmadığından 28 ve mahkemelerde takdiri delil niteliği teşkil ettiğinden, ilamlı icra yolu ile takibe konu edilmektedir. Bu durumda aleyhine karar verilmiş olan taraf, tüketici mahkemesinde dava açmakta ve kararın icrasının durdurulmasını Mahkemeden talep etmektedir. Bu durumda yapılması gereken, kararı ilamsız takibe konu etmektir. Çünkü bu durumda yapılan itiraz kararın icrasını durduracaktır.

Kanımıza göre; icra müdürlüklerinin aydınlatılması ve her sene değişsen parasal sınırın ne olduğu bildirilmesi gerekmektedir.
cb. Tüketici Haklarını İhlal Eden Durumun Ortadan Kaldırılması Yargıtay Hukuk Genel Kurulu nun 10.11.2010 T., 2010/15-560 E., 2010/589 K. sayılı kararı.

Bu kararlar ilam niteliğinde değildir ve ilamlı icra takibine konulamaz. Ancak uygulamada icra müdürlükleri bu kararları ilamlı icra takibine konu etmektedir.
Buraya kadar anlatılan kısımda ki uyuşmazlıklar, tüketici ile satıcı arasındaki sözleşme sonucu çıkan ihtilaflardır. Yasa koyucu bireysel tüketici haklarını düzenlemek ve korumakla yetinmiş; genel olarak tüketicileri ilgilendirilen konular da TKHK’ nın ihlali nedeniyle kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılması için Tüketici Mahkemelerini görevli kılmıştır. 29 Tüketici Mahkemelerine ihlalin tedbiren durdurulmasına karar verme yetkisi de tanınmıştır. TKHK. m. 23/4 gereğince de bu davaları açmaya yetkili Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile tüketici örgütleridir. Ayrıca tedbir kararının masrafı, ileride haksız çıkan taraftan alınmak30 suretiyle ülke çapında ve varsa mahalli (davanın açıldığı yerde) yayımlanan gazetelerde derhal ilan edilecektir. cc. Ayıplı Olan Seri Malların Üretiminin, Satışını Durdurulması ve Toplatılması
Satışa sunulan seri malların ayıplı olması bütün tüketicilerin sağlık e güvenliğini tehdit eden bir durum olduğundan, bu tür malların üretiminin ve satışının durdurulması, satış amacıyla elinde bulundurulanlardan toplatılması için Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütlerine Tüketici Mahkemelerinde dava açma hakkı tanınmıştır.

Ayrıca TKHK: m.24 gereğince “Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi halinde, malın satışı geçici olarak durdurulur. Mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren en geç üç ay içinde malın ayıbının ortadan kaldırılması için üretici-imalatçı ve/veya ithalatçı firma uyarılır. Malın ayıbının ortadan kalkmasının imkânsız olması halinde mal, üretici-imalatçı ve/veya ithalatçı tarafından toplanır veya toplattırılır. Toplatılan mallar taşıdıkları risklere göre kısmen veya tamamen imha edilir veya ettirilir.” Bu tür ayıplı malların sebep oldukları, zararlardan ötürü tüketicilerin maddi ve manevi tazminat davası açma hakları saklı tutulmuştur.

D. Tüketici Mahkemelerinin Görev Alanına Girmeyen Dava ve İşler
a. Parasal Değeri Belli Bir Miktarın Altında Olan Davalar
Gündelik yaşamda hemen herkes birer tüketicidir. Bu nedenle tüketici olarak satıcılar ile uyuşmazlık kaçınılmaz birer olgudur. Tüketici haklarından doğan tüm uyuşmazlıkların direk mahkemelere taşınması zaten iş yoğunluğu çok olan yargılama mercilerinin hem iş yükünü arttıracak hem de uyuşmazlığın çözümü için uzun sürelerin beklenmesine neden olacaktır. Bu nedenle Hukukumuzda filtre niteliğinde hakem heyetleri mevcut olup, belirli parasal sınırın 31 altında olan uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmaktadır.

b. İdari Nitelikteki İşlem, Karar ve Uygulamalar
TUTUMLU;s. 136.

İlan masrafı öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığının bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı
29. Madde ile belirtilmiştir.

Parasal sınırın ne olduğu her yıl Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenmektedir.
TKHK. nın 23. Maddesinde daha öncede belirttiğimiz üzere bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır. Bu hükmün pek te ” olmadığını söylemek mümkündür. Nitekim İYUK ta düzenlenen hükümle çelişmektedir. Buna göre, idarenin yapacağı her türlü işlem ve karara başvurulacak yargı mercii tüketici mahkemeleri değil, idari yargı mercileridir.

TUTUMLU’ nun da katıldığım görüşüne göre işbu hükmün aşağıda ki gibi değiştirilmesi daha yerinde olacaktır;

“İdari işlem ve eylemlerden kaynaklananlar hariç olmak üzere, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlığa tüketici mahkemelerinde bakılır.”

c. Haksız Fiilden Kaynaklanan Davalar
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’ un düzenleme konusu yaptığı hukuki ilişkiler türü, mal ve hizmet piyasalarında tüketiciler ile satıcılar veya sağlayıcılar arasında ki sözleşme ilişkileridir. 32 Görüldüğü üzere “Haksız Fiiller” bu düzenlemenin dışında bırakılmıştır.
Haksız fiillerden kaynaklanan tüm davaların Yargıtay’ın 33 da yerleşik görüşü ve TBK. Hükümleri gereğince, genel hükümler çerçevesinde, genel mahkemelerde açılması gerekmektedir.
Uygulamada, sigorta şirketlerinin ihmalkarlığı veyahut işlemlerinden doğan davalar ile kredi kartlarının çalınması veya kaybolmasından kaynaklanan tazminat davaları, kaçak su ve elektrik kullanımı iddiasına dayalı alacak davaları genel mahkemeler yerine hatalı olarak tüketici mahkemelerinde açılmaktaysa da mahkemeler GÖREVSİZLİK kararı vererek davayı reddetmektedir.

d. Tüketici Sayılmayan Kişilerce Alıcı Konumunda Açılan Davalar
Tüketici sıfatına haiz olmayan alıcıların talep hakları Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değilse de; tüketiciye mal satan veya hizmet sağlayan kişi ve kurumların bu ilişkilerden kaynaklanan davalarını tüketici mahkemelerinde açmaları gerekmektedir.

e. YETKİ ve Usule İlişkin Düzenlemeler
TKHK. m.23/2 ye göre “ Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır.” Kanun hükmünden anladığımız şudur ki; mahkemeye müracaatta harçtan muafiyet hakkı sadece tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlığa aittir.

TUTUMLU; s. 162.

“….Davacı ile davalılar arasında sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde (Asliye Hukuk Mahkemesinde) çözümlenmesi gerekir….” Y4HD., 14.03.2005 T., 1672/2573 K.

Yargıtay’ ında yerinde olarak belirttiği gibi,34 satıcıların tüketici aleyhine açacakları dava, genel mahkemelerde görülecek alacak davası olduğundan, bu gibi olaylara 4077 sayılı Yasa uygulanmaz ve bu davaların genel mahkemelerde açılması gerekmektedir.

Her mahkemenin yargı yetkisi belli bir coğrafi çevre ile sınırlanmıştır ki, buna “yargı çevresi” denilmektedir. Bu haliyle yetki, bir davaya hangi yerdeki mahkeme tarafından bakılacağını ifade eder. Öncelikle belirtmek isteriz ki HMK’ da düzenlenmiş bulunan yetkili mahkeme ile ilgili kurallardan uygun olanlarının tüketici mahkemelerinin yetkisini tespitte de uygulanacağı tabidir.36 Bunun yanı sıra yine HMK’ da düzenlenen yetki sözleşmesi, yetki itirazı ve itirazın incelenmesi, yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemlerle ilgili düzenlemeler de tüketici mahkemelerinin yetkisi konusunda uygulanacaktır.

Yetkili mahkemenin belirlenmesinde esas alınacak yerleşim yeri, davanın açıldığı güne göre tespit edileceğinden, bu tarihten sonra davalının yerleşim yerinin değişmesi mahkemenin yetkisini etkilemeyecektir. Tüketici davaları tüketicinin ikametgahı mahkemesinde açılır (TKHK. m.23). Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda ve Banka Kredi Kartları Kanunu’ ndaki Yetki Kurallarına bakacak olursak; TKHK’ dan doğan uyuşmazlıklar ve Banka Kredi Kartları Kanunu (BKKK) nun “Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22 nci ve 23 üncü maddesi hükümleri uygulanır.” şeklindeki 44 ncü maddesi gereği BKKK’ nın uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğu gibi yetkiye ilişkin hüküm de şöyledir; “Tüketici davaları tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir”(TKHK. m.23/3).

Bu hükümle HMK’ da düzenlenmiş olan genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı/yerleşim yeri 37mahkemesinin yanında tüketici kendi ikametgahı mahkemesinde de dava açabilecektir. Yerleşim yerinin ispatına gelince; Yargıtay’ ın yerleşik içtihadı uyarınca, nüfus kayıtları yerleşim yerine karine sayılmaktadır (Nüfus Kanunu m. 4).38

BKKK. 44 ncü maddesi gereğince kart hamili tüketici kendi ikametgahı mahkemesinde de dava açabilecektir. Ancak anılan kanunun 44/2 maddesine göre kart hamiline karşı kartı çıkaran kuruluşlarca açılacak davalarda HMK nın görev ve yetkisine ilişkin hükümler uygulanacaktır.

• Y13HD., 15.11.1998 K., 11141 E., 12254 K.

• YILMAZ Ejder; “Hukuk Sözlüğü” 7. Baskı, Ankara 2002, s. 1323.

• KIRMIZI; s. 482.

• TMK. m. 19 a göre yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.

• Y2HD. 14.03.1990 T., 2119/8313 sayılı kararı.

Sözleşmenin Yapıldığı Yer Mahkemesi; HMK. Ya göre davanın açıldığı tarihte davalı veya davalı vekili orda bulunmak şartıyla sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesi de davaya bakmaya yetkilidir. Tabii bu hükmün uygulanması için ilk koşul, taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmasıdır. Sözleşmenin İfa Edileceği Yer Mahkemesi nde ise; sözleşmenin icra olunduğu yer mahkemesinde davaya bakılabileceği HMK da belirtilmiştir. Bu hükmün de uygulanması geçeri bir sözleşmenin varlığı şartına bağlıdır. İhtiyati Haciz Kararı Veren Mahkemede Asıl Dava Yönünden Yetki de; dava açmadan önce ihtiyati haciz kararı alan ve bu kararı uygulayan alacaklı, alacak davasını, ihtiyati hacze karar vermiş olan mahkemede açma olanağı bulunmaktadır. Karşılık Davada Yetkili Mahkemede ise asıl davanın açıldığı yer mahkemesi de yetkilidir. Yetkisiz yerde açılan asıl davaya itiraz etmeyen davalı, bu yetkiyi kabul etmiş sayılır ve artk bu yerde karşılık davasını açabilir. Gayrimenkulün Aynına İ lişkin Davalar gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Bu kesin yetki kuralıdır. Tüketici hukuku bağlamında bu kural, yüklenici/tacir/şirket ten konut ve tatil amaçlı taşınmaz alan tüketicinin açacağı tapu iptal ve tescil davalarında ve devre mülk sözleşmeleri ile ilgili davalarda uygulama alanı bulmaktadır.

IV. SONUÇ
İktisadi ve sosyal alanlardaki genişleme ve gelişmeler ile serbest piyasa ekonomisinin değişen şartlar karşısında tüketici ile satıcı arasında ortaya çıkan sorunların süratle çözümlenmesini gerektirmektedir. 39Bu bağlamda, satıcı ve üretici karşısında daha güçsüz durumda bulunan ve bu yüzden korunmaya değer görülen tüketicilerin uğrayacağı zararları karşılamak ve ortaya çıkacak uyuşmazlıkların hangi mercilerde ve nasıl çözümleneceği sorunu büyük önem taşımaktadır. Bu gerçekten hareketle, tüketiciler ile satıcı ve üreticiler arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, 4077 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun” iki önemli müesseseye yer vermiş bulunmaktadır. Bunlar: “Tüketici Sorunları Hakem Heyeti” (TKHK. m.22) ile “Tüketici Mahkemeleri” TKHK. m.23)’ dir.

Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri, tüketici ile satıcı arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların dava yoluyla mahkemeye intikalinden önce tarafların başvurusu halinde, söz konusu uyuşmazlığın zaman kaybı önlenerek hızlıca çözülmesini sağlama ve bu arada mahkemelerin bürokratik etkilerinden kurtarma amacı taşımaktadır.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin diğer bir yol olarak, “Tüketici Mahkemeleri’ ne yer vermiştir. Tüketici mahkemeleri, yargı örgütü içerisinde yer alan genel hüküm mahkemeleri yanında özel konumdaki mahkemelerdir. Bu mahkemeler, TKHK. m. 23 hükmü uyarınca; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanundan doğacak her türlü uyuşmazlığa bakmak üzere

ULUKAPI;

kurulmuş mahkemelerdir. Söz konusu mahkemelerin ihdasıyla, bugün için ülkemizde genel mahkemelerin gerek iş yüklerinin fazla olması ve davaların uzaması karşısında gerek ihtisas isteyen bir alana yönelik olması nedeniyle, tüketici uyuşmazlıklarının çözümünde yararlı olacağı kaçınılmazdır.

Ayrıca, tüketici mahkemelerinde uygulanacak prosedürün “basit yargılama usulü” (TKHK.m.23/3)’nün kabul edilmiş olması, davaların basit ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılması amacına yöneliktir. Ülkemizde mahkemelerin iş yükünün oldukça fazla olması ve hakim azlığı gibi nedenlerle davaların uzaması karşısında, “Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri’ ne gerçek anlamda yaygınlık kazandırılarak, verdikleri kararların bir mahkeme kararı şeklinde maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi ve bu heyetlerin üye başkanlarının hukukçu olması yukarıda anlatılan olumsuzlukları genel olarak çözmede etkili olacağı kanaatindeyiz.

Tüm bu anlatılanların yanı sıra, bilirkişi ödeneklerinin hızlı ve eksiksiz olarak yapılması tanzim edilecek raporların teknik açıdan incelenmiş olması hususunda daha etkili olacaktır.
Kanaatimizce, hızlı ve usul ekonomisi yönünden uygun olan Tüketici Hakem Heyetleri nin varlığı hususunda halkın bilgilendirilmesi ve buna bağlı olarak yapılan başvuru sonuçlarının hızlı ve yerinde bir ş ekilde sonuçlanması yönünde Heyet üyelerinin hukukçular arasından seçilmesinde fayda görmekteyiz.

ULUKAPI; s. 8.

KAYNAKÇA

1. AKİPEK G. Jale/AKINTÜRK Turgut; “Kişiler Hukuku”, Beta Yayınları, Yenilenmiş 6. B., Ocak-İstanbul 2007

2. ASLAN İ. Yılmaz; “ Tüketici Hukuku”, 2. Baskı, Bursa 2004,

6. ÖZBEK Mustafa; “Alternatif Uyuşmazlık Çözümü”, Ankara 2004

7. TUNCAY Can; “Toplu İş Hukuku”, Beta Yayınları, 2. B., Ağustos 2010 İstanbul

8. TUTUMLU Mehmet Akif; “Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin Yapısı, İşleyişi, Sorunları ve Çözüm Önerileri” Seçkin Yayınları, 1. Baskı, Ankara 2006

3. ILDIR Gülgün; “Alternatif Uyuşmazlık Çözümü (Medeni Yargıya Alternatif Yöntemler)”, Ankara 2003

4. KIRMIZI Mustafa; “Tüketici Hukuku”, Bilge yayınları, 1. Baskı, Ankara -Mayıs 2011

5. McCARTHY Ş AHİN Oya; “Sözleşme Serbestisinin Bir Sınırı Olarak Tüketici Hukuku ve Uygulaması”, makale

9. TUTUMLU Mehmet Akif; “Tüketici Mahkemeleri Görev ve Yetki Sınırları” Seçkin Yayınları, 1. Baskı, Ankara 2006
10.ULUKAPI Ömer; “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Çerçevesinde Uyuşmazlıkların Çözüm Yolları (Tüketici Mahkemeleri)”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 1996, C:5 Sayı 1-2, Prof. Dr. Şakir Berki’ ye Armağan,
(s. 77-101)

11.YILMAZ Ejder; “Hukuk Sözlüğü” 7. Baskı, Ankara 2002
12.ZEVKLİLER Aydın; “Açıklamalı Tüketici Korunması Hakkında Kanun” Seçkin Yayınları
15.Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine Başvuru sayısı., erişim tarihi 26.10.2013.